Coventrate türkçesi Coventrate nedir

  • Tek bir hava akını ile bütün şehri yok etmek.

Coventrate ingilizcede ne demek, Coventrate nerede nasıl kullanılır?

Coventrize : Yerle bir etmek. Bombalamak.

Coventry : Connecticut eyaletinde şehir. Dışlamak. İngiltere west midlands'da bir şehir. İngiltere'de şehir. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Rhode ısland eyaletinde yerleşim yeri. İngiltere'de yerleşim yeri. İngiltere'de bir kent.

Send somebody to coventry : Konuşmayı reddetmek. Yüzüne bakmamak.

Send someone to coventry : Selamı sabahı kesmek. Yüzüne bakmamak.

Send to coventry : Zorla el koymak. Konuşmayarak cezalandırmak. Grubun dışında bırakmak. Tekrar ele geçirmek. Haczetmek. Coventry'ye göndermek.

İngilizce Coventrate Türkçe anlamı, Coventrate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coventrate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Change state : Durum değiştirmek.

Pore : Dikkat kesilmek. Katı yapılarda yüzeye açılan küçük boşluk. İncelemek. Derin düşünmek. Dalmak. Por. Gözünü dikmek. Düşünüp taşınmak. Çekirdek kılıfı üzerinde sitoplazmayla nükleoplazma arasında ilişkiyi sağlayan, sekiz çevresel granülle bir merkezi tıkaca sahip özelleşmiş delik yapısı; halkasal lamellerdeki benzer yapılar. böcek yumurtası kabuğunda solunuma yarayan delik biçimindeki yapı. biyolojik yapılardaki çeşitli görevleri olan farklı çaplardaki delikler. Biyoloji, gitar, uzay, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Zoom in : Yaklaştırmak. Yönetmenin, alıcı yönetmenine, alıcının yerini değiştirmeksizin daha dar açılı mercek kullanması için verdiği komut; genellikle optik kaydırma yoluyla sağlanır. Zum yapmak. Darlaştır. Mercek öne. Optik yaklaştırma. Büyütmek. Büyüt. Yaklaştırma. Yakınlaştırmak.

Turn : Heyecan. Dönme. Doğrultmak. Varmak. Devirmek. Çevrilmek. Kıvırmak. Çark etmek. Bozulmak.

Center : Orta. Çevresinde dönüp dolaşmak. Ilımlı politik görüş. Ortalamak (merkezlemek). Bir kentin, tecim ve işgörü etkinliklerinin toplandığı çekirdek kesimi, bk. özbölge, iş özeği, kent özeği. kentsel işlevlerin ve etkinlerin yoğunlaştığı irili ufaklı yerleşim yerleri, kentler. Merkezde toplamak. Odak. Ortaya yerleştirmek. Sente.

Plunge : Dalış. Daldırmak. Dalma. Atılmak. Sokmak. Büyük oynamak (kumar). Batmak. Darmadağın edilmek. Suya dalmak. Dalmak.

Recall : Görevden almak. Hatırlama. Bir görüşmecinin bilgi almak üzere evde ya da yerinde bulamadığı kişilerle görüşebilmek amacıyla ele geçirilemeyen örnekleri genellikle en çok üç kez olmak üzere araması. Azil. Geri gelme işareti ya da emri. Yeniden arama. Geri istemek. Azletmek. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. İptal etmek.

Engulf : Yok etmek. İçine çekmek. Yutmak.

Cogitate : İcat etmek. Düşünmek. Tasarlamak. Kavram yaratmak. Dikkatle düşünmek. Ciddi olarak düşünmek. İyice düşünmek. Enine boyuna düşünmek. Bulmak. Düşünüp taşınmak.

 

Immerse : Suya daldırmak. Sokmak. Gömmek. Batırmak. Suya batırmak. Daldırmak. İçine batırmak.

Coventrate synonyms : cerebrate, listen, think, absorb, take heed, rivet, engross, steep, focus, centre, hear, soak up.

Coventrate zıt anlamlı kelimeler, Coventrate kelime anlamı

Decentralise : Merkezden birkaç yere yetki dağıtmak. Sorumluluğu dağıtmak. Yetki dağıtmak. Bağımsız yönetime geçmek. Ademi merkeziyet sistemi kurmak. Yerel merkezler arasında dağıtmak. Merkezden yetki dağıtmak. İdari yetkileri (merkezi otoriteye ait olan) yerel yönetimler arasında dağıtmak. (ayrıca decentralize).

Decentralize : Bağımsız yönetime geçmek. Sorumluluğu dağıtmak. Ademi merkeziyet sistemi kurmak. Yerel merkezler arasında dağıtmak. Yetki dağıtmak. Merkezden yetki dağıtmak. Merkezden birkaç yere yetki dağıtmak.

Expand : Yaymak. Büyütmek. Açılmak. Dönüşmek. Açmak. Yayılmak. Şişmek. Tevsi etmek. Genişletmek. Genişlemek.

Coventrate antonyms : deconcentrate.