Repentant türkçesi Repentant nedir
Repentant ile ilgili cümleler
English: Ali was unrepentant.
Turkish: Ali tövbe etmezdi.
English: Ali is unrepentant.
Turkish: Ali tövbe etmez.
Repentant ingilizcede ne demek, Repentant nerede nasıl kullanılır?
Repentant sinner : Tövbeli. Tövbekar.
Repentantly : İtirafçı bir halde. Pişman bir şekilde.
Unrepentant : Tövbe etmez. Tövbe etmeyen. Pişman olmayan.
Unrepentantly : Pişman olmayarak.
Repentance : Tövbe. Pişmanlık.
Repentance law : Af yasası. Pişmanlık yasası.
Repented : Nedamet getirmek. Pişman olmak. Tövbe etmek. Yerinmek. Sürüngen. Yerde yatan. Nadim. Pişmanlık duymak. Sürünen.
Repents : Pişman olmak. Tövbe etmek. Pişmanlık duymak.
Unrepenting : Vicdan azabı çekmeyen. Pişman olmayan. Suçluluk duymayan. Tövbekar olmayan.
Repent : Nadim. Sürünen. Pişmanlık duymak. Nedamet getirmek. Tövbe etmek. Sürüngen. Pişman olmak. Yerinmek. Yerde yatan.
İngilizce Repentant Türkçe anlamı, Repentant eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Repentant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Penitentiary : Suçluları ıslah etme ile ilgili. Hapishane. Cezaevi. Pişmanlığa ait. Kilise mahkemesi başkanı rahip. Islahevi.
Informant : Haber veren. Denek. Haber kaynağı. Bir soruşturu ya da görüşmede soru sorulan ya da soru -yanıt ilişkisi içinde kendisinden bilgi alınan kişi. bk. yanıtlayıcı. Bilgi veren kimse. Haber veya bilgi veren kimse. İspiyoncu. Muhbir. İletmen.
Approver : Ortağını ele veren tanık. Suçunu itiraf eden. Onaycı. Onaylayan.
Confessor : Günah çıkartan papaz. Tehlike karşısında dinini inkar eden kimse. Günah çıkaran papaz.
Sorry : Üzgünüm. Gamlı. Gussalı. Zavallı. Üzgün. Maalesef. Sudan. Efendim?. Affedersiniz. Acı.
Penitents : Papazın verdiği cezayı çeken kimse. Pişman olan kimse. Kefaret ödeyen kimse. Bir günahın bağışlanması amacıyla papazın önerdiği kefareti yerine getiren kişi.
Repented : Yerinmek. Pişman olmak. Tövbe etmek. Pişmanlık duymak. Nedamet getirmek. Sürünen. Sürüngen. Yerde yatan.
Approvers : Onaylayanlar. Ortağını ele veren tanık.
Sorrier : Saçma. Acı. Hüzünlü. Zavallı. Acınacak halde. Sudan. Eseflenmek. Müteessir. Üzgün.
Repentant synonyms : repentant sinner, professor, sorriest, rueful, regretful, repenting, compunctious, penitential, ashamed, ruthful, contrite, confitent, confessors, bad, professors, repent, remorseful, informants, penitent.
Repentant zıt anlamlı kelimeler, Repentant kelime anlamı
Unregretful : Üzülmeyen. Üzgün olmayan. Pişman olmayan.
Unashamed : Açık. Utanmayan. Ortada olan. Utanmaz. Yüzsüz.
Impenitent : Pişman olmayan. Tövbe etmeyen. İflah olmaz. Pişmanlık duymayan.
Repentant antonyms : unrepentant.
Repentant ingilizce tanımı, definition of Repentant
Repentant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A penitent. Sorry for sin. Penitent. One who repents, especially one who repents of sin.

Bu kısımda Repentant kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Repentant ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Repentant anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Repentant ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.