Işın nedir, Işın ne demek

Işın; fizik, Matematik, Fiziksel, Fizik, Kimya, Astronomi, Matematik, Sinema, İsim alanlarında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti, şua
  • Işın etkin özdeklerin saçtıkları alfa, beta, gama ışınlarından her biri.
  • Bir noktadan çıkıp sonsuza giden yarım doğrulardan her biri.

Fiziksel anlamı:

Belli bir doğrultuda giden tanecikler ya da erke demeti.

Fiziksel anlamı:

Isı ya da ışık erkesinin yayılma doğrultusunu gösteren çizgi.

Bir çemberin ya da bir yuvarın özeğinden dışa doğru uzanan çizgilerden her biri.

Astronomi'deki terim anlamı:

[Bakınız: ışık ışını].

Kimya'da terim anlamı:

Belli bir doğrultuda,giden parçacıklar ya da erke demeti.

Matematik'te terim anlamı:

Bir doğru üzerindeki bir P noktası ile söz konusu doğru üzerinde P nin bir yanında kalan tüm noktaların oluşturduğu küme. Anlamdaş. yandoğru.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Herhangi bir ışınım kaynağından çıkarak herhangi bir yöne giden bir ışınımın izlediği doğru.

Bu ışınımın kendisi.

Işın isminin anlamı, Işın ne demek:

Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne dağılıp giden ışık demeti. Işın ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

 

Işın ile ilgili Cümleler

  • Dünyadaki paralel ışık kaynaklarının yaydığı ışınlar neden sonsuza kadar gitmeyip belli bir uzaklıkta kaybolmakta?
  • Işık ışınları bulutların arasında parlıyordu.
  • Ultraviyole ışınlarının ani artışı araştırmacıları ozon deliklerinin varlığına inandırdı.
  • Geçtiğimiz 30 yıl içinde gök bilimcileri radyo dalgaları, gama ışınları ve arasında kalan tüm enerjilerle evreni inceleme yeteneğini geliştirdiler. Bu yetenek evrenimizdeki şaşırtıcı olayları keşfetmemize imkan verdi.
  • Ultraviyole ışınları cilt kanserine neden olabilir.
  • Kelebekler mor ötesi ışın kullanarak iletişim kurabilirler.
  • X ışınları kemiklerdeki kırıkları bulmak için kullanılır.
  • Gama ışını patlamalarının olası nedenleri hakkında birkaç güncel teori vardır.
  • Ali başka bir gezegene ışınlandı.
  • Ultraviyole ışınları bizim için zararlı.

Işın kısaca anlamı, tanımı

Ak ışınım : Mondan kırmızıya değin tüm görünür renklerden sürekli izge veren ışınım

Alfa ışınımı : Alfa parçacıklarının oluşturduğu ışınım.

Alt üşek ışınları borusu : Titreşimgözler, televizyon gibi aygıtlarla görüntü oluşturmakta kullanılan, içinde eksicik ışınlarının üretildiği, havası boşaltılmış, en az üç üşekten oluşan geniş tabanlı cam boru.

 

Artı ışın çözümlemesi : [Bakınız: kütle izgeçizeri].

Artı ışınlar : Artı yük taşıyan parçacıklardan oluşmuş demet.

Artık ışınım : Ak ışık haline giren bir katı özdeğin ışınım çıktısını buzsul yüzeylerde art arda yansımalara uğrattıktan sonra kalan tek-renk kızılaltı ışınım. Yararlı ışınım demetinin görevini tamamladıktan sonra geriye kalan yararsız kısmı.

Ayrışık ışınım : Aynı türden olup, farklı kinetik enerji taşıyan taneciklerin oluşturduğu ışınım.

Becquerel ışınları : Radyoaktif maddeler tarafından yayınlanan, fotoğraf plağını etkileyen α, ß ve γ ışınları gibi ışınlar.

Belirtken x ışınları : Bir karşı üşek özdeğin öğecik eksiciklerinin kabukları arasındaki çeşitli geçişlerinden kaynaklanan belirtiken dalga boydaki X-ışınları. Bir öğenin saçtığı belirtken nitelikler taşıyan ikincil X-ışınları.

Birincil evren ışınları : Yerin uçunyuvarına girmeyen evren ışınları.

Boşluk içi ışın tedavisi : Işınım kaynağının doğrudan bir vücut boşluğuna gönderilmesiyle elde edilen tedavi biçimi.

Cerenkov ışınımı : Yüklü bir parçacığın, bir ortamı, o ortamdaki ışık hızından daha hızlı olarak geçişi sırasında oluşan ışınım. Örneğin, 0,3 MeV'luk bir elektronun 240 000 km/ s'lik bir hızla, su içinden geçişi sırasında, sudaki ışık hızı 225 000 km/ s'dir.

Çekirdek ışınları : Maddede iyonlaşmaya sebebiyet veren ve çekirdekten kaynaklanan parçacık ve elektromanyetik radyasyonlar. Nükleer radyasyon.

Çoktürel ışınım : Değişik sıklıkta ışınımlardan oluşan demet.

Dallanmış ışın : Uca doğru iki veya fazla dallanma gösteren yumuşak ve segmentli ışın.

