Costa türkçesi Costa nedir

  • Kaburga, damar veya benzeri yapılar. böceklerin kanatlarının ön kenarına paralel uzanan büyük boyuna damar. 3,ctenophora'da yüzmeye yarayan kısmı. 4.trichomonatidae'de dalgalı zarın kaidesindeki yapı.
  • Kaburga.
  • Göğüs boşluğunun yan tarafını oluşturan üstte sırt omurlarına, altta doğrudan veya dolaylı olarak göğüs kemiğine bağlanan hafif kıvrık çubuk biçimindeki kemikler, kosta.
  • Kaburga (anatomi, zooloji).
  • Kaburga. kimi kamçılı protozoonlarda (trichomonadlarda), tekrarlayan kamçı ve dalgalı zarın altında bulunan hücre yüzeyi boyunca bir kinetozomdan çıkan belirgin çizgili çubuk.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Kosta.

Costa ile ilgili cümleler

English: The movie costarred two great actresses.
Turkish: Film iki büyük aktristi baş rolde oynattı.

Costa ingilizcede ne demek, Costa nerede nasıl kullanılır?

Costa brava : Barcelona'da turistik bölge. Vahşi kıyı.

Costa del sol : Güneş kıyısı. Portekiz'de lizbon civarındaki kıyılar. Güney ispanya'nın akdeniz kıyısında uzanan tatil yöresi.

Costa rica : Kosta rika. Kostarika.

Costa rican : Costa rica'ya özgü. Kosta rikalı. Kostarikalı. Kosta rika'ya özgü. Costa rica'nın veya costa rica ile ilgili. Kosta rika.

Costae fluctuantes : Kosta fuluktuantes. Yüzücü kaburgalar. Özellikle etçillerde karın duvarında serbest olarak sonlanan her iki taraflı son iki çift kaburgaya verilen ad, kosta fluktuantes.

 

Costal respiration type : Göğüs solunum tipi. Kostal solunum tipi.

Costae spuriae : Son gerçek kaburganın kıkırdağı aracılığıyla dolaylı olarak sternuma bağlanan kaburgalar, kosta supuria. Kosta supuria. Yalancı kaburgalar.

Costalis : Kostalis. Kaburgaya ait, kaburgayla ilgili olan.

Costal arch : Kaburga yayı.

Costard : Baş. İngiliz elması. Kafa.

İngilizce Costa Türkçe anlamı, Costa eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Costa ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vertebrate : Omurgalı. Omurgalı hayvan. Omurgalılar. Omurgalı (hayvan). Vertebreli.

Ridge : Dağ sırası. Biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır. Kabartı. Sağrı. Kabarık çizgi (toprak, deniz). Dört ayaklı omurgalılarda çift ve hafifçe kıvrık bir seri ince kemik ya da kısmen sırt taraftan omurgaya, karın tarafından bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek şekilde eklemli bulunan kıkırdaklı çubuklar. eğe kemiği. bazı böceklerin yumurtaları üzerinde boyuna uzanan kabarık yapılar. dinoflagellatların yüzeydeki kabarık çıkıntıları. Sırt. Yükselti. Çıkıntı.

Os : Delik. Ayak bilek kemiklerinin alt sırasında, os tarsale ıı ve ıv arasındaki kemik, os kuneiforme laterale. Os tarsale ııı. Os lunatum. Geviş getirenlerde ayak bilek kemiklerinden os tarsale ıı ve ııı’ün kaynaşması sonucu oluşan kemiğe verilen ad. Üçüncü parmak kemiğinde yer alan susam kemiği. Os pnömatikum. Orta kulak kemikçiklerinden birisi. Os penis. Osmium.

 

Ribs : Çubuk. Kaburga kemiği. Kiriş. Şemsiye teli. Yaprak damarı. Fitil (kumaş). Pervaz. Hanım. Nervür (kumaş).

Bone : Kemik. Kemiklerini ayırmak. Üstühan. Süyek. Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Kılçık. Kemikler. Kemiklerini ayıklamak. Sünük.

Structure : Örgü. Her tür dizge, bileşik, molekül, atom ve çekirdekten bir araya gelen nesne ya da parçaların birbirine göre oluşturdukları düzenlenim. Parçaları ve öğeleri arasında yasalılık, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge ya da bütün. Oyun yapısını ortaya çıkaran doku. Dikili. Bilgisayar, coğrafya, fizik, kimya, gramer, tiyatro, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Şekillendirmek. Öğecik ile özdeciklerin, eksicik ya da öğeciklerden oluşma biçimi. İnşaat. Biçimlendirmek.

Ribcage : Göğüs kafesi.

Nervure : Yaprak damarı. Nervür. Böcek kanadının siniri.

Craniate : Omurgalı (hayvan). Kafatası olan. Omurgası olan. Omurgalı.

Complex body part : Kompleks vücut parçası.

Costa synonyms : anatomical structure, bodily structure, costal cartilage, true rib, rib, rib cage, body structure, spareribs, spare rib, sparerib.

Costa ingilizce tanımı, definition of Costa

Costa kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A rib of an animal or a human being.