Contradance türkçesi Contradance nedir

  • Amerikan folk dansı.

Contradance ingilizcede ne demek, Contradance nerede nasıl kullanılır?

Contradict : Aksini iddia etmek. Tezat teşkil etmek. Tekzip etmek. Aykırı düşmek. Ters düşmek. Birbirini tutmamak. İnkar etmek. Çelişmek. Yalanlamak. Yadsımak.

Contradict oneself : Kendiyle çelişmek. Kendisiyle çelişmek.

Contradictable : Yalanlanabilir. Tartışılabilir. İnkar edilebilir. Tersi ispatlanabilir.

Contradicted : Ters düşmek. Aksini iddia etmek. Çelişmek. Yalanlamak.

Contradicter : Yalanlayan kimse. Aksini iddia eden kimse. Muhalefet eden kimse.

Contradicting : Ters düşmek. Yalanlamak. Çelişen. Aksini iddia etmek. Çelişme. Çelişmek.

Contradictions : İnkar. İtiraz. Aykırılık. Yalanlama. Tezat. Çelişki.

Contradiction principle : Çelişki ilkesi.

Contradictiously : Tutarsızca. Çelişkili biçimde.

Contradiction in terms : Sözlerin birbirleriyle çelişmesi. Çelişkili ifade. Sözel çelişki. Çelişkili veya tutarsız ifade. Kavram kargaşası.

İngilizce Contradance Türkçe anlamı, Contradance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contradance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Folk dance : Halkın malı olan ya da halkın benimsediği oyun türü. bk. oyun. Halktan ve halk geleneklerinden kaynaklanan dans. Halk oyunu. Halk dansı.

 

Square dance : Dansçıların çiftler halinde dans ettiği ve bir çağırıcının adımları çağırdığı country dansı. Dörder çiftten oluşan grupların yaptığı bir dans. Dört çiftten oluşan grupların oluşturduğu bir amerikan yerel dansı.

Square dancing : Dansçıların çiftler halinde dans ettiği ve bir çağırıcının adımları çağırdığı country dansı. Dört çiftten oluşan grupların oluşturduğu bir amerikan yerel dansı.

Dance : Dans. Dans etmek. Danslı toplantı. Dans müziği. Oynamak. Dans ettirmek. Müzik tartımına ve hızına uyularak yapılan, güzelduyusal değer taşıyan düzenli ve uyumlu gövde devinimleri. Balo. Kökeninde ve gelişiminde, tarihsel, toplumsal, ekonomik vb. etkenlerden bazılarını taşıyan, kadın erkek bir arada ya da ayrı ayrı, tek tek ya da topluca, genellikle müzik eşliğinde yapılan uyumlu vücut devinimlerinden oluşan evrensel halk kültürü ürünü. bk. halk kültürü, evlenme oyunu, ölüm oyunu, erlik oyunu, erginlik oyunu. Oynatmak.

Longways : Uzunluğuna. Uzunlamasına.

Swing : Salıntı. Etkileyerek kandırmak. Asılarak idam edilmek. Yumruk savurmak. Döndürmek. Bir durumdan başka bir duruma geçivermek. Salıncak. Fırlatmak. Savurmak. Sallamak.

Landler : Kara. İnmek. Toprak. Yavaş oynanan avusturya halk dansı. Arazi. Karaya çıkmak. Arsa. Çakmak. Karaya ayak basmak. Kıyıya çıkmak.

Country dancing : Yerel dans.

Folk dancing : Halk dansları. Bir ülkenin genel halkı tarafından nesilden nesile aktarılan ve onlardan gelen dans etme. Halk dansı. Halk dansı yapma. Folklor.

Contradance synonyms : contra danse, trip the light fantastic toe, longways dance, trip the light fantastic, do si do, contredanse, sashay, country dance, promenade.

Contradance ingilizce tanımı, definition of Contradance

Contradance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A dance in which the partners are arranged face to face, or in opposite lines.