Dan ışınnığı : Sabah aydınlığı.

Dar açılı ışın : Açısı 91-179° olan ışın demeti. Geniş (açılı) ışının karşıtı. Dar bir oylum açısı içine toplanmış ışın. 45 -90 kadar olan açılarla sahneye verilen ışın.

Delta ışınlan : Alfa ışınlarına tutulmuş yüzeylerden salınan yavaş eksiciklerden oluşan ışınlar.

Doğal ışınım : Yeryüzü doğal kaynaklarının belli bir noktasında var olan ışınım.

Döner ışınla tedavi : Hastayı döndürerek ya da ışınım kaynağını hasta etrafında döndürmek suretiyle uygulanan tedavi yöntemi.

Eksicik ışınları : Bir boşalma borusunda alt-üşekten salımlanan eksiciklerin oluşturduğu ışınlar. Salımlanma, alt-üşeğin kızdırılması ya da parçacıklarla dövülmesinden kaynaklanır.

Eksiuç ışınları : Havası boşaltılmış bir ışıtaçta elektrik boşalması olduğu vakit, eksiuçtan yayılan elektron akısı.

Elektromagnetik ışın gücü : İkisi farklı olmasına rağmen çoğunlukla şiddet ile eş anlamlı olarak kullanılan, saniyede belirli bir alana ulaşan enerji.

Elektromagnetik ışının absorpsiyonu : Işının, atom ve moleküllerin uyarılmış hallerine geçmesine sebep olduğu işlem; absorplanmış enerji, uyarılmış türler, temel hallerine dönerken ısı halinde kaybolur.

Elektromagnetik ışının dalga özellikleri : Dalga özellikleri cinsinden tanımlanan ışının özellikleri.

Elektromagnetik ışının tanecik özelliği : Işının küçük tanecikler veya enerji kuantları olarak davranması özellikleri.

Elektron ışınlaması : Gıda yüzeylerinin pastörizasyonu amacıyla, birbirine paralel elektromanyetik radyasyonların kullanılması.

Eşlenik ışınlar : Eşlenik noktaların birinden geçen bir ışının ötekinden geçen uzantısı.

Evren ışını : Evrenden gelip yer havayuvalarına giren yüksek erkeli parçacık ışınımına ilişkin ışın.

Evren ışınları : [Bakınız: kozmik ışınlar]. Uzaydan yeryüzüne gelen çok yüksek erkeli temel tanecikler. Güneşten ve uzayın derinliklerinden geldiği sanılan, genellikle büyük erkeli yüklü parçacıklar.

Frenleme ışınımı : Yüklü parçacıkların çekirdek elektrik alanından geçişleri sırasında yavaşlamaları ya da hızlanmaları sonucu oluşan elektromagnetik ışınım.

Gama ışın spektroskopisi : Radyoaktif çekirdekten yayılan gama ışınlarının kullanıldığı bir analitik teknik. Gama ışınlarının spektrumu ve bağıl şiddeti, ışınları yayan radyo çekirdeği tanımladığında elementlerin kantitatif tayininde ve radyoaktif bozunma hızlarının belirlenmesinde kullanılır.

Gama ışınımı : Nükleer dönüşüm ya da parçacık yokedimi sürecinde yayınlanan fotonlardan oluşan ışınım.

Gamma ışını : Radyoterapide kullanılan elektromanyetik ışın.

Geniş açılı ışın : Açısı 45-90° olan ışın demeti. Gölgeleri yokeden, geniş bir oyluma yayılan ışın. 91 - 179 kadar olan açılarla verilen ışık.

Geritepki ışınımı : Çekirdeksel bir parçalanmada çekirdeğin ışıma sırasında uğradığı geritepme.

Gıda ışınlama : Gıda maddesindeki mikroorganizma sayısını indirgemek amacıyla UV, X ışınları veya gamma ışınları kullanılarak yapılan uygulama. Mikroorganizmaları yıkımlamak amacıyla, gıdaların yeterli düzeyde gama ışınları veya X ışınlarına maruz bırakılması esasına dayanan gıda koruma tekniği.

Görümötesi ışınlar : Işık izgesinin görünür sıklıklar dışında kalan kesimleri.

Görünür ışın : İnsan gözünün görebildiği elektromagnetik spektrumun bir kısmı (340-780 nm).

Görünür ışınım : Akımmıknatıssal izge içinde kırmızıdan mora değin giden ışınım kuşağı.

Görünür ışınımın görsel etkinliği : Işık akısının, görünen alandaki (380-780 nm.) ışınım akısına oranı.

Grenz ışınları : Yaklaşık 20 kV'un altındaki tüp gerilimi tarafından yayınlanan X ışınları.

Isı ışınımı : Sıcak katı cisimlerin, sıvıların ya da yüksek basınçlı sıcak gaz kitlelerinin (yıldızların) saldığı ışınım.

Isıl ışınım : Bir nesnenin ısıtıldığı zaman yaydığı, yalnızca o nesnenin saltık sıcaklığına bağlı olan ışınım.

Işın ağı : İki lineer ışın kongrüansında ortak olan doğruların kümesi.

Işın bağlamı : Işıtaçlardan çıkan ışın topluluğu.

