Coral snake türkçesi Coral snake nedir
- Mercan yılanı.
- Mercanyılanı.
- Pullu sürüngenler (squamata) takımının, çamur yılanıgiller (ılysiidae) familyasından, java, borneo ve sumatra'da yaşayan zehirsiz bir tür.
- Kızıl yılan.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Coral snake ingilizcede ne demek, Coral snake nerede nasıl kullanılır?
Coral : Koral. Çeşitli deniz canlılarının kabukları. Mercan (renk). Döllenmiş ıstakoz yumurtası. İzmaritgillerden eti beğenilen balık. Mercan.
Snake : Yılan gibi kıvrılmak. Yılan gibi gitmek. Sinsi ve hain kimse. Yılan. Kıvrıla kıvrıla gitmek. Avrupa para yılanı. Kurnaz. Hain. Totem, tapıncak, koruyucu yaratık olarak ilkellerin dinsel yaşamında gizemsel ve büyüsel bir nitelik taşıyan; dünyanın ve insanın yaratılışıyla ilgili efsanelerde önemli bir öğe olarak kullanılan sürüngen hayvan. Yılan gibi sessizce ilerlemek.
Coral snakes : Mercan yılanı. Mercanyılanı. Sürüngenler (reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (squamata) takımının, yılanlar (ophidia) alt takımının, boalar (boaeformia) bölümünden, başları ve kuyrukları çok kısa, pulları düz, güney amerika'da yaşayan zehirsiz yılanları içine alan bir familya. Sürüngenler (reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (squamata) takımının, yılanlar (ophidia) alt takımının, su yılanları (colubriformia) bölümünün, önde oyuklular (proteroglypha) grubundan, sıcak bölgelerde yaşayan ve zehirli türleri olan bir familya. Çamur yılanıgiller. Kobragiller.
African coral snake : Afrika mercan yılanı.
Asian coral snake : Asya mercan yılanı.
Australian coral snake : Avustralya mercan yılanı.
İngilizce Coral snake Türkçe anlamı, Coral snake eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Coral snake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Damarlı dişliler.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.
Coral snake synonyms : abacus bodies, abo blood groups system, a cell, coral snakes, aardwolf, aardvark, acacia.

Bu kısımda Coral snake kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Coral snake ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Coral snake anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Coral snake ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.