Sorry türkçesi Sorry nedir

  • Zavallı.
  • Üzgün.
  • Sudan.
  • Pişman.
  • Gamlı.
  • Eseflenmek.
  • Esef etmek.
  • Üzgünüm.
  • Hüzünlü.
  • Efendim?.
  • Saçma.
  • Acı.
  • Acınacak halde.
  • Maalesef.
  • Gussalı.
  • Acınacak.
  • Üzüntülü.
  • Kepaze.
  • Affedersiniz.
  • Müteessir.

Sorry ile ilgili cümleler

English: Ali felt sorry for Mary.
Turkish: Ali Mary için üzgün hissetti.

English: Ali and Mary are sorry they cannot attend.
Turkish: Ali ve Mary katılamadıkları için üzgünler.

English: Ali feels sorry for Mary.
Turkish: Ali Mary için üzgün hissediyor.

English: Ali is sorry he cannot attend.
Turkish: Ali katılamadığı için üzgün.

English: Ali began to feel sorry for Mary.
Turkish: Ali Mary için üzülmeye başladı.

Sorry ingilizcede ne demek, Sorry nerede nasıl kullanılır?

Sorry excuse : İnandırıcı olmayan mazeret. Saçma özür. Sudan bahane.

Sorry pickle : Zor durum.

Be in a sorry pickle : Perişan halde olmak. Zor durumda olmak.

Be sorry for : Acınmak. Üzgün olmak. Üzülmek. Yerinmek. Üzgün olmak (için). Acımak. Pişman olmak. -e acımak.

Feel sorry for : Üzülmek. İçin üzülmek. -e acımak. Acımak.

Felt sorry for himself : Kendine acıyan.

Feel sorry for oneself : Derdine yanmak.

Be sorry : Pişman olmak. Esef duymak. Esef etmek. Üzüldü. Üzgündü. Özür dilemek. Eseflenmek. Üzgün olmak. Üzgün hissetti. Pişman oldu.

 

Felt sorry for : Üzülmek. -e acımak. Acımak. - için üzgün olan. -'a karşı merhamet hissi duyan. Acıyan.

Better safe than sorry : Üzülmektense tedbirli olmak iyidir. Önlem almak üzülmekten daha iyidir. Üzgün olmaktansa tedbirli olmak daha iyidir. Korkulu rüya görmektense uyanık yatmak iyidir. Pişman olacağıma sağlamcı davranayım. Dikkatli olmak daha sonrasında pişman olmaktan daha iyidir.

İngilizce Sorry Türkçe anlamı, Sorry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sorry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

I am afraid : Korkarım.

Grieved : Kahrolmuş. Müteessif. Dert vermek. Üzmek. Acılı. Kahırlı. Kederlendirmek. Kederli. Mahzun. Üzülmek.

Pitiful : Acınası. Değersiz. Merhametli. Acınacak halde olan. Acıklı. Acınacak ve horlanacak kadar gülünç.

Affected by : Tutkun.

Bad : Küfürlü. Perişanlık. Terbiyesiz. Bozuk. Yıkım. Kokuşmuş. Sert. Kem. Rahatsız.

Agony : Aşırı ıstırap. İleri derecede acı, ağrı, keder, bitkinlik verici ızdırap, ölüm durumunda veya ölüm öncesi dönemde olma, agoni. Istırap. Kıvranma. Acı çekme. Can çekişme. şiddetli ağrı, eziyet, acı, ızdırap veya etkilenme. Can çekişme. Agoni. Izdırap.

Shameless : Hayasız. Terbiyesiz. Utançtan yoksun. Yalaka. Arsız. Arlanmaz. Yırtık. Utanmaz. Edepsiz.

The sudan : Sudan cumhuriyeti.

Heartbroken : Kalbi kırık. Dertli. Acılı. Kederli. Çok üzgün.

Sorry synonyms : sorer, sorest, sorriest, hard pressed, deplorability, ruing, sad, mopish, downcast, acerb, repentant, doleful, ached, beg your pardon, scandal, down in the dumps, rued, bathetic, darkest, baloney, be sorry, agonies, baboonish, vilest, pathetically, remorseful, regretted, ache, anguishes, scandaling, sorrier, viler, dejected.

 

Sorry zıt anlamlı kelimeler, Sorry kelime anlamı

Unregretful : Pişman olmayan. Üzülmeyen. Üzgün olmayan.

Impenitent : Tövbe etmeyen. İflah olmaz. Pişmanlık duymayan. Pişman olmayan.

Unrepentant : Pişman olmayan. Tövbe etmeyen. Tövbe etmez.

Sorry antonyms : good.

Sorry ingilizce tanımı, definition of Sorry

Sorry kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pained for some evil. Grieved for the loss of some good. Now generally used to express light grief or affliction, but formerly often used to express deeper feeling. Feeling regret.