Işın çıkış deliği : Reaktör dışında yapılacak deneylerde, ışın demetinin koruyucu zırhtan reaktör içine geçişini sağlayan delik.

Işın demeti : Belirli bir yönde yol alan ışınım. (Özellikle) Işık ışınlarının oluşturduğu demet.

Işın eksen : (aksiyal ışın) Işınım kaynağı merkezini, sonuncu diyafram merkezine bağlayan ışınsal eksen.

Işın kesici : Bir kaynaktan gelen ışını, bir an geçirip, bir an engelleyerek kesen düzenek.

Işın yaprak izgeölçümü : Öğecik demetlerinin, çok ince bir karbon ve benzerleri yaprağından geçmesiyle uyarılmaları, sonra saldıkları ışıkların demet ekseni boyunca azalması olayına dayanan öğecik geçiş olasılığını ölçme yöntemi.

Işınay : Ay gibi parlak yüzlü kimse.

Işınbay : Ay gibi parlak yüzlü kimse.

Işınbike : Yüzü ay gibi parlak kadın.

Işıncık : Her biri Planck katsayısı çarpımıyla ışık titreşim sayısı erkesinde olan, bu erkesi daha bölünemeyen nicemsel ışık taneciği.

Işıncılık : İzlenimcilik sonrasının Rusya'daki şekillerinden biri. (ışın: şuâ).

Işındırıh : Pencere (Mucur).

Işıner : Yüzü ay gibi parlak kimse.

Işınetkin : Kalımsız çekirdekleri kendiliğinden parçalanabilen ve bu süreç içinde &, ß parçacıkları ile y ışınları yayan (özdek).

Işınetkin bozunma dizisi : Çekirdekleri en ağır öğeden başlayarak art arda oluşup bozunan ve bu değişim süreci kurşun öğesinde tamamlanan ışınetkin öğelerin dizisi.

Işınetkin izleyici : Kimi öğecikleri ışınetkin yerdeşleriyle değiştirip, ışınetkinliği izleyerek, o özdeğin vardığı yerleri bulmaya yarayan yerdeş.

Işınetkin kimyası : Işınetkin özdekleri, bunlara bağlı olayları inceleyen kimya dalı. Işınetkin öğeleri, bunların tepkime, özellik ve kullanımlarını inceleyen bilim dalı.

Işınetkin parçalanma : Bir kimyasal öğede atomların kendi kendine parçalanması, a ışınlarını yayarak atom ve kütle sayısının değişmesi, böylece başka bir öğenin oluşması. U238 in parçalanmasından kurşun (Pb206) doğar. Işınetkin özdeklerin, çekirdeklerinden kimi temel parçacık ya da ışınımlar salarak başka öğelere dönüşme süreci.

Işınetkinlik : Çekirdekleri kalımsız olan kimi öğelerin, kendiliğinden parçalanarak başka özdekler oluşturmaları ve bu süreç içinde &, ß parçacıkları ile y ışınları yaymaları.

Işınhan : Yüzü ay gibi parlak hükümdar.

Işınım alanı : İçinde ışınım yayılan alan.

Işınım bulucusu : (radyasyon detektörü) Işınım varlığını dolaylı ya da dolaysız olarak sinyalle bildiren veya gelen ışınımın boyutunu belirlemeye yarayan aygıt.

Işınım direnci : Bir elektriksel titreşkenin akımmıknatıssal ışınım erkesi yitimi nedeniyle görülen ya da ölçülen direnci.

Işınım erkesi : Işınım halindeki erke. Bir kaynaktan yayımlanan temel parçacıkları ya da elektromıknatıssal dalgaların oluşturduğu ve bunların ulaştıkları yerde ısı, ışık ya da elektrik türünde gözlenen erke.

Işınım erkesi niceliği : Bir ışınımın ilettiği erke çokluğu, niceliği.

Işınım erkili : Olağan haldeki bir öğeciğin bir eksiciğini daha yüksek bir düzeye çıkarmak için gerekli erke.

Işınım etkinliği : Yayımlanan ışınım akısının harcanan güce oranı.

Işınım fiziği : İyonlaştırıcı ışınımının özelliklerini ve etkilerini inceleyen fizik dalı.

Işınım fizikçisi : İyonlatırıcı ışınımın kuramsal, deneysel ve uygulamalı özelliklerini inceleyen fizikçi.

Işınım hasarı : Bir maddenin radyoaktif kirlenmesi sonucu, fiziksel ve kimyasal özelliklerinde oluşan olumsuz değişimler.

Işınım kaynağı : İyonlaştırıcı ışınım yayan veya yayma yeteneği plan madde ya da aygıt.

Işınım kimyası : X ışınları, y ışınları gibi yüksek erkeli ışınların etkisinden doğan kimyasal olayları inceleyen kimya dalı. X-ışınları, y ışınları gibi yüksek erkeli ışınların etkisindendoğan olayları inceleyen kimya dalı.

Işınım monitörü : Işınım ölçme ve uyarıda bulunma işevlerini birlikte gerçekleştiren düzenek, monitör.

Işınım salımı : Bir cismin kendi çevresine birim sürede ışıdığı ısıl ışınım yeğinliği; bu yeğinlik cismin ve çevresinin sıcaklığına ve cismin yüzey yapısına bağlıdır, anlamdaş ışıma, ışınlanım.

