Confabulate türkçesi Confabulate nedir
Confabulate ingilizcede ne demek, Confabulate nerede nasıl kullanılır?
Confabulated : Başbaşa vermek. Sohbet etmek. Konuşmak.
Confabulates : Başbaşa vermek. Konuşmak. Sohbet etmek.
Confabulating : Başbaşa vermek. Sohbet etmek. Konuşmak.
Confabulation : Geyik muhabbeti. Öykü uydurma. Sohbet. Hoşbeş. Konfabülasyon. Geçmişteki bir boşluğun doldurulması. Boşluk doldurma.
Confabulations : Geyik muhabbeti. Boşluk doldurma. Hoşbeş. Geçmişteki bir boşluğun doldurulması. Öykü uydurma. Sohbet. Konfabülasyon.
İngilizce Confabulate Türkçe anlamı, Confabulate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Confabulate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Discuss : Tadını çıkarmak. Görüşmek. Ele almak. Söyleşmek. Müzakere etmek. Tartışmak. Münakaşa etmek. Tadına varmak.
Consult : Danışmanlık yapmak. Danışmanlık vermek. Düşünmek. Görüşmek. Danışmak. Başvurmak. Bakmak. Müracaat etmek. Dikkate almak. Görüş alışverişinde bulunmak.
Bespoken : Hitap etmek. Ayırtmak. Ismarlamak. Tutmak. Sipariş vermek. İstemek. Rica etmek. Bir şeye delalet etmek. Göstergesi olmak.
Manufacture : Yapmak. Yapma. Yapım. Uydurmak (bahane). Hammaddelerin veya aramalların (yarı mamul malların) bileşimi, niteliği, durumu veya biçiminin değiştirilerek işlenmiş mallara dönüştürülmesi. İmal. İmal etmek. İmalat. İlkel ve yardımcı özdekleri makine ve el emeği ile işlenmiş bir duruma getirme. Üretim.
Confabbed : Hoşbeş. Geyik muhabbeti. Sohbet.
Buzz : Alçaktan uçmak (uçak). Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ayrılmak. Perdeli çalgılarda sap veya köprü ayarı hatalarından veya perde demirlerinin fazla aşınmasından kaynaklanan, telin titreşimi sırasında üst perde demirlerine çarpması ile oluşan gürültü. Sinyal ile çağırmak. Vızlamak. Seslendirmede filmdeki taneciklerden ileri gelen gürültü. sinema/tv. okumada, yükselteçten ileri gelen gürültü. elektrik devresindeki yinelenimin seslendirme araçlarındaki gürültüsü. tv. televizyonda, elektriksel imin görüntüde çizgi olarak beliren etkisi. Vızıldamak. Telefon etmek. Uğultu.
Come out with : Söze dökmek. Ağızdan kaçırmak. Satışa çıkarmak. Halka duyurmak. İtiraf etmek. Dile getirmek (örneğin, “ o her zaman gerçeği dile getirmeği becerir”). Reklamını yapmak. Kabul etmek.
Chinning : Çenenin altına sıkıştırmak. Çene hizasına getirmek.
Invent : İhtira etmek. Bulgucuk. Yumurtlamak. Bir bulgudan elde edilen yeni bir bulgu. Düzmek. Çıkarmak. Atmak. Keşfetmek. Bulmak. İcat etmek.
Bespeaking : Sipariş vermek. Tutmak. Göstergesi olmak. Ayırtmak. Bir şeye delalet etmek. Rica etmek. Hitap etmek. İstemek. Ismarlamak.
Confabulate synonyms : hash out, commune, buzzes, chining, confabulated, communes, be on to, confabulates, chin, claver, fabricate, cook up, bespeaks, confer, chipper, chins, talk over, be on speaking terms, communing, chat, chatted, confabs, confab, chats, bespeak, collogue, communed, make up, cank, commune with, confabbing, confabulating.
Confabulate ingilizce tanımı, definition of Confabulate
Confabulate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To chat. To prattle. To talk familiarly together.

Bu kısımda Confabulate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Confabulate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Confabulate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Confabulate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.