Understanding türkçesi Understanding nedir

  • Kavrayış.
  • Akıllı.
  • İzan.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Halden anlar.
  • Kafalı.
  • Halden anlayan.
  • Bilgi.
  • Bir kavramın öğelerini birleştirerek anlamlı bir bütün oluşturma ya da bir simge, söz ya da anlatımın anlamını kavrama.
  • Anlama.
  • Anlayış.
  • Anlaşma.
  • Anlık.
  • Uzlaşma.
  • Zeki.
  • Fikir.
  • Vakkaflık.
  • Akıl.
  • Usavurma, yargılama ve anlama gücü. duyu ve istençten ayrı olarak düşünülen bilme yetisi. kavrayış gücüyle ilgili görevlerin tümü. bir kimsenin yaşayışı boyunca edindiği anlayışların toplamı.
  • Anlayışlı.
  • Anlama yetisi.
  • Karşılıklı anlayış.

Understanding ile ilgili cümleler

English: Before understanding the situation clearly, he hastily gave his opinion.
Turkish: Meseleyi daha tam anlamadan, alelacele fikrini söyledi.

English: Ali says that he has no trouble understanding Mary's French.
Turkish: Ali Mary'yi Fransızca anlamakta zorlanmadığını söylüyor.

English: Believing in your heart is more important than understanding with your mind.
Turkish: Kalbinden inanmak zihninle anlamaktan daha önemlidir.

English: As cultural exchange continued between the two countries, their mutual understanding became even deeper.
Turkish: İki ülke arasında kültürel değişim devam ederken, onların karşılıklı anlayışı daha da derinleşti.

 

English: At first, I had difficulty understanding people when they spoke too fast.
Turkish: Başlangıçta, çok hızlı konuştukları zaman insanları zorlukla anlardım.

Understanding ingilizcede ne demek, Understanding nerede nasıl kullanılır?

Understanding person : Anlayışlı insan. Karşısındakinin duygularını anlayabilen ve sempari duyabilen kimse.

An understanding was reached : Uzlaşma sağlandı. Anlaşma sağlandı. Herkes aynı düşünceleri paylaştı.

Come to an understanding with : Anlaşmaya varmak.

Be understanding : Halden anlamak. Anlaşılmak. Belli olmak. Anlayışlı olmak.

Better understanding : Daha iyi anlayış. Daha iyi kavrayış. Daha derinlemesine anlayış.

Delicate fabric of understanding : Üzerine ilişkilerin kurulu olduğu kırılgan iletişim ağı.

Understandings : Şart. Uzlaşma. Uyuşma. Kavrama. Hissetme. Zeka. Anlaşma. Anlayış. Anlama. Kavrayış.

Lack of understanding : Anlamazlık. Anlayışsızlık.

Misunderstandings : Yanlış anlama. Anlaşamama. Yanlış anlaşılma. Geçimsizlik.

Come to a mutual understanding : Uzlaşmak.

İngilizce Understanding Türkçe anlamı, Understanding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Understanding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concept : Kavram. Genel düşünce. Tasavvur. Bir olay, nesne, durum ya da koşula, ayrıtsal özelliklerini bireştirerek kavranabilirlik kazandıran düşünsel bütünlük. Telakki. Konsept. Dünyadaki nesnelerin, durumların, hareketlerin ve tasavvurların dildeki ifadesidir. kavramın değeri, niteliği aynı dili konuşan kimselerce aşağı yukarı aynıdır: ekmek, su, susuzluk, tembellik, delikanlı, dörtnala, tutumlu vb. Mefhum. Genel kavram.

 

Intellect : İdrak kabiliyeti. Müdrike. Zihin gücü. Bilincin, algılama ve düşünme görevini yerine getiren bölümü zihinsel yetilerin tümü. bellek. Zeki kimse. Kavrayım. İntelekt. Zeka.

Acuter : Dar. İlerlemiş. Sivri. Şiddetli. Akut. Keskin. Ağır. Aşırı. Güçlü.

Appreciation : Beğenme. Artma (bir şeyin değeri). Esnek kur sisteminde, bir ülkenin ulusal parasının diğer ülke ulusal parası karşısında değerli hale gelmesi. tahvil, hisse senedi, bina, arsa, arazi vb. iktisadi varlıkların piyasa fiyatlarındaki artış. İdrak. Paha biçme. Değerlenme. Zevk alma. Değerlendirme. Takdir. Değerini bilme.

Conspiracy : Tezgah. Komplo. Kumpas. Suikast. Gizdüzen. Kötü amaçla yapılan gizli anlaşma. Gizli anlaşma.

Astipulation : Mutabakat.

Insight : Sezgi. Bir şeyin iç yüzünü çabuk kavrama yeteneği. Kavrama. Bir şeyin iç yüzünü kavrama. İçgörü. İçyüzünü anlama. Bir görüşmede görüşmecinin bilinçsiz ve örtük anlatımları kavrama ve bunları bilinç düzeyine çıkarma yeteneği.

Cc : Carbon copy. Küp ölçü birimi (santimetreküp). Karbon kopya.

All there : Kafası ve gücü yerinde. Aklı başında. Aklı ve gücü yerinde.

Abulia : Kayıtsızlık. İrade kaybı. Abulya. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İrade yitimi. İstenç yitimi. İstem yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Abuli.

Understanding synonyms : fair trade agreement, suicide pact, gentlemen's agreement, severance agreement, conveyance, compromise, attitudes, agreement, fathomed, abnormal child, cute, cleverest, tricentenary, cannier, intelligence, chumps, sales agreement, convention, bean, give and take, sale, accustoming, fleetings, conceiting, transiently, apt, astute, advices, realisations, instantaneous, brainstorm, brainier, bacon rind.

Understanding zıt anlamlı kelimeler, Understanding kelime anlamı

Incomprehension : Akıl almama. İdrak eksikliği. Kavrayamama. Anlayamama. Anlamazlık. Anlayışsızlık.

Understanding antonyms : unperceptive.

Understanding ingilizce tanımı, definition of Understanding

Understanding kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Explanation. Knowledge. Comprehension. Intelligent. As, he is an understanding man. Knowing. Interpretation. Skillful. The act of one who understands a thing, in any sense of the verb. Discernment.