Işınım salma gücü : Işınım yapan bir cismin birim yüzeyinden birim zamanda dışarı verdiği erke.

Işınım sıcaklığı : İncelenecek ısıl ışınım kaynağı ile eşdeğer ışıma gücü olan kara nesnenin sıcaklığı. Bir yıldızın tayfından seçilmiş dar bir bölge üzerinde ölçülen etken sıcaklık.

Işınım tutarı : Işın demetine dik birim yüzeyden geçen toplam erkeyi veren ve ışınım yeğinliğinin zamanca tümlevine eşit olan nicelik.

Işınım yeğinliği : (bir kaynağın, bir doğrultuda) : Bir kaynak ya da bir kaynak parçacığınca, ekseni belirli doğrultuda, sonsuz küçük bir koni içine yayımlanan ışınım akısı (erke akısı)nın, bu koninin oylum açısına bölümü. bk. ışık yeğinliği. Işınım yapan bir kaynağın (yıldızın) birim yüzeyinden çıkan ve yüzeye dik doğrultuda, birim uzay açısında yayılan erke.

Işınım yoğunluğu : Birim oylumdaki ışınım erkesi niceliği. Boşlukta birim oylumda bulunan ışınım erkesi.

Işınım yüksekısıölçeri : Işınım temeline dayanarak, yüksek sıcaklıkları ölçen ısıölçer.

Işınımdan koruma : (radyolojik koruma) İnsanı ve yaşadığı ortamı, iyonlaştırıcı ışınımın zararlı etkilerinden korumayı konu edinen bilim ve teknoloji dalı.

Işınımla ısıtma : Oda içindeki yüzeylerden yayılan ışınımla (radyasyon) odayı ısıtma yöntemi.

Işınımla sönüm : Bir elektriksel titreşkenin ışıma yaparak erke yitirmesinin yol açtığı genlik düşüşü.

Işınımlama : Bir ışınımın bir nesneye düşürülmesi. Bununla ilgili büyüklük. bk. ışınımlanma.

Işınımlama kanalı : Koruyucu zırhtan reaktörün içine doğru açılan ve içinde ışınımlama yapılan kanal.

Işınımlama lambası : Ampulünün biçimi ve bir bölümünün metallenmesi (metal kaplanması) ile, ışığı belirli bir hacim açısı içine toplayan lamba.

Işınımlanma : (bir yüzeyin bir noktasında) Işınımlılığın, süresiyle çarpımı. bk. aydınlarıma. İyonlaştırıcı ışınımın etkisi altında kalma.

Işınımlanma dozu : Bir bölgede yaşayan bireylerin tamamının veya bir bölümünün doğal ya da yapay kaynaklı bir ışınımla etkilendiği doz miktarı.

Işınımlanma olasılığı : Dolaylı, dolaysız ya da istemli bir ışınımlanmanın insan sağlığı üzerinde yapacağı zararlı etki olasılığı.

Işınımlılık : (bir yüzeyin bir noktasında, bir doğrultuda) : Bir noktayı çevreleyen sonsuz küçük bir yüzey parçacığının belirli doğrultudaki ışınım yeğinliğinin, bu yüzey parçacığının o doğruya dik bir düzlem üzerindeki izdüşümüne bölümü. bk. ışıklılık.

Işınımsal aktarım : Işının birbirine değmeyen nesneler arasında, kızılaltı kıvılmıknatıs alanlarıyla boşoylumdan geçmesi.

Işınımsal aydınlık : (bir yüzeyin bir noktasında): Bir noktayı çevreleyen sonsuz küçük yüzey parçacığına düşen ışınım akısının, bu yüzey parçacığının alanına böiümü. bk. aydınlık.

Işınımsal bozukluk : İyonlaştırıcı ışınımın zararlı etkisiyle oluşan organik bozukluk.

Işınımsız geçiş : Bir özdeciğin, ışık salmadan uyarık bir durudan başka bir duruya yaptığı geçiş.

Işınır : Işık almakta olan bir özdeğin, başka ya da aynı dalga boyunda ışınlar salabilirliği. Işınırlık özelliği taşıyan (özdek).

Işınır görüntülük : Bir eksiuç ışıtacının ya da almaç ışıtacının, iç çeperi ışınır özdekle sıvalı, elektron topunun gönderdiği elektron demeti çarpınca, görüntülüğün önünde ışıklı görüntü oluşturan düz bölümü.

Işınır ışıtaç : İç çeperi ışınır özdekle sıvalı, içindeki çok alçak basınçlı cıva buğusunda elektriksel boşalma sonucu ortaya çıkan morötesi ışınları ışığa dönüştüren ışıtaç çeşidi.

Işınır yeğinlik : Bir nokta kaynağın belirli bir doğrultuda, birim katı açı başına yayımladığı ışınım akısı.

Işınırlık : Işık almakta olan bir özdeğin, başka ya da aynı dalga boyunda ışınlar salması olayı. Yüzey birlimi başına ışıyan ışık akısı. Görünmez morötesi ışınının emilmesi sonucu görünür ışık yayma durumu. Bazı özdeklerin, Röntgen ışınları, morötesi ışınları gibi bazı dalga uzunluklarından erke alması, bunu çok kısa süre tuttuktan sonra başka bir dalga uzunluğunda (görülebilir ışık olarak) yayabilmesi özelliği.

