Coyote türkçesi Coyote nedir
- İnsan kaçakçısı.
- Kırkurdu.
- Çakal.
- Sınırdan kaçak göçmen geçiren haydut.
- Kır kurdu.
- Etçiller (carnivora) takımının, köpekgiller (canidae) familyasından, 94 cm kadar uzunlukta 40 cm kadar kuyruğu olan, sırtı kül rengi, karnı daha açık, kafası uzun ve ince, kuzey ve orta amerika'da yaşayan bir memeli türü.
- Koyote.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Coyote ile ilgili cümleler
English: In 2009, coyotes killed 2,500 sheep and 12,000 lambs in the state of Montana.
Turkish: 2009 yılında, çakallar Montana eyaletinde 2.500 koyun ve 12.000 kuzu öldürdü.
English: Sometimes cows are killed by coyotes.
Turkish: Bazen inekler, koyoteler tarafından öldürülür.
Coyote ingilizcede ne demek, Coyote nerede nasıl kullanılır?
Coyotes : İnsan kaçakçısı. Kırkurdu. Koyote. Sınırdan kaçak göçmen geçiren haydut. Çakal. Kır kurdu.
Coyoting : Madenciler tarafından kullanılan üzerini örten toprağın tümünü kazmadan altın yataklarına ulaşma yöntemi.
Coy : El bebek gül bebek. İsteksiz. Nazenin. Utangaç. Alabama eyaletinde şehir. Cilveli. Çekingen. Mahcup. Nazlı.
Coyer : Cilveli. Mahcup. El bebek gül bebek. Nazenin. Nazlı. Utangaç. Çekingen. Alabama eyaletinde şehir. İsteksiz.
Coyest : Utangaç. İsteksiz. Cilveli. Çekingen. Alabama eyaletinde şehir. Mahcup. El bebek gül bebek. Nazlı. Nazenin.
Coyness : Cilve. Mahcubiyet. Nazlılık. Naz. Utangaçlık. Çekingenlik.
Degus and coypus : Sekiz dişligiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, kemiriciler (rodentia) takımının, oklu kirpimsiler (hystricomorpha) bölümünden, sıçana benzeyen, kısa, geniş ve kıllı kuyrukları bulunan, kuyruklarında pullu çemberler taşıyan türleri içine alan bir familya.
Decoy ship : Sahte gemi.
Coypus : Bataklık kunduzu. Şili kunduzu.
Decoyed : Yem. Tuzak yemi. Ayartıcı kimse. Hile. Tuzağa düşüren kimse. Tuzağa düşürmek. Yemlik. Tuzak. Ördek tuzağı. Av yerine çekmek.
İngilizce Coyote Türkçe anlamı, Coyote eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Coyote ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Jackals : Alçak kimse.
Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Fire warden : Orman bekçisi. Yangın bekçisi. Orman muhafızı. Orman yangın savaşçısı. Bir ormanı korumaktan ve idare etmekten sorumlu muhafız. Yangın gözcüsü. Korucu.
Ranger : Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Komando. Atlı sakçı. Orman muhafızı. Atlı polis. Teksas eyaletinde şehir. Özel kuvvet mensubu. Orman bekçisi. İzci kız (yetişkin). Korucu.
Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre.
Smartass : Diğer insanların hatalarını işaretle gösteren kimse. Herşeyi bildiğini düşünen kimse. Bilgiç. Ukala. (argo) akıllı kimse.
Coyote synonyms : forest fire fighter, coydog, prairie wolf, canis latrans, coyotes, aardwolf, abramis zone, weasel, abacus bodies, aardvark, jackal, abductor muscle, acacia, abo blood groups system, a cell, brush wolf, weasels, a cells, wolf, a chromosome, asiatic jackal, abiotic factor.
Coyote ingilizce tanımı, definition of Coyote
Coyote kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A carnivorous animal (Canis latrans), allied to the dog, found in the western part of North America. Called also prairie wolf. Its voice is a snapping bark, followed by a prolonged, shrill howl.

Bu kısımda Coyote kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Coyote ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Coyote anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Coyote ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.