Repent türkçesi Repent nedir
- Sürünen.
- Yerinmek.
- Yerde yatan.
- Pişman olmak.
- Nedamet getirmek.
- Tövbe etmek.
- Nadim.
- Pişmanlık duymak.
- Sürüngen.
Repent ile ilgili cümleler
English: It is too late to repent.
Turkish: Tövbe etmek için çok geç.
English: Ali is unrepentant.
Turkish: Ali tövbe etmez.
English: He did not repent of his idleness till he failed in the examination.
Turkish: Sınavda başarısız oluncaya kadar tembelliğinden pişman olmadı.
English: Ali was unrepentant.
Turkish: Ali tövbe etmezdi.
English: He came to repent before long.
Turkish: O, çok geçmeden tövbe etti.
Repent ingilizcede ne demek, Repent nerede nasıl kullanılır?
Repent of : Pişmanlık duymak.
Repentance : Pişmanlık. Tövbe.
Repentance declaration : Pişmanlık bildirimi. İlgili vergi örgütüne vermiş olduğu yıllık bildiriminde vergi kaybını gerektiren bir yanlışlık yapılmış olduğunu gören ve anlayan kişinin tamamlayıcı bir bildirimle bu durumu vergi örgütüne duyurması.
Repentance law : Af yasası. Pişmanlık yasası.
Repentant : Tövbekar. Tövbeli. Pişman. İtirafçı. Pişmanlık duyan. Nadim.
Repentantly : Pişman bir şekilde. İtirafçı bir halde.
Unrepented : Pişman olmamış.
Irrepentance : Pişman olmama. Pişmanlık duymama.
Unrepentant : Tövbe etmez. Tövbe etmeyen. Pişman olmayan.
Repenting : Yerinmek. Yerde yatan. Pişman olmak. Sürünen. Sürüngen. Nedamet getirmek. Tövbe etmek. Nadim. Pişmanlık duymak.
İngilizce Repent Türkçe anlamı, Repent eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Repent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Contrite : Pişman. Suçluluk duyan. Tövbekar. Pişmanlıktan kaynaklanan.
Experience : Çekmek. Yaşantı. Tecrübe etmek. Başa gelen şey. Serüven. Tatmak. Görüp geçirmek. Tecrübe. Deney. Uğramak.
Abjured : Vazgeçtiğine dair yemin etmek. Feragat etmek. Yemin ederek reddetmek. Yeminle vazgeçmek. Vazgeçmek. Vazgeçtigine dair yemin etmek. İnkar etmek. Yemin ederek vazgeçmek. Dönmek (dininden).
Creepy : Ürpertici. Emekleyen. Sokulan. Tüyler ürpertici.
Foreswear : Yalancı şahitlik etmek. Yanlış ifade vermek. Terketmeye veya bırakmaya söz vermek. Yalancı şahitlik yapmak. Yalancı şahitlikte bulunmak. Yeminli beyanda bulunmak. Yemin altında inkar etmek.
Rued : Esefle anmak. Esef etmek. Üzüntü duymak. Üzülmek. Dizini dövmek. Sedefotu. Acımak. Pişmanlık.
Abjure : Yemin ederek vazgeçmek. Vazgeçtiğine dair yemin etmek. Yemin edip bırakmak. Yeminle vazgeçmek. İnkar etmek. Yemin ederek reddetmek. Vazgeçtigine dair yemin etmek. Vazgeçmek. El çekmek.
Feel remorse : Pişmanlık hisseden. Utanç hisseden. Vicdan azabı hisseden. Suçluluk hisseden.
Be sorry : Üzülmek. Özür dilemek. Üzüldü. Pişman oldu. Üzgün olmak. Üzgündü. Esef duymak. Esef etmek.
Repent synonyms : repents, reptant, forswearing, regretting, reptile, be sorry for, lore, crawler, rues, ruing, forswore, repenting, repent of, forswear, creeper, creeping, foresworn, abjures, swear off, penitent, abjuring, foreswearing, creepier, rue, reptiles, penitents, feel sorry, repented, feel, regret, lores, forswears, crawlers.
Repent ingilizce tanımı, definition of Repent
Repent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To remember with sorrow. Said of stems. To feel pain, sorrow, or regret, for what one has done or omitted to do. To feel pain on account of. Prostrate and rooting.

Bu kısımda Repent kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Repent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Repent anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Repent ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.