Işınırlık dindirmesi : Bir dış etkenle, özdeciklerin ışınırlığını azaltma ya da durdurma.

Işınkan : Yüzü ay gibi parlak bir soydan gelen kimse.

Işınkıvıl etki : Işığın, bir özdek yüzeyine çarpmasıyla ondan eksicikler çıkartmasını sağlayan etki.

Işınla bozundurma : Dışardan uygulanan ışınlama ile kimyasal yapının değiştirilmesi.

Işınla tedavi : (radyoterapi) İyonlaştırıcı ışınımın tedavi amacıyla kullanımı.

Işınlandırmak : İnsan, hayvan veya herhangi bir materyal röntgen, gama, nötron ve benzerleri ışınların etkisinde kalmak.

Işınlanmak : Işınlama işine konu olmak veya ışınlama işi yapılmak.

Işınlanmış gıda : Işınlama yoluyla saklanmış gıda.

Işınlanmış kuru maya : Anti-raşitik etki kazandırmak için mor ötesi ışınına tabi tutulmuş olan, fermantasyon yeteneği bulunmayan kurutulmuş maya.

Işınlık : Parlaklık, aydınlık.

Işınlılık : (bir yüzeyin bir noktasında, bir doğrultuda) bk. ışınımIilık (bir yüzeyin bir noktasında, bir doğrultuda).

Işınmamak : Önemsememek, aldırış etmemek: Hasan yanımdan geçerken ışınmadı bile.

Işınoluk : Bir yanardağ ağzından dağın eteğine dek inen derin ve geniş aşınma olukları.

Işınölçme : Işınımlarla ilgili büyüklüklerin ölçülmesi.

Işınsal : Bir merkezden çevreye uzanan eksenlere göre simetri durumu. Radyal damar (böcek kanadında). Yarıçaplar doğrultusunca yönelmiş olan. “Etrafı aydınlat, ışık saç” anlamında kullanılan bir isim”.

Işınsal bakışım : Derisi dikenlilerde olduğu gibi, bir organizmanın çeşitli bölgelerinin orta dik ekseni çevresinde benzer biçimde dizilmesi. Radyal simetri. (karşılık: radyal simetri, Lat. radiolus = küçük ışın) Bir organizmanın çeşitli bölgelerinin orta dik ekseni çevresinde benzer bir biçimde dizilmesi; derisidikenlilerde olduğu gibi.

Işınsal hız : Hızın bir özekten uzaklaşan doğrular boyunca birleşeni.

Işınsal kanal : Medüzlerde mideden uzanan ve çember kanalla birleşen dört kanaldan her biri. Derisi dikenlilerde su kanal sisteminin bir kısmı olan ve çember kanallara ayrılan kanallardan her biri. Radyal kanal. Derisi dikenlilerde su kanal sisteminin bir kısmı olan ve çember kanallara ayrılan kanallardan her biri, radyal kanal. Medüzlerde, mideden uzanan ve çember kanalla birleşen 4 kanaldan herbiri. Derisidikenlilerde, su kanal sisteminin bir kısmı olan ve çember kanaldan ayrılan 5 kanaldan herbiri.

Işınsal kapma : Bir gama ışınımı yayımından hemen sonra, bir parçacığın çekirdek tarafından kapılması.

Işınsal simetri : Vücuttan diklemesine geçen tüm düzlemlerin, vücudu eşit iki parçaya ayırdığı simetri tipi, radyal simetri.

Işınsılar çamuru : Özellikle, ışınsalların iskeletlerinden bileşik derin deniz tortulu.

Işınsıllar taşı : Işınsalların silisli iskeletlerinden bileşik kayaç.

Işınsu : Su gibi parlak ve saf olan.

Işıntaşı : [Bakınız: amfibol].

Işınuyarı aygıtı : Işınım yeğinlik düzeyini algılayıp ölçen aygıt. Ses dalgası iletiminde, iletimi bozmadan ve kesmeden niteliğini denetleyen düzenek.

İkincil evren ışınları : Birincil evren ışınlarının yerin, uçunyuvarında, öğecik çekirdekleri; ile etkileşimleri sonucu ortaya çıkanyeni parçacıklar.

İnfrared ışınlar : Dalga boyu yaklaşık 1,0-300 µm aralığında elektromagnetik ışınlar.

İyonlaştırıcı ışınım : Doğrudan veya dolaylı iyonlaştırıcı parçacıklardan ya da her ikisinin karışımından oluşan ışınım.

Kaçak ışınlar : Optik alette seçilmiş dalga boyu dışındaki diğer ışınlar.

Kanal ışınları : Pozitif ışınlar olarak bilinen yüksek vakumlu tepkimelerde delikli katodun arkasına çıkan ve hızları 3,2.109 cm/s olan pozitif yüklü moleküller. Bu ışınlar iyonlaştırma; fotoğraf filmine etkime, floresans özellik gösterirler ve bazı maddelerin parçalanmasına sebep olurlar.

