Consumer surplus türkçesi Consumer surplus nedir
- Tüketici rantı.
- Tüketici fazlası.
- İktisat alanında kullanılır.
- Tüketici fazlalığı.
- Tüketicilerin bir malı satın almaya razı oldukları fiyatla gerçekte satın aldıkları fiyat arasındaki pozitif farkların toplamı, diğer bir deyişle geometrik olarak piyasa istem eğrisinin altında piyasa fiyatının üstünde kalan alan. krş. üretici rantı.
Consumer surplus ingilizcede ne demek, Consumer surplus nerede nasıl kullanılır?
Consumer : Tüketiciler. Mal ve hizmetleri doğrudan doğruya kullanarak gereksinimlerini karşılayan iktisadi karar birimi. Mal ve özdekleri, yiyeceği kullanan, tüketen kişi. Müstehlik. Belli bir gelire sahip olan kişilerin mal ve hizmet satın alırken hangi ilkelere göre hareket ettikleri. Müşteri. Biyoloji, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kullanıcı. Tüketici. Ototrof organizmaların ürettiği kaynakları tüketen heterotrof organizmalar.
Surplus : Fazla miktarda. Bolluk. Fazla. Gereğinden fazla. Fazla olan. İhtiyaç fazlası. Aşırı. Artakalan miktar. Bir ekonominin kendini yeniden üretebilmesi için gerekli olandan daha fazla üretim yapması.
Consumer acceptance : Tüketici tercihi.
Consumer buying : Doğrudan doğruya tüketicilerce yapılan alım. Tüketici alımı.
Consumer confidence index : Tüketici güven dizini. Tüketici güven endeksi. Tüketiciler açısından hesaplanan güven dizini.
Consumer control points : Gıdaların hazırlanması sırasında bakteriyel kontaminasyonun oluşabileceği noktalar. Tüketici kontrol noktaları.
İngilizce Consumer surplus Türkçe anlamı, Consumer surplus eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Consumer surplus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
Consumer surplus synonyms : consumers surplus, a pass through certificate, a shift in demand, a change in individual demand, ability to pay principle, a type mutual funds, abnormal budget, abnormal budget expenditures.

Bu kısımda Consumer surplus kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Consumer surplus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Consumer surplus anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Consumer surplus ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.