Cords türkçesi Cords nedir

  • Damarlar (cam).
  • Fitilli kadife pantolon.

Cords ile ilgili cümleler

English: Do you think you could lend me some of your records?
Turkish: Plaklarından bazılarını bana ödünç verebileceğini düşünüyor musun?

English: He has quite a few records.
Turkish: Onun epeyce rekoru var.

English: A new study suggests that hospital records for patients older than 65 are often incorrect, which may lead to serious treatment errors.
Turkish: Yeni bir çalışma 65'ten daha büyük hastaların hastane kayıtlarının çoğunlukla yanlış olduğunu ortaya atmaktadır, bu durum ciddi tedavi hatalarına yol açabilir.

English: Ali is apparently guilty of falsifying records.
Turkish: Ali kayıtları tahrif ettiği için görünüşte suçlu.

English: Food prices are at their highest level since the United Nations Food and Agriculture Organization began keeping records in 1990.
Turkish: Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Kurumu 1990'da kayıt tutmaya başladığından beri, yiyecek fiyatları en yüksek seviyesindedir.

Cords ingilizcede ne demek, Cords nerede nasıl kullanılır?

Vocal cords : Titreşimleri sesi oluşturan, gırtlak mukozasındaki iki adet kıvrım. Ses telleri. Ses şeritleri. Ses kirişleri.

Access records : Access kayıtları.

Accords : Uyum sağlamak. Bağdaşmak. Vermek. Uymak.

 

All records : Tüm kayıtlar.

Booking records : Muhasebe kayıtları.

Filter records : Kayıtları süz.

Cascade delete related records : İlgili kayıtları ardarda sil.

Discords : İhtilaf. İkilik. Gürültü. Uyumsuzluk. Anlaşmazlık. Fikir ayrılığı. Akortsuzluk. Ahenksizlik. Uyuşma. Falso.

Keep records : Defter tutmak.

Foreign language records : Yabancı dil kayıtları (kaset).

İngilizce Cords Türkçe anlamı, Cords eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cords ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Streaks : Şimşek. Meç (saç). Şans. Düzensiz çizgi. Şeritler. Işın. Kısa süre. Damar (ağaç vb.).

Pant : Solumak. Hasret kalmak. Kısa ve çabuk soluk. Özlemek. Hızla atmak. Sık sık nefes almak. Nefes nefese kalmak. Şiddetle çarpmak (kalp). Soluma. Hızlı hızlı solumak.

Trouser : Pantolona ait. Pantalon bacağı. Pantolon. Cebine indirmek.

Corduroys : Fitilli pantolon.