Courtyard türkçesi Courtyard nedir

Courtyard ile ilgili cümleler

English: Our client wants to build a house with an internal courtyard in order to avoid unwelcome gazes from the outside.
Turkish: Müşterimiz dışarıdan istenmeyen bakışları önlemek amacıyla iç avlusu olan bir ev inşa etmek istiyor.

Courtyard ingilizcede ne demek, Courtyard nerede nasıl kullanılır?

Courtyards : Avlular. Avlu.

Court ballet : Saray baleti. Saraylara özgü bale.

Court below : Alt mahkeme. Bidayet mahkemesi. İlk yargılık. İlk derece mahkemesi (hukuk terimi). Asliye mahkemesi.

Court card : Resimli iskambil kağıdı. Surat.

Court case : Dava.

Court martial : Divanıharp. Askeri mahkeme. Askeri mahkemede yargılamak. Divanı harp. Askerı mahkeme.

Court fees : Yargılama giderleri. Adli takibat masrafları. Mahkeme harçları. Adli takibat harçları. Mahkeme hizmetlerinden yararlanmak için ödenen ücret. Mahkeme masrafları.

Court death : Ölümüne susamak.

Court day : Duruşma günü. Mahkeme tarihi.

Court file : Dava dosyası. Mahkeme dosyası.

İngilizce Courtyard Türkçe anlamı, Courtyard eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Courtyard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dooryards : Ön bahçe. Ön avlu.

Atrium : Orta avlu. Kemeraltı. Orta avlu (roma). Sağ kulakçık ve sol kulakçık olmak üzere iki bölmeden meydana gelmiş yüreğin ön iki odası. Amfiyoksüslerde, yutağı çevreleyen ve ektoderm ile astarlanmış boşluk. peribranşiyal boşluk. Kalpteki kulakçıklardan biri. Atriyum. Kulakçık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Forecourt : Giriş avlusu. Pompa alanı (benzin istasyonlarında). Fileye yakın olan oyun alanı bölümü. Ön avlu.

Garths : Bent. Çayırlık arsa.

Garth : Bent. Küçük bahçe. Çayırlık arsa.

Existences : Varoluş. Varoluşçuluk. Varlık. Yaşayış biçimi. Ömür. Vücut. Mevcudiyet. Olma. Yaşam.

Building : Yapım. İnşa. Yapı. Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. Kurma. Bir yapının yapılması eylemi. Dikinti. İnşaat. Bina. İnşaatçılık.

Existence : Ömür. Varlık. Yaşam biçimi. Durmuş. Varoluş. Vücut. Var oluş. Yaşayış biçimi. Mevcudiyet. Yaşam.

Bailey : Şatonun dış avlusu. Ceza mahkemesi binası. Kolorado eyaletinde şehir. Merkez cinayet mahkemesi. Dış kale. Kale avlusu. Hisar dış duvarı. Şato dış avlusu. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Dış kale duvarı.

Backyard : Arka bahçe. Evin arkasındaki bahçe. Arka avlu.

Courtyard synonyms : parvis, food court, court, food and drink, courtyards, lifetime, area, living, dooryard, movement, esse, bio, liveliness, life, backyards, livings, lifetimes, forecourts, cloister, door yard, lives, atria, biosis, atriums, lining, loggia, edifice.

Courtyard ingilizce tanımı, definition of Courtyard

Courtyard kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A court or inclosure attached to a house.