Kara cisim ışınımı : Kara edişimin belirli sıcaklıklarda saldığı ışınım.

Kara nesne ışınımı : Bir kara nesnenin, belirli sıcaklıkta yayımladığı ışınım. (Bu ışınım, herhangi bir nesnenin o sıcaklıkta yayımlayacağı ışınımdan daha parlaktır.).

Karagövde ışınımı : Salt sıcaklığın dördüncü kuvvetiyle (T4) orantılı olarak artan, çeşitli titreşim sayılı ışıncıkların ısıldevingen dengede bulunduğu ısıl ışınım biçimi.

Karakteristik ışınım : Atom elektronlarının yayınladığı kesik enerji tayflı ışınım.

Karma ışınım : Tanecik ve foton gibi farklı türden parçacıkların oluşturduğu ışınım.

Karmaşık ışınım : Birçok tek-renkli ışınımdan bileşmiş ışınım.

Katot ışınları : Bir boşluk tüpünün katodundan yüksek elektrik gerilimi altında yayılan elektron demeti. Negatif yüklü ışınlar; Potansiyel farkına bağlı olarak 109- 1010 cm s-1 hızla bir katot ışını tüpünün katodundan yüzeye dik olarak çıkan negatif yüklü elektron demeti. Bu ışınlar bir katı tarafından durdurulursa ısı, X ışınları ve fosforesans oluştururlar. Fotograf plağına etkirler. Katot yüzeyinden yayınlanan elektronların oluşturduğu ışın.

Kendiliğinden ışınsalım : Uyarık durunun, başka kıvılmıknatıs alanlar olmadan kendi kendine ışık salarak alt durulara inişi olayı.

Kızıl ötesi ışın tedavisi : Güneşin kızıl ötesi ışınlarıyla yapılan tedavi, infraruj tedavisi.

Kızılaltı ışınım : Tek renkli bileşenlerinin dalga boylan yaklaşık olarak 780 ile 10 (üzeri5) nm. (nanometre) arasında olan ışınım. Sıklıkları, görünen izgenin kırmızı ucunun altına düşen görünmeyen ışınımlara verilen ad.

Kızılaltı ışınımı : Elektromıknatıs ışınımın, görünür ışık ile PYY radyo dalgaları arasındaki dalga uzunluklarını, yani 0,8 mikron ile 1 m dalga uzunluklarını kapsayan, izgenin kırmızıdan sonra gelen bölümünde yer alan ışınım.

Kızılötesi ışınım : Dalgaboyu, kırmızı ışığın dalgaboyundan (X 8000 A°) daha büyük olan ışınım.

Kovuk ışınımı : Aldığı bütün ışınımı soğuran (soğurma katsayısı -1 olan) kovuğun, yaptığı ışınım. Bu durumda salma katsayısı ışınım yeğinliğine eşittir.

Kozmik ışın : [Bakınız: evren ışını].

Mor ötesi ışın : Dalga boyu 2000-4000 arası olan, güneşten gelen, gözle görülmeyen, deri altında D vitaminin sentezlenmesini sağlayabilen ışınlar, UV ışın, ultraviyole.

Mor ötesi ışın tedavisi : Mor ötesi ışınlarıyla tedavi, iyontoforez.

Mor ötesi ışınlan : Dalga boyu 380 nm olan ve insan gözü ile görülemeyen güneş ışığı. Ültraviyole ışınları.

Morötesi ışınımı : Elektromıknatıslı ışınımın, görünür ışık ile Röntgen ışınları arasındaki dalga uzunluklarını, yani 4x10-7'den 5x10-9 metreye değin ulaşan dalga uzunluklarını kapsayan, izgenin mordan sonra gelen bölümündeki ışınım.

Morüstü ışınım : Tek renkli bileşenlerinin dalga boyları yaklaşık olarak 10 ile 380 nm. arasında olan ışınım. morüstü-A (UV-A): 315... 380 nm. morüstü-B (UV-B): 280 ... 315 nm. morüstü-C (UV-C): 10 ... 280 nm. Görünür ışıkla X-ışnları arasındaki sıklıklara düşen, görünmeyen akımınık-natıssal ışınım.

Nükleer ışınım : (nükleer radyasyon) Alfa, beta parçacıklarının, nötronların ya da gama ışınlarının yayınladığı ışınım.

Olağan ışın : Düzlem ucaylı ışığın çift kırıcı bir buzsuldan geçerken ayrıldığı iki birleşenden kırılma yasasına uyanı.

Orta açılı ışın : Bir oyuncu ya da nesne üzerine yumuşak bir eğimle verilen ışık. 90 derecelik açılarla sahneye yansıtılan ışık.

Ortam ışınımı : Ölçüm ve belirleme dışı kalan doğal ya da yapay kökenli ışınım.

Özdeciksel ışın : Koşut doğrultuda genellikte ışıl hızlarda devinen ılın özdecik akımı.

Parçacık ışınımı : Güneş ve yıldızlardan çıkıp , uzaya yayılan, daha çok proton ve elektronlardan oluşmuş, yüksek erkeli parçacıklar.

Polikromatik ışın : Birden fazla dalga boyu içeren elektromagnetik ışın.

