Pişman nedir, Pişman ne demek
Pişman; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni farsça dilinden gelmektedir.
Pişman hakkında bilgiler
Pişmanlık bir insanın geçmişteki davranışlarından hoşnut olmama duygusudur. İnsanın belirli bir eylemi yerine getirdikten sonra üzüntü, utanç, mahcubiyet veya suçluluk karışımı bir duygu hissetmesi; "Keşke öyle yapmasaydım! diye düşünmesidir". Pişmanlık bir eylemi yerine getirmekten dolayı ortaya çıktığı gibi, eylemsizlikten dolayı da ortaya çıkabilir. "Keşke bir şey yapsaydım!" şeklindeki bir düşünce de pişmanlık olarak değerlendirilir.
Pişmanlık suçluluk duygusu içerebilir ama genel anlamda suçluluktan farklıdır. Pişmanlık rahatsız edici bir duygu olmakla birlikte etkisi suçluluk duygusuna göre daha zayıf ve daha geçicidir. Vicdan azabı pişmanlığın en güçlü şeklidir ve çok daha derin bir suçluluk bileşenine sahiptir. Utanç ve mahcubiyet duygularının pişmanlıktan farkı taşıdıkları toplumsal ve kültürel unsurlardır. Örneğin toplumun onaylamadığı bir eylemi işleyen bir insan toplumun baskısı yüzünden utanç hissedebilir ama işlediği eylemden kişisel bir çıkar sağlamışsa pişmanlık duymayabilir.
Pişman ile ilgili Cümleler
- Bir gün bundan pişman olacaksın.
- Pişman olacağımız bir şey yapmayalım.
- Pişman olacağı şeyler söyledi.
- Pişman olacağın işler yapıyorsun.
- Pişman olacağımız şeyleri yapmayalım.
- Pişman olacağın bir şeyi yapma.
- Daha sonra pişman olacağın bir şeyi yapma.
- Pişman olacağın bir şey yapma.
- Ali yaptıklarından pişman değil.
- Pişman değilim yaşadıklarımdan, öfkem belki de yaşayamadıklarımdan.
- Ona son derece pişmanım.
- En büyük pişmanlığınız nedir?
- Ali kararından pişmanlık duymadığını söyledi.
- Ben onu öptüğüme pişmanım.
Pişman anlamı, kısaca tanımı:
Davranış : Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
Pişman etmek : Pişman olmasını sağlamak.
Pişman olmak : Yaptığı bir işin yanlış veya uygunsuz sonuç verdiğini anlayarak üzülmek.
Pişmaniye : Telleri ince ince ayrılabilen bir helva türü.
Pişmaniyeci : Pişmaniye yapan veya satan kimse.
Pişmaniyecilik : Pişmaniyecinin işi.
Pişmanlık : Pişman olma durumu, nedamet.
Pişmanlık duymak : Pişman olmak.
Anasından doğduğuna bin pişman : Canından bezmiş. çok tembel, üşengeç.
Anasından doğduğuna pişman etmek : Çok eziyet etmek, çok üzmek, bezdirmek.
Anasından doğduğuna pişman olmak : Çok eziyet görmek, çok üzülmek, bezdirilmek.
Bin pişman olmak : Çok pişman olmak.
Doğduğuna bin pişman : Anasından doğduğuna bin pişman.
Doğduğuna pişman etmek : Anasından doğduğuna pişman etmek.
Doğduğuna pişman olmak : Anasından doğduğuna pişman olmak.
Son pişmanlık fayda vermez : "iş işten geçtikten sonra pişman olmanın yararı yoktur" anlamında kullanılan bir söz.
Olumsuz : Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi. Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan. Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi. Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif. Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan.
Nadim : Yaptığı bir davranıştan pişmanlık duyan, pişman.
İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).
Geçmiş : Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Çürümeye yüz tutmuş. Geçme işini yapmış. Zaman bakımından geride kalmış, esbak. Arkada kalan hayat. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi.
Hoşnut : Bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan, yakınması olmayan.
Duygu : Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Duyularla algılama, his. Önsezi. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim.
Eylem : Fiil. Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon. Bir durumu değiştirme veya daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası.
Pişmanlık akçesi : Sözleşmeden cayılması durumunda cayan tarafın öteki tarafa tazminat olarak bıraktığı güvenmelik.
Pişmanlık bildirimi : İlgili vergi örgütüne vermiş olduğu yıllık bildiriminde vergi kaybını gerektiren bir yanlışlık yapılmış olduğunu gören ve anlayan kişinin tamamlayıcı bir bildirimle bu durumu vergi örgütüne duyurması.
Pişmanlık duymak : pişman olmak. İlgili cümle: "Buraya kalkıp geldiğinden dolayı pişmanlık duyuyordu." E. E. Talu. Gerçekte, hükûmet görevine girmiş olduğuma pek çok pişmanlık getirdim. -S. Birsel.
Pişmanlık navlunu : Taşıtanın yolculuk başlamadan önce navlun sözleşmesinden cayması durumunda ödemek zorunda olduğu para.
Diğer dillerde Pişman anlamı nedir?
İngilizce'de Pişman ne demek? : adj. regretful, sorry, penitent, repentant, contrite, remorseful, rueful
Fransızca'da Pişman : contrit/e
Almanca'da Pişman : adj. reuevoll, reuig, zerknirscht
Rusça'da Pişman : adj. кающийся, раскаивающийся, сожалеющий


Bu kısımda Pişman nedir? Pişman ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Pişman tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Pişman hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.