Cost of living türkçesi Cost of living nedir
- Temel ihtiyaçların ortalama maliyeti.
- Hayat pahalılığı.
- Giyim ve iskan ücreti.
- Ortalama yiyecek.
- Yaşamak için gerekli araçları sağlama işi. krş. geçim darlığı.
- Yaşam maliyeti.
- İktisat alanında kullanılır.
- Geçinme.
- Geçim.
- Geçim gideri.
Cost of living ile ilgili cümleler
English: According to the newspaper, the cost of living in Tokyo is the highest in the world.
Turkish: Gazeteye göre, Tokyo'da yaşamanın maliyeti dünyada en yüksektir.
English: I didn't realize that the cost of living was so high in Australia.
Turkish: Avustralya'da yaşam maliyetinin çok yüksek olduğunu fark etmedim.
English: I didn't know that the cost of living was so high in Australia.
Turkish: Avustralya'da yaşam maliyetinin bu kadar yüksek olduğunu bilmiyordum.
English: The cost of living hadn't gone down at all.
Turkish: Yaşamanın maliyeti hiç azalmadı.
English: The cost of living has gone down.
Turkish: Yaşam maliyeti düştü.
Cost of living ingilizcede ne demek, Cost of living nerede nasıl kullanılır?
Cost : Maliyet. Mal olmak. Tümdeğer. -e mal olmak. Bir malın üretilebilmesi için gerekli olan girdilere yapılan ödemelerin toplamı. Ücret. Paha. Masraf. Fiyatı (belirli bir miktar) olmak. Sigorta pirimi, navlun ve yükleme giderleri ile oluşabilecek her türlü riskin satıcı tarafından üstlenildiği uluslararası c grubu teslim biçimlerinden biri ve buna dayalı fiyatı. krş. cfr.
Of : Den. In. Nin. -li. Li. Hakkında. -den övünerek bahsetmek. -nın. Karşı. -den.
Living : Geçerli. Güncel. Canlı. Geçim. Yaşam standardı. Geçinme. Ekmek parası. Yaşam tarzı. Yaşayan. Kullanılan.
Cost of living allowance : Pahalılık zammı.
Cost of living index : Geçim endeksi. Geçinme indeksi. Geçim indeksi. Geçinme endeksi. Hayat pahalılığı endeksi. Hayat pahalılığı göstergesi.
Cost of packing : Ambalaj masrafı.
Cost of manufacture : Üretim maliyeti.
Cost of maintenance : Muhafaza masrafı.
Cost of equity finance : Özkaynak maliyeti. Özkaynakla yapılan yatırımın maliyetini gösteren ve sıfır riskli bir yatırımın getirisine genel bir risk primi eklenmesiyle bulunan değer.
Cost of education : Eğitim maliyeti. Talim ve terbiye masrafı.
İngilizce Cost of living Türkçe anlamı, Cost of living eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cost of living ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Livelihood : Rızk. Maişet. Geçimini sağlama. Geçim yolu. Geçim kaynağı. Dirlik. Rızık. Geçimlik.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
Daily : Rızk. Günden güne. Gündelik. Gündelikçi (hizmetçi). Her gün. Günü gününe yayımlanan (gazete vb.). Gündelik gazete. Her geçen gün. Günlük.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
Bread : Rızk. Pane etmek. Nimet. Para. Yiyecek. Mangiz. Tıngır. Kazanç. Ekmek.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Livings : Yaşantı. Canlı. Hayat. Geçinmek. Oturma. Ekmek parası. Geçim yolu. Yaşam tarzı.
Cost of living synonyms : getting along, a shift in demand, a change in demand, abnormal budget expenditures, subsistence, a change in individual demand, daily bread, breads, a type mutual funds, abolition of forced labour convention, ability to pay principle, keep, a shift in individual demand, harmonies, compatibility, harmony, compatibilities, abnormal budget, a group shares, living, livelihoods, bread and butter, ability rent.

Bu kısımda Cost of living kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cost of living ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cost of living anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cost of living ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.