Radyo ışınımı : Genellikle X = 1 cm. ile 20 m. dalgaboyu aralığındaki elektromagnetik dalgalar.

Radyoaktif ışın doz birimi : Röntgen.

Röntgen ışınları : [Bakınız: X ışınları]. [Bakınız: X-ışınları]. Işıkla aynı nitelikte olan, ancak çok daha kısa dalga uzunluğunda yer alan elektromıknatıs ışınım. Röntgen tüpünde katoda yüksek voltaj veya enerji verildiği zaman katottan kopan elektronların anota çarpmasıyla ortaya çıkan enerjinin % 99’unun ısıya % 1’i ise radyografide kullanılan X ışınlarına dönüşmesiyle oluşan ışınlar. Yüksek erkeli elektronların, bir metale çarpmasıyla bu metal atomlarında uyarılan elektronların, eski erke düzeylerine dönmelerinden oluşan eiektromıknatıssal dalgalar. (X-ışınları olarak da bilinir.).

Saptırılan ışınım : Bir madde içinden geçişi sırasında, enerjisi ve başlangıç yönü saptırılmış olan ışınım.

Sert x ışınları : Çok kısa dalga boylu ışınlar.

Sızıntı ışınım : Kaynak zırhından geçerek yayılan zararlı ışınım.

Süreğen ışınımlanma : (kronik ışınımlanma) Sürekli ya da kesikli bir biçimde uzun süre devam eden düşük düzeyli ışınımlanma.

Sürekli ışın kaynağı : Dalga boyları süreklilik gösteren ışın yayan tungsten telli lambalar ve döteryum lambası gibi lambalar.

Tam ışınlayıcı : [Bakınız: kara cisim].

Tek enerjili ışınım : Kinetik enerjileri aynı olan parçacıklardan oluşan iyonlaştırıcı ışınım.

Tek ışınlı cihazlar : Numune ve tanık çözeltisinin ışın yolu üzerindeki konumların sırasıyla değiştirilmesi gereken fotometrik cihazlar.

Tekrenkli ışın : Tek dalga boyundaki elektromıktantıssal dalga demeti.

Tekrenkli ışınım : Bir tek frekansla ıralanan ışınım. Daha geniş anlamda: Çok ufak bir frekans ya da dalga boyu alanına yayılan ve tek bir frekans ya da dalga boyunun bildirilmesiyle ıralanabilen ışınım.

Tekrenkli ışınımlar yeri : Renksel bir diyagramda tek renkli ışınımları gösteren noktaların geometrik yeri.

Tektürel ışınım : Dar bir sıklık kuşağından ya da özdeş erkeli özdeş parçacıklardan oluşan ışınım.

Tektürel x ışınları : Tek sıklıklı ya da dar bir sıklık kuşağı oluşturan X-ışınları.

Toplam ışınımın görsel etkinliği : Işık akısının toplam ışınım akısına oranı.

Tüm ışınım sıcaklığı : Kara cismin, söz konusu cisimle (bütün) ışıyıcılığının aynı olduğu sıcaklık.

Ucay ışınımı : Titreşen ucayların saldığı kıvılmıknatıs alan.

Uv ışın : Mor ötesi ışın.

Üst üşek ışınları : Bir elektriksel boşalım borusunda, ısınan üst-üşeğin saldığı artı yüklü tanecikler.

Vücut ışınımölçeri : Vücudun yaydığı toplam gama ışınımı düzeyini (frenleme ışınımı dahil) ölçmeye yarayan aygıt.

X ışını : Röntgen ve tomografi cihazlarıyla üretilen elektromanyetik ışın. Elektromanyetik spektrumda dalgaboyu 0,01 nm ile 10 nm arasında olan yüksek enerjili ışın.

X ışını birimi : Kısa morüstü ışınımların ve X-ışınlarının dalga boyları için kullanılan çok küçük bir uzunluk birimi. (X-birimi IO-3 A°'dür).

X ışını borusu : X-ışınları elde etmek için kullalanılan, havası alınmış şişkin cam boru. İçinde üretilen çok hızlı eksicikler, yolları üzerine yerleştirilen karşı üşeği döverek X-ışınları çıkarırlar.

X ışını izgeölçeri : X-ışınları izgeleri üzerinde dalga boyu ölçümleri yapmaya yarayan aygıt.

X ışını kırınımı : Bir kristalin X-ışınları etkileşmesine dayanan kristal yapısının tayin yöntemi.

X ışını kristalografisi : Moleküllerin üç boyutlu yapılarını saptamak için kullanılan bir yöntem.

X ışını tüpü : Birbirinden yalıtılmış anot ve katot elektrotu içeren, havası boşaltılmış tüp.

X ışınlara izgeçizeri : X-ışınları izgelerini çoğu zaman bir filme çekerek bu ışınların dalga boylarını, ölçmeye ya da bilinen dalga boyunda X-ışınlarıyla buzsulların örgüsel yapısını çözümlemeye yarayan aygıt.

X ışınları : Çekirdek dışında oluşan ve elektronlardan kaynaklanan bu elektromanyetik radyasyon çeşidi. Röntgen ışınları. Fotonlardan oluşan ve dalga boyları gözle görülen ışığınkinden çok daha düşük olan gama ışını dışındaki ışınlar. Angström birimi basamağında, çok kısa dalga boylu, çok girgin akımmıknatıssal ışınlar.

