Contracture türkçesi Contracture nedir

  • Kasın devamlı kasılma halinde oluşu. kas veya tendo dokusunun anormal derecede kısalması. kası veya eklemi destekleyen dokulardaki fibröz bağ doku artışından veya kas ipliklerindeki bozukluklardan kaynaklanır.
  • Kasın devamlı kasılma halinde olması.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kas büzülmesi (patoloji).
  • Kontraktür.

Contracture ingilizcede ne demek, Contracture nerede nasıl kullanılır?

Congenital tendogen contracture : Doğuştan tendo kontraktürü. Doğuştan kimi tendoların kısa olması. sadece tendolarda veya tendoların ilişkili oldukları kaslarla birlikte görülebilir. kimi sığır ailelerinde kalıtsal olarak aşil tendosunda görülebileceği gibi, kimi inrauterin viral enfeksiyonlardan da kaynaklanabilir. güç doğumlara neden olur.

Tendogen contracture : Tendo kontraktürü. Kronik tendo yangısı nedeniyle tendonun kalıcı olarak kısalması. sıklıkla atların parmak tendolarında görülür.

Contractual : Mukaveleye merbut. Sözleşme. Sözleşmeyle ilgili. Sözleşmeden doğan. Yükleniciye ait. Sözleşmesel. Akdi sözleşmeden doğan. Sözleşmeye bağlanmış. Ahdi. Anlaşmalı.

Contractual account : Anlaşmalı sayışım. Tecim ve ödeme anlaşmalarının uygulanması sırasında tutulan alacak ve borç sayışımı.

Contractual capacity : Medeni hakları kullanma yeterliği. Hukuki muamele yapma ehliyeti. Medeni hakları kullanabilme.

 

Contract an engagement : Taahhüt etmek.

Contractual terms : Sözleşme koşulları.

Contract a disease : Bir rahatsızlığa yakalanmak. Bir hastalığa yakalanmak. Hastalığa yakalanmak.

Contract a debt : Borca girmek.

Contractual rights : Sözleşmeden doğan haklar sigorta sözleşmesine bağlı haklar. Sigorta sözleşmesine bağlı haklar. Akdi haklar. Sözleşmeye bağlı haklar. Sözleşmeden doğan haklar.

İngilizce Contracture Türkçe anlamı, Contracture eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contracture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abdomen : Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın. Abdomen. Batın. Karın (böcek gövdesinde).

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Contraction : Bir kelimede yanyana bulunan iki veya daha çok hecedeki seslerin yahut da yanyana bulunan iki kelimeden birincinin son sesi ile ikincinin önsesinin birleşip kaynaşması ve dolayısıyla hece sayısının azalması olayı: et. -ne erse ne > eat. nesene > tt. nesne; et. yiğirmi >tt. yirmi, eat. ol ara >tt. ora, eat. şol ara >tt. şura, eat. bu ara >tt. bura; bad-i heva>bedava, kahve altı>kahvaltı, çehar şenbe>çarşamba, yaz-a u-madım>yazamadım, ne için>niçin?, ne asıl>nasıl?, sütlü aş>sütlaç, ne edeyim?>nideyim? anad. ağzl.: geliyorum>geliyom, alıp beri gelmek>babermek «getirmek», ne şekil>neşbal «nasıl?» vb. Bir cismin madde yitirmeden küçülüp büzülmesi olayı. Kısalma. Kasılma. hacimce küçülme veya büzüşme. kasılma nedeniyle organ duvarlarının birbirine yaklaşması. Büzme. Kasılma. (hastalık) kapma. Ayrı hecelerdeki iki ünlünün bir tek ünlüde veya birden çok hecedeki seslerin tek hecede toplanması olayı. bu olay daha çok kelime birleşmelerinde görülür: gidemedim (< kēt-e umadum), sekiz on > seksen, dokuz on > doksan, cumartesi (< cuma ertesi), niçin (< ne için), neyse (< ne ise), her neyse (< her ne ise), nasıl (< ne asıl), neylersin (< ne eylersin), ayol (< ay oğul), güllaç (< güllü aş), sütlaç (< sütlü aş), yirmi (< yigirmi), doğurmak > dbormak, yapurgak > yaprak, geleceğim > gelcem vb. İlişki kurma. Daralma.

 

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Contracture synonyms : muscle contraction, muscular contraction, abattoir, a crochordon, abaxial, abdominal distention, a band, abdominal ovariectomy, abamectin.

Contracture ingilizce tanımı, definition of Contracture

Contracture kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A state of permanent rigidity or contraction of the muscles, generally of the flexor muscles.