Understandings türkçesi Understandings nedir

Understandings ile ilgili cümleler

English: Some conversations clarify mistakes and misunderstandings.
Turkish: Bazı konuşmalar, hata ve yanlış anlamaları açığa çıkarıyor.

English: In order to avoid misunderstandings, they went through the contract again.
Turkish: Yanlış anlamaları önlemek için sözleşmeyi tekrar incelediler.

English: Our friendship is beyond those little misunderstandings.
Turkish: Bizim dostluğumuz o küçük yanlış anlamaların ötesindedir.

Understandings ingilizcede ne demek, Understandings nerede nasıl kullanılır?

Misunderstandings : Yanlış anlaşılma. Anlaşamama. Geçimsizlik. Yanlış anlama.

Understanding person : Anlayışlı insan. Karşısındakinin duygularını anlayabilen ve sempari duyabilen kimse.

An understanding was reached : Herkes aynı düşünceleri paylaştı. Anlaşma sağlandı. Uzlaşma sağlandı.

Come to an understanding with : Anlaşmaya varmak.

Be understanding : Belli olmak. Anlaşılmak. Halden anlamak. Anlayışlı olmak.

Better understanding : Daha iyi kavrayış. Daha iyi anlayış. Daha derinlemesine anlayış.

Memorandum of understanding : İki taraf arasında imzalanmış ön anlaşma ve gelecekteki yükümlülükleri gösteren belge. Mou. Mutabakat beyannamesi. Mutabakat anlaşması. Mutabakat zaptı. Mutabakat muhtırası. Mutabakat tutanağı. Anlaşma memorandumu. Mutabakat bildirisi. İyi niyet sözleşmesi.

 

Misunderstanding : Anlaşamama. Karışıklık. Yanlış anlaşılma. Anlaşmamazlık. Anlaşmazlık. Bir soru ya da sınarda yanıtlayıcının kişisel deneyim, bilgi ve ilgi alanı dışında kalan, özel anlamlı, uygun bağlam ve biçimde kullanılmayan sözcük, terim, deyim ve anlatımların beklenenden değişik anlaşılması. Yanlış anlama. Geçimsizlik.

Come to a mutual understanding : Uzlaşmak.

Lack of understanding : Anlamazlık. Anlayışsızlık.

İngilizce Understandings Türkçe anlamı, Understandings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Understandings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gray matter : Gri madde. Doku. Beyin. Akıl. Kafa veya beyin. Boz madde. Beynin merkezindeki gri yapı.

Chuck : Fırlatma. Torna bağlama aynası. Bırakmak. Çenesini okşamak. Dışarı atmak. Sevimli şey. Sepetlemek. Gıdaklama. Terketmek.

Appreciations : Minnettarlık. Değer kazanma. Teşekkür. Takdir. Değerlendirme. Paha biçme. Değerlendirmeler. İdrak. Değerlenme.

Cinching : At kolanı. Oyuncak. Çok kolay şey. Çocuk oyuncağı. Çantada keklik. Elde bir. Kolay iş. Sımsıkı sarmak. Kolayca takmak.

Sensing : Atım kıymetlendirmesi. Kıymetlendirme. Hissetme eylemi. İdrak. Algılama. Algı.

Axes : Eksenli. Eksen. Mihver. Eksenler.

Accord : Uyum sağlamak. Uyum. Anlaşmak. Ahenk vermek. Mutabakat. Uymak. Bağdaşmak. Uygunluk. Uzlaşmak.

Concept : Telakki. Konsept. Kavram. Sözcüklere gerçek anlamlarını vermek ve bunlar aracılığıyla düşünmek, olayların ve süreçlerin özünü kavrayıp temel yanlarına ve özelliklerine ilişkin genellemeler elde etmek olanağını sağlayan, nesnel çevrenin insan düşüncesindeki yansıma biçimi. Bir olay, nesne, durum ya da koşula, ayrıtsal özelliklerini bireştirerek kavranabilirlik kazandıran düşünsel bütünlük. Mefhum. Genel düşünce. Hayal etme. Fikir. Bir şey üzerinde birçok ayrı algıları kapsayan genel düşünce. bir olay, bir nitelik ya da nicelik üzerinde oluşan zihinsel imge. kaplamı ve içeriği bir im ya da sözle anlatılarak anlam kazandırılan soyut düşünce.

 

Apercu : Bakış. Özet. Kısa özet. Hulasa. Nazar.

Apprehensiveness : Endişelilik. Kaygılı olma eğilimi. Endişelililik. Akıllılık. Vesvese. Endişe. Hassasiyet. Sinirlilik.

Understandings synonyms : knowing, if, brainwave, smattering, conciliation, cognation, arrangement with one, prehension, cleverness, agreeing, alignment, reason, alliance, realisations, axis, knowingness, imperative, qualification, sensation, reach, clenching, provision, ingeniousness, benumbedness, self knowledge, apercus, acumen, condition, savvied, realizations, deepness, perspicacity, amicable settlement.

Understandings zıt anlamlı kelimeler, Understandings kelime anlamı

Incomprehension : Kavrayamama. Akıl almama. Anlamazlık. Anlayışsızlık. İdrak eksikliği. Anlayamama.

Understandings antonyms : unperceptive.