Council chamber türkçesi Council chamber nedir

Council chamber ingilizcede ne demek, Council chamber nerede nasıl kullanılır?

Council : Yönetim kurulu. Kurul. Kurultay. Konsey. Asamble. Divan. Öğreti ve kilise düzeni ile ilgili sorunları çözümlemek üzere toplanan piskopos ve din bilginlerinden oluşan kurul. Meclis. Konsil.

Chamber : Kabul salonu. Oda. Kamara. Yatak odası. Özel hakim odası. Hazne. Mahkeme. Büro. Hazne (tüfek). Düşündürücü.

Council board : Divan kurulu.

Council for mutual economic aid : Karşılıklı ekonomik yardım konseyi. Doğu blokundaki merkezi planlı ekonomiler arasında ticari ve iktisadi işbirliğini geliştirmek amacıyla bulgaristan, çekoslovakya, macaristan, polonya, romanya ve sscb tarafından 1949 yılında moskova’da kurulan, daha sonra doğu almanya, moğolistan, küba, vietnam ve kuzey kore’nin katılımıyla genişleyen ve 1991 yılında uluslararası yatırım bankası ile birlikte uluslararası ekonomik işbirliği örgütü altında birleşen örgüt.

Council house : Sosyal konut. Belediyelerin yoksullara sunduğu konut.

Council manager plan : Encümen yönetici planı. Kent genel kurulunun, kendi üyeleri dışında, bilgi, beceri ve deneyimini göz önünde tutarak atadığı ve kendisine karşı sorumlu bir yönetmenle işlerin birlikte yürütüldüğü bir yerel yönetim biçimi, bk. kent yönetmeni dizgesi. Kurul-yönetmen dizgesi.

 

İngilizce Council chamber Türkçe anlamı, Council chamber eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Council chamber ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Administer an oath : Yemin ettirmek. Ant içirmek. Andiçirme.

American law of corporation : Dernekler tüzesi.

Abetment : Cesaretlendirme. Tahrik ve teşvik. Suça katılma. Suç ortaklığı. Tahrik etme. Yardakçılık etme. Yardımda bulunma. Azmettirme. Kışkırtma.

Act of witness : Tanıklık.

Notice board : İlan tahtası. Duyuru panosu. Pano. İlan panosu.

Allegation : İddia. Özür. İthamname. İtham. Bahane. İleri sürme. Suçlama. Sav. Mazeret.

Abstention : Çekimser oy. İmtina. Vazgeçmek. Çekimserlik. Oy vermeme. Çekinme. Sakınma. Kaçınma. Çekimser kalma.

Annulment : Iskat. Kaldırma. Fesh. Fesih. Yokarma. Bozma. Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni). Feshetme. İhlal etme.

Abduction : Kaçırma (bir kimseyi). Adam kaçırma. Abdüksiyon. Zorla kaçırma. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Kız kaçırma. (kas) dışarı çekme. Adam kaldırma. Kaçırma.

Absente : Latince absente reo (davalının hazır olmaması) deyiminin bir parçası. Yitimli.

Council chamber synonyms : a wide saloon, administration of justice, acts contra bonos mores, aggravating circumstances, abstainer, administrative districts, bill board, accused.