Couches türkçesi Couches nedir

Couches ingilizcede ne demek, Couches nerede nasıl kullanılır?

Couched : Yatmak. Arpayı çimlenmeye bırakmak. İninde uyumak. Söylemek. İfade etmek. Çömelip beklemek. Mızrağı indirmek. Pusuya yatmak. Kataraktı tedavi etmek. Nakışlamak.

Coucher : Astar boya üzerine ıslak hamur kağıdı aktarmak (kağıt yapımı).

Couchers : Astar boya üzerine ıslak hamur kağıdı aktarmak (kağıt yapımı). Coucher.

Couchette : Tren yatağı. Avrupa demiryollarında da sunulan bir konaklama türü. Kuşet. Trende kuşet.

Be couched : Uzanmak. Yatmak.

Backless couch : Arkasız kanepe.

Studio couch : Çekyat. Yataklı kanape. Kanepe.

Accouchement : Lohusalık. Doğum. Loğusalık.

Accoucheuse : Ebe. Doğum doktoru (kadın). (kadın) doğum doktoru.

Accoucheur : Doğum doktoru (erkek). Erkek doğum doktoru. Erkek ebe. Kadın doğum uzmanı. (erkek) doğum doktoru. Ebe (erkek).

İngilizce Couches Türkçe anlamı, Couches eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Couches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Love seat : İki kişilik koltuk. İki kişilik kanepe.

Convertible : Açılıp kapanabilen tavanlı araba. Üstü açılır araba. Çekyat. Değiştirilebilir. Değişir. Üstü açılabilir araba. Konvertibl. Çevirilebilir. Üstü açılabilen araba. Çevrilebilir.

 

Bench : Yedek kulübesi. Tezgah. Yargıçlar kurulu. Kürsü. Peyke. Yargıçlık. Yargıç kürsüsü. Yargıç. Hakim kürsüsü. Dersliklerde öğrencilerin ders dinlemek ve çalışmak üzere oturdukları yer.

Cave : Siyasi partiden kopan grup. Çökmek. Oyulmak. Siyasi partiden kopma. Mağara. Pes etmek. Karst bölgelerinde yeraltı sularının eritme etkisiyle oluşmuş, türlü büyüklüklerde yeraltı boşlukları. Açmak. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Yıkılmak.

Lair : Yatak. Yuva. Vahşi hayvan ini. Ağıl. Rüküş. Yatacak yer. Sığınak. Haydut yatağı. Gizli barınak.

Sofa bed : Yatağa dönüştürülebilen kanepe. Çekyat.

Settee : Şezlong.

Lairing : Vahşi hayvan ini. Sığınak. Rüküş. Haydut yatağı. Ağıl. Yuva. Yatak. Yatacak yer. Gizli barınak.

Couch : İninde uyumak. Nakışlamak. İfade etmek. Pusuya yatmak. Yatmak. Söylemek. Kanape.

Lounge : Aylak aylak dolaşmak. Oyun gösterisine ara verildiğinde, seyircilerin dinlenmeleri için ayrılan yer. Yayılıp oturmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aylaklık etmek. Seyirci dinlenme yeri. Gezinek. Tembelce uzanmak. İzleyicilerin gösterim başlarında ya da aralarında dinlendiği, sigara içtiği, büfesinden yararlandığı sinema bölümü. Uzanmak.

Couches synonyms : chokehold, choke hold, taking hold, loveseat, sofa, day bed, priming, cedars, embracement, embrace, undercoat, chesterfield, bearing friction, seat, sociables, earth, grasp, lebanon cedar, cedar, grots, canape, davenport, wrestling hold, grot, chesterfields, sociable, councils, den, grasping, daybed, primer, squabs, clutch.

Couches zıt anlamlı kelimeler, Couches kelime anlamı

Sane : Aklı başında. Akıllıca. İnsaflı. Makul. Akla yatkın. Akıllı. İyi düşünebilen. Mantıklı.

Unmoved : Aldırmaz. İstifini bozmamış. Rahat. Etkilenmeyen. Yerinden kımıldamamış. Lakayt. Sakin. Duygusuz. Umursamaz. Etkilenmemiş.

Unemotional : Hissiz. Heyecanlanmayan. Heyecansız. Duygusuz.