Avlu nedir, Avlu ne demek
Avlu; kökeni rumca dilinden gelmektedir.
"Avlu" ile ilgili cümleler
- "Yüksek, sur gibi kalın duvarın ardındaki küçük avluya kunt demir kapıdan girilirdi." - A. Kutlu
Yerel Türkçe anlamı:
Koridor, hol.
Kiler.
[Bakınız: avıl]
Evlerin bodrum, ya da zemin katındaki salon.
Havlu, peşkir
Kışlık küçük evlerin karşısında büyük yazlık ev.
Ağıl.
Bahçelerin etrafına ağaç ve ince dallardan yapılmış olan çit, engel.
Evin bodrum ya da zemin katındaki sofa.
Köyün yakınındaki çok verimli tarla,
Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:
(Mimarlık) Bir yapının ortasında, önünde ya da arkasında duvarlarla çevrili üstü açık alan, yer. Yapının ortasında bulunursa buna içavlu denir. a. bk. atriyum, revaklı avlu.
İngilizce'de Avlu ne demek? Avlu ingilizcesi nedir?:
courtyard
Avlu hakkında bilgiler
Avlu, yapıların orta kısmında bulunan, tercihe göre üstü açık ya da kapalı olan geniş bölümdür. Mimarlıkta atriyum olarak da adlandırılır. Türk mimarîsinde avlular genel olarak üstü açık şekilde bırakılır. Eve giriş kapısı avluya açılır. Özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da görülen avlu geleneği genellikle önemli kişilerin evlerinde görülür. Birçok avluda süs havuzu bulunur. Avlular çocukların oyunlar oynadığı, yaz günlerinde yemeklerin yendiği, eğlencelerin düzenlediği yerlerdir. Törenler avluda düzenlenir, dinî bayramlarda kurban, avluda kesilir. Avrupa mimarlığında avluların üzerinin cam ile kapatıldığı da olur.
Avlu (atriyum) terimi sadece evler için değil, fabrika ve alışveriş merkezlerindeki orta boşluklar için de kullanılır. Bu tür alanlarda merdivenler, asansörler, ana giriş kapısı avluya açılır.
Camilerde bir dış avlu (harim), bir de iç avlu (harem) yapılır. Dış avlu, camiyi mahalle yapılarından yüksek duvarla ayırır. Bu duvarlar demir parmaklıklı pencereler ve birkaç yerde kapılardan oluşur. Bazı kapılar dar ve zincirlidir. Zeminin eğimli olduğu yerlerde avluya merdivenle çıkılır. Süleymaniye Camii örneğindeki gibi dış avlunun taçkapısı anıtsaldır. Yenicami gibi örneklerde ise şehrin zamanla genişlemesi yüzünden dış avlu kaldırılmıştır. Genellikle bu dış avlularda yaşlı ağaçlar vardır. Dış avlu zemini topraktır. (Arseven, 222)
İç avlu ise, cami binasına bitişik, etrafı kemerli kubbeli revaklarla çevrili, ortasında şadırvan bulunan mekandır. İç avlunun bir taçkapısı (portal) ve yan kapıları vardır. Döşemesi, mermerdir. Revakların duvarlarında iki sıra pencere bulunur, alt sıra kapaklıdır üst sıra sabit alçı revzendir.
Avlu ile ilgili Cümleler
- Tony ve annesi çiftliğe geldiler ve çiftlik avlusunda yürüdüler.
- Avluda zavallı küçük bir kedi bulduk.
- Ali avlusunda bazı çiçekler ekti.
- Avlumda küçük bir meyve bahçem var.
- Büyükannem avlusundaki otları çekiyordu.
- Komşunun oğlu avlunun bütün bitkilerini kırdı.
- Kirli köpeğin avluya gittiğini gördüm.
- Müşterimiz dışarıdan istenmeyen bakışları önlemek amacıyla iç avlusu olan bir ev inşa etmek istiyor.
- Ali büyük avlulu ve beyaz bahçe çitli bir ev istiyor.
- Köpeğimi avludaki ağaca bağladım.
Avlu anlamı, kısaca tanımı:
Orta : Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. İyi ile kötü arasındaki durum. Orantı. Ne büyük ne küçük, midi. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Yeniçeri Ocağında tabur. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Ne uzun ne kısa, midi. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan.
Duvar : Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Sonuç alınamayan yer. Engel.
Çevrili : Dönük. Çevrilmiş, kuşatılmış.
Kalan : Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı. Kalma işini yapan.
Hayat : Balkon. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü. Sundurma. Canlı, sağ olma durumu. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Yazgı. Yaşam. Meslek. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Geçim şartlarının bütünü. Avlu. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa.
Hanay : Sofa, hol. Avlu. İki ve daha çok katlı ev.
Tercih : Yeğleme.
Kapalı : Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). İçe dönük yaradılışta olan. Bulutlu, karanlık (hava). Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Gizli, saklı. Başı örtülü (kadın). Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem.
Geniş : Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Çok. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı. Eni çok olan, enli, vâsi. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat.
Bölüm : Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Çağ, devir.
Avlu içi : Avlu, evlerin küçük bahçesi.
Avlu süzgeci : Avlu ve bahçelerdeki yerüstü sularını akaca akıtan ağızlık.
Avluburun : Kocaeli şehri, Derbent nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Avluca : Giresun ili, Espiye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Samsun ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Sinop ilinde, Saraydüzü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Avluk : İşkembe.
Avlukcu : Başkasından geçinen, avantacı.
Avlum : Ay ağılı, hale bk. avla (I)- Daire. Ayakyolu, hela.
Avlumbaz : İn, mağara.
Avlumpa : Kişilerin daire şeklinde durmaları.
Avlunlar : Tokat ilinde, Gökdere nahiyesine bağlı bir yer.
Diğer dillerde Avlu anlamı nedir?
İngilizce'de Avlu ne demek? : n. courtyard, court, dooryard, forecourt; quad, quadrangle, yard; atrium; Garth
Fransızca'da Avlu : cour [la], préau [le], vestibule [le]
Almanca'da Avlu : n. Hof, Innenhof, Vorhalle
Rusça'da Avlu : n. двор (M)


Bu kısımda Avlu nedir? Avlu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Avlu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Avlu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.