Insight türkçesi Insight nedir

  • Bir şeyin iç yüzünü kavrama.
  • Anlama.
  • Sezme.
  • İçyüzünü anlama.
  • İçgörü.
  • Bir şeyin iç yüzünü çabuk kavrama yeteneği.
  • Sezgi.
  • Kavrama.
  • Kavrayış.
  • Bir görüşmede görüşmecinin bilinçsiz ve örtük anlatımları kavrama ve bunları bilinç düzeyine çıkarma yeteneği.
  • Anlayış.

Insight ile ilgili cümleler

English: Compared to his father, he lacks insight.
Turkish: Babasıyla karşılaştırıldığında, basiretten yoksundur.

English: Human beings often lack insight into their own faults and failings.
Turkish: İnsanoğlu çoğunlukla kendi hatalarına ve başarısızlıklarına karşı iç görüden yoksundur.

English: Ali is insightful.
Turkish: Ali anlayışlıdır.

English: Sentences bring context to the words. Sentences have personalities. They can be funny, smart, silly, insightful, touching, hurtful.
Turkish: Cümleler kelimelere içerik getirir. Cümlelerin kişilikleri vardır. Onlar komik, akıllı, aptal, anlayışlı, dokunaklı, incitici olabilirler.

English: I appreciate your insights.
Turkish: Ben anlayışlarını takdir ediyorum.

Insight ingilizcede ne demek, Insight nerede nasıl kullanılır?

Gain insight into : İç yüzünü anlamak. Anlayabilme kabiliyeti kazanmak (durum, kişi, makine, vs.). Künhüne varmak.

Gain insight : Anlamak. Fikir sahibi olmak. Bilgelik kazanmak.

 

Insightful : Kavrayan. Bilgisi olan. Kavrayışlı. Anlayan. Anlayışlı. Algılaması güçlü. Kavraması güçlü. Algılayan. Bilgili. Anlayış gösteren.

Insightfulness : Algılamada kuvvetlilik. Anlayışlılık. Kavrayışlılık.

Insights : Kavrayış. Anlama. İçyüzünü anlama. Kavrama. Anlayış. Bir şeyin iç yüzünü çabuk kavrama yeteneği. Sezgi. İçgörü. Bir şeyin iç yüzünü kavrama. Sezme.

Insignificance : Manasızlık. Önemsizlik. Değersizlik. Ehemmiyetsizlik. Anlamsızlık.

Insigne : Şeref nişanesi. Nişan. Amblem. Bröve. Simge. Rozet. Rütbeyi gösteren işaret.

Insignias : İğaretler. Alamet. Rütbe işaretleri. İşaretler. Sembol. Nişanlar. İşaret.

Insignificant : Küçük. Cavalacoz. Naçiz. Anlamsız. Pek az. Cüzi. Manasız. Değersiz. Silik. Hafif.

Insignificantly : Önemsiz olarak. Çok küçük ölçüde.

İngilizce Insight Türkçe anlamı, Insight eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Insight ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flash : Çakmak. Ani ışık. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çarpıcı çekim. Böbürlenmek. Flaş. Yıldırım haber. Magnezyumla ya da elektronik düzenle çalışan, son derece kısa sürede çok güçlü ışık verip sönen ışıtaç. (fotoğrafçılıkta çok sık kullanılan bu ışıtaç, aşırı hız sinemasında konuyu düzenli aralıklarla aydınlatmada kullanılır). Çok hızlı hareket etmek. Aydınlatmak.

Understanding : Anlaşma. Bilgi. Akıllı. Anlama yetisi. Bir kavramın öğelerini birleştirerek anlamlı bir bütün oluşturma ya da bir simge, söz ya da anlatımın anlamını kavrama. Zeki. Vakkaflık. Karşılıklı anlayış.

 

Precognition : Önsezi. Geleceği görme. Önbiliş. Önceden bilme. Ön soruşturma. Prekognisyon. İlk soruşturma. Önceden haberdar olma.

Comprehension : Havsala. Akıl. Bir olay ya da durumu geniş kapsamlı ve derinliğine kavrama yeteneği. İdrak. İzan. İçlem. İrfan.

Composition : Batkı sözleşmesi. Yazı. Düşüncelerin seçilmesi, sıraya konması, geliştirilmesi ve yazılı ya da sözlü olarak düzgün bir biçimde anlatılması işi. birtakım öğeleri bir bütün elde etmek amacıyla birleştirme, kaynaştırma işlemi ya da sanatı. öğrencilere anadillerini doğru, etkili ve güzel bir biçimde konuşup yazmayı öğretmek amacıyla orta dereceli ve yüksek okullarda okutulan ders. Eğitim, fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir kimyasal bileşiği oluşturan öğelerin ya da daha yalın bileşiklerin nicel değeri. Yapıt. Bestecilik. Dizgi. Tasarım. Anlaşma.

Anticipations : Bekleme. Önceden yapma. Önceden tahmin etme (bir şeyin olabileceğini). Umma. Önceden tahmin edip ona göre davranma. Beklenti. Tahmin. -den önce davranma. Öngörü.

Realization : Sayışımların, vergilerin belirtilmesi, çoğalma, meydana gelme. Bir alacak hakkının doğması. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gerçekleşme. Gerçekleştirme. Teeyyüt. Farkına varma. İdrak.

Penetration : İçe işleme. Delme. İçine işlemek, içine girmek, içinden geçmek. Keskinlik (göz). İyice anlama. Penetrasyon. Etki. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Zeka.

Perspicacity : Keskin zeka. Kesinlik. İdrak.

Cognation : Kan hısımlığı. Aynı kökten gelme. İdrak. Aynı soydan gelme. Anne tarafından akrabalık. Akrabalık. Aklın bilme gücü. İdrak yeteneği.

Insight synonyms : intelligence, instinct, light, discernment, brainwave, finding out, flairs, cinch, discovery, appreciation, concept, divination, clear headedness, insights, conception, breakthrough, consciousness, cinching, apprehensiveness, intellection, divinations, fathom, perception, esthesis, cinches, chuck, savvied, acumen, realizations, realisation, clenching, brainstorm, find.

Insight ingilizce tanımı, definition of Insight

Insight kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Frequently used with into. Introspection. A deep inspection or view. A sight or view of the interior of anything.