Covenanter türkçesi Covenanter nedir

  • Yazılı taahhütte bulunan kimse.
  • Sözleşme yapan kimse.

Covenanter ingilizcede ne demek, Covenanter nerede nasıl kullanılır?

Covenanters : Sözleşme yapan kimse. Yazılı taahhütte bulunan kimse.

Covenanted : Sözleşmeli.

Covenanted employee : Sözleşmeli çalışan.

Covenantee : Bir akitle kendisine taahhütte bulunulan kimse. Taahhüt sahibi. Resmi anlaşma ile bir sözü kabul eden kimse.

Uncovenanted : Taahhüt edilmemiş. Söz vermemiş. Garanti edilmemiş. Söz verilmemiş.

Blood covenant : Özellikle işleyim-öncesi toplumlarda bireylerin, toplumsal küme temsilcilerinin, kol ya da parmaklarını azıcık keserek akıttıkları kanlarını birbirlerininkiyle karıştırmaları ya da karşılıklı olarak emmeleri yoluyla aralarında oluşturdukları, karşılıklı yükümlülükler doğuran bir dayanışma biçimi. Kan kardeşliği.

Ark of the covenant : Çöl dolaşması sırasında israilliler tarafından taşınmış olan ve daha sonrasında tapınağa konan ve tanrı'nın varlığını temsil eden sandık. Ahit sandığı.

Covenant of the league of nations : Milletler cemiyeti sözleşmesi. Milletler cemiyeti'nin ilke ve amaçlarının belirtildiği anayasa.

Everlasting covenant : Sürekli teminat. Ebedi kontrat veya anlaşma.

Covenant : Söz vermek. Anlaşmak. Vaat etmek. Uzlaşmak. Anlaşma. Mukavele yapmak. Tüzük. Ahdetmek. Akdetmek. Vadetmek.

 

İngilizce Covenanter Türkçe anlamı, Covenanter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Covenanter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pledge : Güvence. Söz vermek. Taahhüt etmek. Kefalet vermek. Söz. Tutu. İşaret. Vaat etmek. Sağlığına kadeh kaldırmak. Vadetmek.

Bat mitzvah : Yahudilerde yaş kutlaması. Musevi kızların belli bir yaşa gelişleri töreni.

Agreement : Karşıtlar arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması yoluyla birlik sağlama. uygulanacak işlerde tartışma yoluyla bir bütünlük ve birliğe varma. Uyuşma. Bir ölçer ya da ölçekle tutumları ölçülen kişilerin, herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimseyerek onaylamaları durumu, bk. uyuşma. İttifak. Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı kişinin yanıtları arasındaki benzeşme ya da uygunluk. Kontrat. Anlaşma. Mukavele. Akit. Uzlaşma.

Plight : Kötü durum. Vaade bulunmak. Sözlenmek. Ciddi durum. Bağlılık sözü. Vaat. Hal. Durum. Söz. Söz vermek.

Confirm : Desteklemek. Teyit etmek. Sağlama bağlamak. Tasdik etmek. Onaylamak. Kuvvetlendirmek. Kiliseye kabul etmek. Dinsel tören yapmak. Doğrulamak. Takviye etmek.

Bar mitzvah : Yahudilerde yaş kutlaması. (yahudilerde) yetişkinliğe kabul töreni. Yetişkinlik ve dini sorumluluk yaşına (13 yaş) erişmiş musevi erkek çocuk. Bu olayın kutlandığı tören.

Understanding : Akıl. Bir kavramın öğelerini birleştirerek anlamlı bir bütün oluşturma ya da bir simge, söz ya da anlatımın anlamını kavrama. Anlama yetisi. İzan. Kavrayış. Bilgi. Akıllı. Anlama. Anlık. Halden anlar.

Covenanter synonyms : covenanters.

Covenanter ingilizce tanımı, definition of Covenanter

Covenanter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who makes a covenant.