Counselled türkçesi Counselled nedir

  • Nasihat etmek.
  • Akıl vermek.
  • Öğüt vermek.

Counselled ingilizcede ne demek, Counselled nerede nasıl kullanılır?

Counsellable : Akıllıca. Zaman harcamaya değer (ayrıca counselable). Danışmaya istekli olan. Tavsiye almaya istekli olan.

Counselling : Rehberlik. Danışmanlık. Danışma. Tavsiye etme.

Counsellor : Elçiden sonraki diplomat. Müşavir. Danışman. Yaz kampı idarecisi. Rehber. Öğütçü. Müsteşar. Avukat.

Counsellor at law : Dava vekili. Avukat.

Counsellors : Danışman. Rehberler. Yaz kampı idarecisi. Elçiden sonraki diplomat. Müşavir.

Embassy counsellor : Elçilik müşaviri.

Financial counselling : Parasal işler için tavsiye.

Sexological counselling : Çiftlere seks yaşantılarını geliştirmeleri için verilen tavsiye. Seksolojik nasihat.

Family counselling : Aile nasihatı. Aile öğüdü. Aile terapisi.

Counsel for the defense : Davalı avukatı. Savunma avukatı.

İngilizce Counselled Türkçe anlamı, Counselled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Counselled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sermonizing : Nasihat etme. Nasihat verici. Söylev vermek. Vaaz etme. Vaaz çekmek.

Counseled : Maksat. Tavsiye etmek. Nasihat vermek. Tavsiye. Öğütlemek. Önermek. Salık vermek.

Be a father to : Göz kulak olmak. Nasihat vermek. Büyütmek. -e baba olmak (genellikle biyolojik). Bir baba gibi davranmak. Korumak.

 

Advising : Bildirmek. Fikir vermek. Uyarmak. Tavsiye etmek. Öğütlemek. Tavsiye etme. Tavsiye edici.

Counsel : Tavsiye. Avukat. Nasihat vermek. Öğütlemek. Öneri. Salık vermek. Önermek. Tavsiye etmek.

Counselor at law : Dava vekili. Avukat.

Sermonize : Söylev vermek. Vaaz vermek. Nutuk atmak. Vaaz çekmek. Nutuk çekmek.

Exhort : Hareretle öğütlemek. Teşvik etmek. Uyarmak. Yüreklendirmek. Tavsiye etmek. Hararetle öğütlemek. Cesaret vermek. Tembih etmek.

Advise : Bildirmek. Fikir vermek. Öğütlemek. Haber vermek. Danışmak. Uyarmak. Tavsiye etmek.

Exhorting : Tavsiye etmek. İkaz etme. Akıl öğretme. Teşvik etme. Tembih etmek. Yüreklendirmek. Yüreklendirme. Uyarma. Uyarmak. Cesaret vermek.

Counselled synonyms : give advice to, exhorted, admonishing, sermonise, exhorts, advocate, counselor, advises, attorney, sermonizes, admonishes, pleader, recommend, recommends, sermonized, admonish, counsels, lawyer, supervisor, advise on.