X ışınları çözümlemesi : X-ışınları kırımını ile bir buzsulun yapısını çözümleme yöntemi.

X ışınları izgesi : Kırınım ağı olarak buzsulların kullanılması ile elde edilen X-ışınları izgeleri.

X ışınları kristallografisi : Kristal yapılabilen moleküllerde üç boyutlu atom yapısının X ışınları ile tayin tekniği.

X ışınları saptırması : Makromoleküllerin yapısını tayin etmek, atomlar arasındaki aralıkları ölçmek için kısa dalga boylu X ışınlarının kullanıldığı özel bir metot.

Yansıyan ışın : Bir yere çarparak geri dönen ışın.

Yapay ışınetkinlik : Özellikle çekinsel tepkirlerde, çekinlere ılıncıklar verilerek türetilen yeni yerdeşlerin ışınetkinliği.

Yapay ışınım : Yapay veya yoğunluklu maddelerin ya da yüksek gerilimli aygıtların yayınladığı ışınım.

Yokoluş ışınımı : Bir eksicikle bir artıcığın buluşarak her ikisinin de yok oluşu ile ortaya çıkan ışınım.

Yüzgeç ışını : Yüzgeçleri destekleyen boynuzsal yapılar. Yüzgeçleri destekleyen ışınsal yapı. Yüzgeçleri destekleyen boynuzsal iplikler.

Alfa ışınları : Radyoaktif maddelerin yaydıkları üç ışından biri.

Beta ışınları : Radyoaktif cisimlerin yaydıkları üç ışından biri.

Gama ışınları : Radyoaktif cisimler tarafından yayılan ve x ışınlarından daha kısa dalgalı olan ışınlar.

Güneş ışınımı : Güneş'ten gelen ve uzun kızılötesi dalga boylarından, kısa morötesi dalga boylarına değin geniş bir aralığı kapsayan ışınım.

Işık ışını : Yayılan ışığın izlediği doğru.

Işın bilimci : Işın bilimi uzmanı, radyolog.

Işın bilimi : Işık, elektrik ve ısı ışınlarının uygulama alanlarını inceleyen bilim dalı, radyoloji.

Işın etkin : Işın etkinliği olan, radyoaktif.

Işın etkinlik : Alfa, beta veya gama ışınlarını yayma özelliği, radyoaktivite.

Işın tedavisi : X ışınlarının biyolojik etkisine dayanan tedavi yöntemi, radyoterapi.

Işınım : Işın veya tanecik yayımı, ışıma, radyasyon. Isının, bir kaynaktan ışın ve dalga hareketi yoluyla yayılması, ışıma, radyasyon. Uzayda yayılan bir dalgayı oluşturan ögelerin bütünü, ışıma, radyasyon. Bir enerjinin ışık demeti durumunda yayılması, ışıma, radyasyon.

Işınım akısı : Birim düzeyden birim zamana geçen ışınım.

Işınım alıcısı : Işınıma karşı duyarlı araç veya gereç.

Işınım basıncı : Işınımın yayılma doğrultusuna dik birim yüzeye birim zamanda yüklediği itme gücü.

Işınım dengesi : Bir yüzeyin aldığı ve yaydığı ışınımın denkliği.

Işınımölçer : Bir kaynağın bütün dalga boylarındaki toplam ışınımını ölçen araç, bolometre.

Işınlama : Işınlamak işi.

Işınlamak : Bilim kurguya göre ışın gücüyle bir varlığı, atomlara ayırarak görünmez duruma getirmek veya atomlarını birleştirerek bir varlığı yeniden oluşturmak. Bir şeyi bir yerden başka bir yere hızla göndermek. Virüslerden başka mikroorganizmaların, özellikle mikropların bulaşmasını azaltmak amacıyla yiyecek maddelerini hafif iyonlaştırıcı ışınlara tutmak.

Işınlandırma : Işınlandırmak işi.

Işınlanma : Işınlanmak işi.

Işınlayıcı : Yapısında bir ışıma kaynağı bulunan ve bir maddeyi ışınlamaya yarayan araç.

Işınlı : Işın veren, ışın saçan.

Işınlılar : Bir hücreli hayvanların, kök bacaklılar sınıfına giren, protoplazmalarından, hareket ve duyu organı olarak yalancı ayak salan takım.

Işınölçer : Işınların enerjiye dönüşmesini gösteren araç, radyometre.

Işıntı : Belli bir alana verilen çok güçlü ışık, spot.

Işıntı lambası : Belli bir alana kuvvetli bir ışık vermek üzere kullanılan lamba, spot lambası.

Kozmik ışınlar : Yıldızlar arası uzaylardan gelerek atmosfere giren, kaynakları kesinlikle bilinmeyen ışınlar.

Lazer ışını : Tıpta, haberleşmede ve sanayide kullanılan çok kuvvetli ve toplu ışık.

Öz ışın : Ağaç gövdesinde yatay yönde besin iletimi yapan ve öz kesitte parıltılı görünen hücreler topluluğu.

Diğer dillerde Işın anlamı nedir?

İngilizce'de Işın ne demek ? : ray