Contractual türkçesi Contractual nedir

  • Sözleşmesel.
  • Mukaveleye merbut.
  • Sözleşme.
  • Anlaşmalı.
  • Akdi sözleşmeden doğan.
  • Sözleşmeden doğan.
  • Yükleniciye ait.
  • Sözleşmeye bağlanmış.
  • Ahdi.
  • Sözleşmeyle ilgili.
  • Sözleşmeli.

Contractual ingilizcede ne demek, Contractual nerede nasıl kullanılır?

Contractual account : Anlaşmalı sayışım. Tecim ve ödeme anlaşmalarının uygulanması sırasında tutulan alacak ve borç sayışımı.

Contractual capacity : Medeni hakları kullanma yeterliği. Hukuki muamele yapma ehliyeti. Medeni hakları kullanabilme.

Contractual compensation : Uzlaşmalı değiş. İki ülke arasındaki anlaşma kurallarına uygun bir düzende yapılan mal değişimi.

Contractual obligations : Bağıttan doğan borçlar. Sözleşme yükümlülükleri. Akitten doğan borçlar. Sözleşmeden doğan borçlar. İki yanın işgüçlerini açıklayarak yaptıkları sözleşme yargılarının uygulanması sırasında gerçekleşen borçlar. Sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükler.

Contractual rights : Akdi haklar. Sözleşmeden doğan haklar sigorta sözleşmesine bağlı haklar. Sözleşmeden doğan haklar. Sigorta sözleşmesine bağlı haklar. Sözleşmeye bağlı haklar.

Contractual tariff system : Devletler arasındaki anlaşmalara göre yapılan gümrük bildirmeliği. Antlaşmalı bildirmelik.

Contract a debt : Borca girmek.

 

Contractual terms : Sözleşme koşulları.

Contract an engagement : Taahhüt etmek.

Contracture : Kasın devamlı kasılma halinde olması. Kontraktür. Kasın devamlı kasılma halinde oluşu. kas veya tendo dokusunun anormal derecede kısalması. kası veya eklemi destekleyen dokulardaki fibröz bağ doku artışından veya kas ipliklerindeki bozukluklardan kaynaklanır. Kas büzülmesi (patoloji).

İngilizce Contractual Türkçe anlamı, Contractual eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contractual ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indented : Girintili (yazılmış). Senetli. Dişli. Girintili çıkıntılı. İçerlek. Dişlenmiş. Girintili. Girintili yazılmış.

Deed : Başarı. Tapu senedi. Eylem. Tapu. Belgit. Edim. Cesaretli davranış. Belge. Hüccet.

On contract : Mukaveleli. Mukavele ile.

Arrangement : Düzenlenmiş şey. Sıralama. Aranjman. Ayarlama. Tanzim. Müzik düzenlemesi. Düzenleyiş. Aranjman (çiçek için). Bir müzik parçasını yeni bir düzen içinde yeniden kurma, işleme.

Compact : Küçük. Küçük otomobil. Pudriyer. Öz. Kompakt. Kısa ve etkili (anlatım). Yoğunlaştırmak. Anlaşma yapmak. Sıkı. Sözleşme yapmak.

Compacts : Yoğunlaştırmak. Sözleşmek. Pudra kutusu. Pudriyer. Sıkıştırmak. Pudralık. Sıkılaştırmak. Anlaşma. Pekiştirmek.

Engagement : Nişan. Yükümlülük. Taahhüt. Çatma. Çarpışma. Birbirine geçme. Görev. Mülakat.

Contracted : Sınırlı. Kontratlı. Kısalmış. Az. Kasılmış. Büzük. Büzülmüş. Kısaltılmış. Büzülen.

Concordat : Xı. yüzyıldan sonra, papalık ile katolik devletler arasındaki karşılıklı ilişkileri düzenleyen anlaşma. Pakt. Konkordato sözleşmesi. Anlaşma. Muahede. Antlaşma. Konkordato. Kilise ile devlet arasındaki anlaşma.

Contractual synonyms : covenanted, agreement, articles, conventionary, covenants, deeding, contract, covenant, concordats, contracting, based on a contract, agreements, articled.