Cozey türkçesi Cozey nedir

  • Çaydanlık örtüsü.

Cozey ingilizcede ne demek, Cozey nerede nasıl kullanılır?

Tea cozey : Çaydanlık külahı. Çaydanlık örtüsü.

Cozeys : Çaydanlık örtüsü.

Diatom coze : Diyatome çamuru. Özellikle diyatome kabuklarından bileşik, derin deniz tortulu.

Radiolarian coze : Işınsılar çamuru. Özellikle, ışınsalların iskeletlerinden bileşik derin deniz tortulu.

Coze : Çöze. Yumuşak derin deniz tortulu. Derin deniz çamuru. Sohbet. Özellikle kavkı artıklarından bileşik, yumuşak derin deniz tortulu. Kısa ve dostça bir konuşmaya dalmak.

Cozen : Koparmak. Aldatmak. Dolandırmak. Kandırmak. Zorlamak. Aklını çelmek.

Cozenage : Aldatma. Sahtekarlık. Dolandırıcılık. Hile.

Cozeners : Dolandırıcı kimse. Hilekar kimse. Aldatan kimse.

Cozening : Dolandırmak. Aklını çelmek. Aldatmak. Zorlamak. Koparmak. Kandırmak.

Cozie : Çaydanlık örtüsü.

İngilizce Cozey Türkçe anlamı, Cozey eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cozey ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cosy : Samimi. Ev gibi. Çaydanlık kılıfı. Keyifli. Rahat. Hoş. Konforlu. Sıcacık. Kuytu.

Snug : Yeterli. Konforlu. Kuytu. Dar. Küçük. Küçük veya özel oda. Sıcacık. Rahatını sağlamak. Rahat ettirmek. Düzenli.

Tea cozey : Çaydanlık külahı.

 

Coseys : Rahat. Çaydanlık külahı. İçindekileri sıcak tutması için çaydanlık üzerine konulan kumaş örtü.

Tea cozy : Çaydanlık kılıfı.

Coziest : Konforlu. Çaydanlık kılıfı. Örtü. Kılıf. Ev gibi. Sıcacık. Hoş. Samimi. Sıcak.

Cozier : Çaydanlık kılıfı. Samimi. Örtü. Sıcak. Kılıf. Hoş. Konforlu. Sıcacık. Rahat.

Cosies : Kuytu. Kılıf. Samimi. Hoş. Örtü. Sıcak. Çaydanlık kılıfı. Konforlu. Sıcacık.

Grouper : Sarı hani balığı. Hani balığı. Lagos. Orfoz. Lagos balığı. Orfoz balığı. Grup üyesi. Balık (deniz).

Cozey synonyms : epinephelus fulvus, epinephelus, genus epinephelus, cozie, cozeys, comfortable, comfy, tea cosy, cozies, cosey, tea cozie, tea cosey, cozy.

Cozey zıt anlamlı kelimeler, Cozey kelime anlamı

Uncomfortable : Nahoş. Tatsız. Rahat olmayan. Rahatsız edici. Konforsuz. Rahatsız.

Lose : Mahrum etmek. Kaybetmek. Kaçırmak. Zayi etmek. Heba etmek. Geri kalmak. Kazanamamak. Kaybolmak. Yitirmek. Geri kalmak (saat).