Creeping türkçesi Creeping nedir

  • Ürpertici.
  • Sarmaşık türünden.
  • Sürünme.
  • Toprak kaymasının daha yüzeysel, daha ağır gelişen bir türü. bk. toprak kayması.
  • Emekleyen.
  • Emekleme.
  • Kabarma.
  • Coğrafya, madencilik alanlarında kullanılır.
  • Sürünen.
  • Tırmanıcı.
  • Tırmanarak büyüyen.

Creeping ingilizcede ne demek, Creeping nerede nasıl kullanılır?

Creeping barrage : Sürünme barajı. Yaklaşma barajı. Önde sürünerek ilerleyen asker.

Creeping disease : Deriköstebeği. Solucan kurtçuklarının, yüzlek deri katlarında meydana getirdiği, belli bir biçimi olmayan, kanlı, yangılı, kabarcıklı ve kaşıntılı değişmeler; çalılık uyuzu, göçmen kurtçuk.

Creeping eruption : Son konakları hayvanlar olan helmint larvalarının insan vücuduna penetrasyonu. çeşitli vücut dokularında göç eden asla erişkin hale gelmeyen nematod larvalarının neden olduğu enfeksiyon. insanlarda genellikle deri, gözler ve iç organlar enfeksiyon bölgesidir. ancylostoma brasiliensis deri-larva göçüne, toxocara cinsindeki türler ise iç organ larva göçüne neden olur. Larva göçü.

Creeping fire : Yavaş yavaş ilerleyen yangın. Yaklaşma ateşi. Sürgü ateşi. Yürüyüş baraj ateşi.

Creeping inflation : Sürünen enflasyon. Enflasyon oranlarının çok düşük olduğu ve fiyat artışlarına ilişkin beklentilerin oluşmadığı enflasyon ortamı. krş. dörtnala enflasyon, hiper enflasyon, ılımlı enflasyon. Yavaş yavaş ilerleyen enflasyon. Yavaş büyüyen enflasyon.

 

Creepily : Tüyler ürpertici bir şekilde. Uğursuzca. Sürünerek. Korkutarak. Emekleyerek. Ürkütücü bir şekilde.

Creepiest : Emekleyen. Ürpertici. Sokulan. Tüyler ürpertici. Sürünen.

Creep curve : Sünme eğrisi. Sürünme eğrisi.

Creepiness : Ürperticilik. Korkutuculuk. Tuhaflık. Ürkütücülük. Tüyler ürpertici durum. Sürünme veya emekleme niteliği.

Creepier : Sürünen. Emekleyen. Sokulan. Ürpertici. Tüyler ürpertici.

İngilizce Creeping Türkçe anlamı, Creeping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Creeping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Creepy : Tüyler ürpertici. Sokulan.

Climbing : Artış. Tırmanan. Çıkma. Kendine özgü araçlarda, vücudu, kollarla yardımlı yardımsız çekerek yukarı doğru yer değiştirme. Tırmanma. Dağcılık. Tırmanış.

Goriest : Korkunç. Kan dondurucu. Kanlı.

Afflux : Akış. Kan hücumu. Kan toplanması. Akın. Akıntı.

Repent : Nadim. Sürüngen. Nedamet getirmek. Tövbe etmek. Yerde yatan. Pişmanlık duymak. Yerinmek. Pişman olmak.

Climber : Toplumda hep gözü yükseklerde olan kimse. Sarmaşık. Toplumda yükselmek isteyen kişi. Tırmanıcı bitki. Tırmanıcı sarmaşık. Sarmaşık kuş. Yükselmek isteyen kişi. Tırmaşık kuş. Dağcı.

 

Crawling : Adacıklar. Sırsız alan.

Crawler : Palet. Tırtıl zincirli taşıt. Yağcı. Tırtıl zincirli makine. Olta solucanı. Paletli araç. Böcek. Krol yüzücü. Müşteri bulmak için yavaş ilerleyen taksi.

Backwaters : Su birikintisi. İlgisizlik. Gelişmenin olmadığı yer. Bir barajın gerisinde biriken su. Birikinti su. Durgunluk. Durgun yer. Durgun su. Siya etmek.

Crawlers : Olta solucanı. Tulum. Paletli araç. Böcek. Sürünen şey. Yaltakçı. Halen yürümeyen bebek için ayak ve pantolon askısı. Uzun pantolonu olan giysi türü. Palet.

Creeping synonyms : ascenders, creeps, repented, ebullition, effervescence, backwater, bubbling, eruption, travel, reptile, creep, trailing, creepier, locomotion, effervescing, ascender, crept, flood, creepiest, affluxes, flood tide, scansorial, gory, reptant, crawl, reptation, eruptions, repenting, gorier, climbers, bulking, buckling, ebullitions.

Creeping ingilizce tanımı, definition of Creeping

Creeping kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Crawling, or moving close to the ground.