Crawling türkçesi Crawling nedir

Crawling ile ilgili cümleler

English: Ali felt something crawling up his leg.
Turkish: Ali bacağına tırmanan bir şey hissetti.

English: Ali felt like crawling under a rock.
Turkish: Ali bir kayanın altında sürünüyor gibi hissetti.

English: I felt something crawling on my back.
Turkish: Sırtımda bir şeyin süründüğünü hissettim.

English: Ali felt something crawling on his arm.
Turkish: Ali kolunda sürünen bir şey hissetti.

English: I felt something crawling up my arm.
Turkish: Kolumda sürünen bir şey hissettim.

Crawling ingilizcede ne demek, Crawling nerede nasıl kullanılır?

Crawling band : Döviz kurunun, seçilmiş iktisadi göstergelere ve özellikle ödemeler dengesindeki gelişmelere göre belirlenen sabit bir değerin etrafında küçük çaplı hükümet müdahaleleri ile belli sınırlar içinde dalgalandığı bir tür gözetimli dalgalanma sistemi. krş. sürünen döviz kuru sistemi. Aralıkta sürünen dalgalanma.

Crawling peg exchange rate system : Sürünen döviz kuru sistemi. Döviz kurunun yıl içinde bir çok kez yurtiçi ve yurtdışı enflasyon farkına göre ayarlandığı döviz kuru sistemi.

Crawling peg system : Sürünen döviz kuru sistemi. Sürüklenen çapa uygulaması. Döviz kurunun yıl içinde bir çok kez yurtiçi ve yurtdışı enflasyon farkına göre ayarlandığı döviz kuru sistemi.

 

Crawling title : Tanıtma yazılarının, görüntülüğün altından üstüne, üstünden altına doğru ya da az çok değirmi biçimde deviniminden oluşan durum. Döner yazı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Came crawling : Yalvarmak için geri dönme. Sürünerek dönme. Boyun eğmiş bir şekilde geri dönme.

Face down crawl : Yerin üstünde alçak sürünme. Yüzükoyun sürünme.

Crawl out : Sürünerek çıkmak.

Scrawliest : Kargacık burgacık yazılmış. Özensizce yazılmış. Karman çorman ve okunaksız elyazısıyla yazılmış.

Crawliest : Ürkütücü. Tüyler ürpertici. Gaklayarak.

Crawlier : Tüyler ürpertici. Gaklayarak. Ürkütücü.

İngilizce Crawling Türkçe anlamı, Crawling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crawling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Creep : Kaymak. Sızıntı. Sarılmak. Yaltakçı. Sızmak. Yer kayması. Ürperme. Sarılarak büyümek.

Creeping : Ürpertici. Kabarma. Emekleyen. Toprak kaymasının daha yüzeysel, daha ağır gelişen bir türü. bk. toprak kayması. Tırmanarak büyüyen. Coğrafya, madencilik alanlarında kullanılır. Sarmaşık türünden. Tırmanıcı.

Locomotion : Gezme. Hareket. Hareket yeteneği. Devinme. Gezi. Hareket kabiliyeti. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. atın bacaklarının hareketi. Lokomosyon.

 

Crawl : Dalkavukluk etmek. Karıncalanmak. Yağ yapmak. (böcekle) dolu olmak. Yağ çekmek. Kaynıyor olmak. Dolu olmak. Sürünmek. Böcek istila etmek. Krol yüzmek.

Travel : Topuklamak. Gezmek. Yolculuk. Seyahat. Kaçmak. Yolculuk etmek. İşlemek. Tüymek. Yol almak. Dolaşmak.

Creeps : Yaltakçı. Yuva. Toprak kayması. Kayma. Ürperti. Sevilmeyen kimse. Hafif kaşıntı. Korku. Sızıntı.

Crawling synonyms : reptation.