Sezgi nedir, Sezgi ne demek

  • Sezme yeteneği, feraset.
  • Gerçeğin deneye veya akla vurmadan doğrudan doğruya kavranması

"Sezgi" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ama sezgi dünyamın büsbütün de yitirişlere yol açmadığını biliyorum." - A. Ağaoğlu

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Deney yapmadan ya da usavurmadan bir kavramı, bir genellemeyi doğrudan doğruya anlayıverme.

Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş ya da olacak bir şeyi kestirme anıklığı.

Felsefi anlamı:

Bir şeyin birden açılması.

->Gidimli düşünmenin usavurmanın tersine, bir bütünün bir bakışta dolaysız kavranması; varlıkları bize kendilerinde olduğu gibi açan bilgi; dolaysız kavrama; bir anda yakalama; sezme, sezip keşfetme. Bergson'da: Gerçeği kavrama yetisi; bir anda yakalama, kavrama, sezme, sezip keşfetme. Sezgi, içgüdü ve anlağın bir bireşimidir, gerçeği birden kavramada içgüdüden yararlanır, anlak da içgüdüde uyku halinde olan bilinci uyandırır ve onu tutkularından kurtarır; öyleyse sezgi, kendi bilincine varmış içgüdüdür.

(Lat. intuitio-intuitus < in-tueri = içini görme) :

Bir bağlantının birden, doğrudan doğruya, aracısız bulunması (keşfedilmesi), yakalanması.

Sosyoloji'deki anlamı:

Bir araca, mantıksal bir önhazırlığa gerek kalmadan, doğruyu dolaysız olarak kavrama yetisi.

 

Sezgi isminin anlamı, Sezgi ne demek:

Erkek ismi olarak; Sezme, anlama yeteneği, seziş. Kız ismi olarak; Sezme, anlama yeteneği, seziş.

Bilimsel terim anlamı:

Yargılama ya da düzenli bir düşünce söz konusu olmadan kişinin edindiği bir düşünü ya da yargı.

Bir bilgi sağlama sürecinde örtük anlatımları ve açıkça dile getirilmeyen konuları kavrama ya da görünüşlerin derinliğine inme yolu, yetisi.

İngilizce'de Sezgi ne demek? Sezgi ingilizcesi nedir?:

intuition

Fransızca'da Sezgi ne demek?:

conception, préjugé

Sezgi hakkında bilgiler

Sezgi; felsefe, mistisizm, ezoterizm ve farklı öğreti sistemlerinde farklı anlamlarda kullanılan terim.

En genel anlamıyla, gerçekliği dolaysız olarak içten ya da içeriden kavrayabilme, tanıyıp bilme yetisi. Adım adım ilerleyen gidimli düşünmenin ya da bir takım uğraklardan geçerek yol alan akıl yürütmenin tersine, bir şeyi doğrudan doğruya algılayıp kavrama; bilinçli bir düşünme ve yargıya varma süreci olmaksızın doğrudan, aracısız gerçekleşen anlama ya da bilme; hiçbir çıkarıma dayanmaksızın, dolaysız bir biçimde bilgiye ulaşma yordamı.

Başka bir deyişle, önermelerden başka önermelere yönelerek, mantıksal yolla çıkarımlar yaparak ilkelerden sonuca ulaşan, tek tek parçalardan bütünlüğü olan bir düşünce oluşturan gidimli düşünme yoluna karşı, doğrudan ya da aracı kullanmaksızın düşünce kuran, bütünü bir kerede, bir bakışta tümüyle ele geçiren, şeylerin özüne dolaysız bir biçimde, doğrudan doğruya ulaşan, şeyleri tüm bir devingenliği içinde bütünlüklü kavrayan içten duyma yolu.

 

Sezgi ile ilgili Cümleler

  • Sezgileri gerçekten kuvvetli bir insan bütün bir durumu sadece birkaç ipucuyla çözebilir. Bu olmak istediğim kişi türüdür.
  • Bir kadının sezgisini asla küçümseme.
  • Sezgilerime güveniyorum fakat ya yanlış yaparsam biri üzülürse.
  • Sezgilerine güvenmiyor musun?
  • O onun yalan söylediğini sezgisel olarak biliyordu.
  • Sezgilerin doğruydu.
  • Sezgilerin yanlıştı.
  • Böyle şeyler konusunda sezgilerim kuvvetlidir.
  • Sezgisel olarak, onun yalan söylediğini biliyordu.
  • Sezgilerinize güvenin.
  • Tom'un sınavı geçmeyeceğine dair içgüdüsel bir sezgim var.
  • Senin sezgilerin yanlış.
  • Senin sezgilerin hep çok kuvvetliydi değil mi?
  • Gabriel Roiter ölçüsünü tanımlamak için daha sezgisel olabilen ikinci bir yol vardır.

Sezgi kısaca anlamı, tanımı:

Sezgicilik : Bilginin sezgiyle elde edilebileceğini savunan öğretilerin genel adı.

Sezgili : Sezgi ile edinilen, sezgiye dayanan.

Sezgisel : Sezgili.

Sezme : Sezmek işi.

Feraset : Anlayış, seziş, sezgi. Zekâ.

Deney : Deneyim, tecrübe. Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılmış olan işlem, tecrübe.

Vurma : Vurmak işi.

Felsefe : Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi. Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması. Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü. Bir konuda soyut düşünüş. Dünya görüşü.

Mistisizm : Bir konuda en üst derecede bulunabilme tutkusu. Gizemcilik.

Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.

Sezgi merkezci çevre etiği : Sezgi sahipliği, hissedebilme ve algılayabilme yeteneğinin sahip olunan “hakları” belirlemede başlıca belirleyici olduğunu savunan görüş, sentiyosentrik çevre etiği.

Sezgici : Sezgicilik öğretisini benimseyen.

Sezgici mantık : Çifte değilleme ile üçüncünün olmazlığı kurallarını geçersiz sayan bir mantık dizgesi.

Sezgici usbilim : İkil olumsuzlama ve üçüncünün olmazlığı ilkelerini geçersiz sayan usbilim dizgesi.

Sezgin : Duygulu. İyi ve kötüyü birbirinden ayırt edebilen ve davranışlarını bu açıdan yürütebilen kişi. Bir erkek ismi olarak anlamı; Sezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı. Bir kız ismi olarak anlamı; Sezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı.

Sezginay : Bir kız ismi olarak anlamı; Sezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı. Bir erkek ismi olarak anlamı; Sezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı.

Sezginbaş : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Sezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı.

Sezgisel kümeler kuramı : Kümeleri, biçimsel olmayan bir dille, belli ilksavlara dayanmaksızın inceleyen matematik bölümü. || Böyle bir yaklaşım çelişmelere yol açmıştır.

Sezgisel öğrenme : Türlü ipuçlarının amaçla olan ilişkilerinin, ya da bir sorunun öğeleri arasındaki bağların sezgileme yoluyla kavranılarak öğrenilmesi.

Sezgisel tip : (Jung) Düşüncelerinde sezgiye geniş ölçüde yer veren kişi.

Diğer dillerde Sezgi anlamı nedir?

İngilizce'de Sezgi ne demek? : n. perception, discernment, intuition, feeling, feel, instinct, sentience, acumen, flair

Fransızca'da Sezgi : intuition [la]

Almanca'da Sezgi : n. Intuition

Rusça'da Sezgi : n. ощущение (N), нюх (M), интуиция (F)