Cover note türkçesi Cover note nedir

  • Teminat.
  • Kuvertür pusulası.
  • Kuvertür belgesi.
  • Teminat belgesi.
  • Geçici sigorta makbuzu.
  • Geçici kuvertür pusulası.
  • Teminat notu.
  • Kuvertür notu.
  • Kuvertür notu veya belgesi.
  • Geçici sigorta.

Cover note ingilizcede ne demek, Cover note nerede nasıl kullanılır?

Cover : Üstünü kapatmak. Kapatmak. Üzerini kapatmak. İstila etmek. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Kılıf. Tecimsel bir işlemde dokuncayı önlemek amacıyla ayrılacak karşılama payı. Karşılık. İçermek. Kapsamak.

Note : Belge. Fatura. Yazıntı. Farketmek. Senet. Nota. Not etmek. Protesto etmek (senet). Bilgisayar, gitar, tarih alanlarında kullanılır. Kağıt para.

Cover a distance : Mesafe almak. Yol kat etmek. Mesafe kat etmek. Mesafa almak. Mesafe katetmek. Uzağa yolculuk yapmak. Uzun yol kat etmek.

Cover annealing furnace : Kapaklı tavlama fırını. Kangal tavlama fırını.

Cover cam : Kapak eksantriği.

Cover charge : Bazı restoranlar veya gece kulüplerinin girişte aldığı fazladan para. Giriş vergini. Giriş ücreti. Lokantalarda servis için alınan para. Servis ücreti.

İngilizce Cover note Türkçe anlamı, Cover note eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cover note ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ensuring : Güvence. Sigortalama. Garanti. Söz. Vaat.

Assurance : Kendine çok güvenme. Kendinden eminlik. Temin. Garanti. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Vaat. Güvence. Kendine güven. Söz.

Guaranty : Garanti altına alma. Rehin. Kefalet. Garantör. Emniyet. Tekeffül etmek. Kefil. Güvence. Garanti.

Guaranties : Rehin. Tekeffül etmek. Güvence. Kefalet. Emniyet. Garantör. Garanti altına alma. Kefil. Garanti.

Gage : Bkz.gauge. Kalibresini ölçmek. Rehin vermek. Ölçmek. Bahis. Düelloya davet için yere atılan eldiven. Ebat. Miktar. Ölçü. Tartmak.

Earnests : Tadım. Ağırbaşlı. İçten. Avans. Pey akçesi. Delil. Hevesli. Ciddi. Kapora.

Guarantying : Garantör. Emniyet. Tekeffül etmek. Garanti altına alma. Rehin. Güvence. Garanti. Kefalet.

Down payment : Borcun bir bölümünün veya tamamının vadesi gelmeden ödenmesi. genellikle birbirini çok iyi tanıyan dışalımcı ve dışsatımcı arasında yapılan ve mal bedelinin malın fiili dışalımı veya dışsatımından önce yapılan ödeme biçimi. Ön ödeme. Pey akçesi. Konut bankalarından ya da konut ödenci veren öteki kuruluşlardan ödünç almaya hak kazanabilmek için, bir kimsenin, bu kuruluşlara yatırması ve orada bir süre tutması gereken belli nicelikteki para. Peşin ödeme. Kapora. Depozito. İlk ödeme.

Hostage : Tutak. Tutsak. Rehin olarak tutulan kimse. Rehin. Rehine.

Caution money : Geçici teminat. Geçici inanca olarak yatırılan para ya da bankalarca geçici inanca karşılığı verilen yazılım. Muvakkat teminat. Depozito. Teminat parası. Geçici inanca. Kefalet.

Cover note synonyms : bd, assurances, earnest, hostages, gaging.