Contrite türkçesi Contrite nedir

Contrite ile ilgili cümleler

English: Ali looks contrite.
Turkish: Ali pişman görünüyor.

Contrite ingilizcede ne demek, Contrite nerede nasıl kullanılır?

Contritely : Pişmanlıkla. Pişmanlıktan kaynaklanarak.

Contriteness : Pişmanlık. Tövbekarlık. Tövbe. Vicdan azabı. Üzüntü.

Contrition : Samimi pişmanlık. Pişmanlık. Tövbe. Nedamet.

Contribute : Yazı vermek. Vermek (bağış olarak). Vermek. Payı olmak. Neden olmak. Yardım etmek. Yazmak. Katkı yapmak. Katkıda bulunmak. Yazı hazırlamak.

Contribute to : Katkıda bulunmak. Bir amaç için yardım etmek. Gerçekleştirerek katılmak. Bağış yapmak. Sebep olmak.

Contributions : Destek. Yardım. Katkı. Makale. Yazı. İştirak. Bağış.

Contributing : Yardımcı. Yararlı. Neden olan. Katkıda bulunan. Destekleyen. Yardım eden. Katılma.

Contribution margin : Marjinal gelir. Katkı payı. Azami gelir.

Contributive : Veren. Sunan (yardım, bağış, bilgi, fikir, vs.). Yardımcı. Yardım eden.

Contributed surplus : Bırakılmış kar. Ortaklarca işletmede bırakılan karlar. İşletmede bırakılan karlar. Paydaşlar tarafından ortaklığa bırakılan kar.

İngilizce Contrite Türkçe anlamı, Contrite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contrite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Repentant : Pişmanlık duyan. Tövbeli. İtirafçı.

Compunctious : Vicdan azabı duyan. Vicdan azabına neden olan.

Penitent : Pişman olan kimse. Papazın verdiği cezayı çeken kimse. Tövbeli. Bir günahın bağışlanması amacıyla papazın önerdiği kefareti yerine getiren kişi.

Repenting : Tövbe etmek. Pişman olmak. Nedamet getirmek. Pişmanlık duymak. Sürüngen. Sürünen. Yerde yatan. Yerinmek.

Sorriest : Esef etmek. Acı. Hüzünlü. Eseflenmek. Gamlı. Acınacak halde. Üzüntülü. Zavallı. Üzgün.

Sorrier : Esef etmek. Hüzünlü. Zavallı. Eseflenmek. Acınacak halde. Müteessir. Kepaze. Gamlı. Sudan. Saçma.

Ruthful : Üzüntülü. Kederli.

Penitents : Papazın verdiği cezayı çeken kimse. Kefaret ödeyen kimse. Bir günahın bağışlanması amacıyla papazın önerdiği kefareti yerine getiren kişi. Tövbeli. Pişman olan kimse.

Sorry : Müteessir. Zavallı. Kepaze. Maalesef. Gamlı. Hüzünlü. Üzgünüm. Acınacak. Acınacak halde. Üzgün.

Rueful : Pişmanlık belirten. Hüzünlü. Üzüntülü. Kederli. Acınacak. Hazin. Acıklı. Dertli. Uzüntülü.

Contrite synonyms : repent, regretful, repented, remorseful, repentant sinner.

Contrite zıt anlamlı kelimeler, Contrite kelime anlamı

Impenitent : Tövbe etmeyen. İflah olmaz. Pişman olmayan. Pişmanlık duymayan.

Unrepentant : Pişman olmayan. Tövbe etmez. Tövbe etmeyen.

Contrite ingilizce tanımı, definition of Contrite

Contrite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Thoroughly bruised or broken. A contrite person. In a contrite manner.