Alimenting türkçesi Alimenting nedir

Alimenting ingilizcede ne demek, Alimenting nerede nasıl kullanılır?

Aliment : Gıda. Yiyecek. Beslenme. Aliment. Yemek, gıda.

Alimental : Besin sağlamaya ait veya ilgili. Yiyecek sağlamak. Beslenme göçü. Besin değeri yüksek niteliğe sahip olma.

Alimentar indigestion : Alimenter indigesyon. Gıdasal indigesyon.

Alimentarius : Alimenter. Gıdayla ilgili olan, alimentaryus. Alimentaryus.

Alimentary : Sindirimsel. Beslenmeyle ilgili.

Alimentary glycosuria : Besinsel glikozüri. Karbonhidratça zengin bir beslenmeden sonra görülen normal bir glikozüri.

Aliments : Besin. Gıda. Yiyecek.

Alimentary toxic aleukia : Tamnidyum. Ata. Alimenter toksik alöki. Toksik lökopeni. Birçok küf türü tarafından üretilen mikotoksinlerin neden olduğu, deri yangısı, kusma, vücutta yaygın kanamalar ve lökopeniyle belirgin bir çeşit mantar zehirlenmesi, ata.

Alimentation : Beslenim. Destekleme. Besleme. Beslenme. Besin maddesinin canlı tarafından yutulması, sindirilmesi, damarlarla kullanılacakları yerlere taşınması ve sonunda organizma tarafından kullanılacak hale getirilmesi. alimentasyon, nütrisyon. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Besleme, beslenme. Alimentasyon.

Alimentary canal : Sindirim ile görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp şeklindeki yapı. sindirim borusu. Hazım borusu. Sindirim işlevinin gerçekleştiği ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklar ve anüsle sonlanan yapı, kanalis alimentaryus. Beslenme borusu. Sindirim tüpü. Yemek borusu. Sindirim kanalı. Sindirim borusu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sindirim aygıtı.

 

İngilizce Alimenting Türkçe anlamı, Alimenting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Alimenting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foddered : Kuru ot. Yem vermek. Yem. Hayvan yemi (saman veya ot gibi). Saman. Ot. Beslemek. Yemlemek. Hayvan yemi.

Nutritional : Beslenme ile ilgili. Besinsel. Nutrisyonel. Beslenmeyle ilgili.

Subsistence : Geçim parası. Geçinme. Birini geçindiren şey. Birini kıt kanaat geçindiren şey. Geçim. Yaşamını sürdürme. Harcırah. Varlık. Askerlere verilen yiyecek ve kalacak yer. Geçinip gidecek kadar gelir.

Eats : Yemek. Yiyecek (argo terim).

Nutritive : Sindirim ile ilgili. Besleyici. Nütritif. Sindirim. Gıdalı. Beslenme ile ilgili.

Chow : Azarlamak. Çin köpeği. Nevale. Kayıntı. Yemek. Siyah renkli bir köpek.

Eatables : Gıda maddeleri.

Bread : Pane etmek. Kazanç. Tıngır. Rızk. Nimet. Geçim. Para. Mangır.

Jointure : Kadına kocasının ölümünden sonra bağlanan sürekli gelir. Kocasının ölümünden sonra karısına miras olarak kalan mülk.

Maintenance : Geçim. Onarım. Sinema ve televizyon araçlarının, donatımının bozulmamasını, düzgün işlemesini sağlamak amacıyla gerekli işleri yerine getirme. Bakım. Geçimlik. Bir araç ya da aygıtın düzgün çalışması, uzun ömürlü olması için yapılması gereken işlemlerin tümü. Geçindirme. Savunma.

 

Alimenting synonyms : calories, wailing, nutriture, aliments, means of subsistence, subsistence money, aliment, boarding, alimentation, nourishment, food substance, antagonistic, compassionate allowance, comestible, nutriment, fodder, maintenances, fare, dieted, foods, chowed, foddering, diet, nourishers, wailful, feed, nutriments, sustentation, sorrowful, nutrient, alimonies, nourishments, sustenance.

Alimenting zıt anlamlı kelimeler, Alimenting kelime anlamı

Conciliatory : Anlaşma kabilinden. Yatıştırıcı. Uzlaştırıcı. Gönül alıcı. Uysal.

Joyful : Mutlu. Handan. Kıvançlı. Sevindirici. Neşeli. Neşeyle dolu. Şatır. Sevinçli.