Grouper türkçesi Grouper nedir

Grouper ingilizcede ne demek, Grouper nerede nasıl kullanılır?

White grouper : Girida balığı. Lahoz. Lahoz balığı. Taş balığı.

Groupers : Orfoz balığı. Sarı hani balığı. Balık (deniz). Lagos balığı. Grup üyesi. Orfoz. Hani balığı. Lagos.

Groupe baader meinhof : Bader meinhof grubu.

Grouped : Toplu halde. Gruplaşmış. Gruplanmış.

Grouped data : Gruplanmış veri. Gruplandırılmış veriler. Gruplanmış bilgi.

Frequency distribution of ungrouped data : Gözlem sıklıklarını kümeler içinde değil, tek tek değerler biçiminde veren sıklık dağılımı. Kümelenmemiş sıklık dağılımı.

Series of ungrouped data : Aralıksız dizi. İncelenen değişkene ilişkin gözlem sıklıklarını tek tek değerler ya da seçeneklere göre veren sıklık dizisi, bk. dizi, kümelenmemiş sıklık dağılımı.

Regrouped : Yeniden grupla. Yeniden gruplandırmak. Düzenlerini değiştirmek. Yeniden toplamak. Yeniden gruplaşmak. Tekrar grup oluşturmak. Yeniden gruplandır.

Group acceptance : Kümece benimsenme. Bir toplumsal kümede üyelerden herhangi birini öbür üyelerin benimseyip benimsemediklerini gösteren ve böylece o üyenin küme içindeki yerini belirleyen küme tepkisi.

 

Group address : Grup adresi.

İngilizce Grouper Türkçe anlamı, Grouper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grouper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Comber : Uzun ve tümsekli dalga. Hani. Penye makinesi. Üst kısmı kuvvetli rüzgarla ileriye doğru itilen derin deniz dalgası. Tarakçı. Tarayıcı. Tarak. Yün. Asıl hani balığı.

Coney : Tavşan kürkü. Adatavşanı. Pika. Tavşan. Tropikal balık türü.

Sea bass : Levrek. Levrek balığı. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, levrekgiller (percidae) familyasından, 50-100 cm kadar uzunlukta, atlantik okyanusu, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan, eti lezzetli bir tür. Deniz levreği.

Club member : Kulüp üyesi. Bir kulübe ait kimse.

Saltwater fish : Deniz balığı. Tuzlu su balığı. Denizde yaşayan balıklar.

Hind : Geride olan. Geri. Arka. Art. Arkadaki. But. Dişi geyik.

Jewfish : Tırtıklı pulları olan siyahımsı koyu yeşil veya kahverengi olan farklı hani balıklarından herhangi biri (tropikal atlantik okyanusu'nda bulunan). Benekli geniş balık.

Sideman : Bir grup veya orkestranın üyesi. Bir solo gösteriyi desteklemek için müzik çalan müzisyen. Akompanist.

Grouper synonyms : epinephelus fulvus, paranthias furcifer, creole fish, mycteroperca bonaci, groupers.

Grouper ingilizce tanımı, definition of Grouper

Grouper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of several species of valuable food fishes of the genus Epinephelus, of the family Serranidæ, as the red grouper, or brown snapper (E. morio), and the black grouper, or warsaw (E. nigritus), both from Florida and the Gulf of Mexico.