Livelihood türkçesi Livelihood nedir

Livelihood ile ilgili cümleler

English: Everyone has the right to a standard of living adequate for the health and well-being of himself and of his family, including food, clothing, housing and medical care and necessary social services, and the right to security in the event of unemployment, sickness, disability, widowhood, old age or other lack of livelihood in circumstances beyond his control.
Turkish: Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.

Livelihood ingilizcede ne demek, Livelihood nerede nasıl kullanılır?

Livelihoods : Geçim. Geçimini sağlama.

Livelier : Parlak. Neşeli. Heyecanlandırıcı. Eğlenceli. Canlı. Enerjik. Hayat dolu. Daha canlı.

Liveliest : Parlak. En canlı. Enerjik. Heyecanlandırıcı. Hayat dolu. Neşeli. Eğlenceli. Canlı.

Livelily : Enerjik bir halde. Eğlenceli bir biçimde. Parlak bir biçimde.

Liveliness : Hareketlilik. Parlaklık. Dirilik. Hayat. Zindelik. Çabukluk. Hayatiyet. Canlılık. Renklilik. Oynaklık.

 

İngilizce Livelihood Türkçe anlamı, Livelihood eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Livelihood ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Creature comforts : Bedenin rahatını sağlayan şeyler. Refah.

Sustenance : Yardım. Destek. Gıda. Besleyici maddeler (bir yiyeceğin içindeki). Besleyici değer. Besin. Süreklilik. Güç verme.

Alimenting : Gıda. Besin. Besleyen. Yiyecek. Beslenme.

Alimonies : Mehri müeccel. Yoksulluk nafakası.

Bread : Para. Kazanç. Ekmek. Yiyecek. Pane etmek. Mangiz. Nimet.

Source of income : Gelir kaynağı. Bir kimsenin para kazancı kaynağı (genelde bir kimsenin işyeri veya kazançlı gayrimenkul işlemleri aracılığıyla).

Amities : Arkadaşlık. Dostluk. Hayırseverlik. Ahbaplık. Dostça ilişki. Sevgi. İyi ilişki. İyi münasebet.

Breads : Mangır. Mangiz. Yiyecek. Para. Tıngır. Nimet. Ekmek. Pane etmek.

Keep : Yerine getirmek. Bakmak. İlerlemek. Konumunda tutmak. Bakım. Himaye. İşletmek (otel vb). Kalmak. Yiyecek.

Meal ticket : Yemek karnesi. Yemek bileti. Yemek fişi. Yemek kartı.

Livelihood synonyms : pipe line, conveniences, life, harmonies, support, health, compatibilities, amenities, means of subsistence, daily, compatibility, keeping, alimony, subsistence money, living, subsistance, keepings, daily bread, sustentation, subsistence, harmony, maintenance, comforts, mainstay, healths, bread and butter, means of living, amity, getting along, compassionate allowance, livelihoods, maintenances, livings.

Livelihood ingilizce tanımı, definition of Livelihood

Livelihood kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Support of life. Appearance of life. Subsistence or living, as dependent on some means of support. Maintenance. Liveliness.