Climbing türkçesi Climbing nedir

  • Tırmanan.
  • Artış.
  • Tırmanış.
  • Tırmanıcı.
  • Dağcılık.
  • Tırmanma.
  • Kendine özgü araçlarda, vücudu, kollarla yardımlı yardımsız çekerek yukarı doğru yer değiştirme.
  • Jimnastik alanında kullanılır.
  • Çıkma.

Climbing ile ilgili cümleler

English: Ali began climbing the ladder.
Turkish: Ali merdivene tırmanmaya başladı.

English: About this time tomorrow, we'll be climbing Mt. Fuji.
Turkish: Yaklaşık olarak yarın bu zaman, Fuji dağına tırmanıyor olacağız.

English: Ali is climbing a tree.
Turkish: Ali bir ağaca tırmanıyor.

English: After climbing Mt. Fuji, I got the inspiration for a poem.
Turkish: Fuji dağına tırmandıktan sonra bir şiir için ilham aldım.

English: Ali is good at climbing trees.
Turkish: Ali ağaçlara tırmanmada iyidir.

Climbing ingilizcede ne demek, Climbing nerede nasıl kullanılır?

Climbing ability : Yükseliş becerisi (uçak). Artış gücü. Tırmanma yeteneği.

Climbing fish : Tırmaşık balık. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, cennet balığıgiller (anabantidae) familyasından, 20-30 cm kadar uzunlukta, karaya çıkarak yüzgeçlerindeki dikenler aracılığıyla ağaçlara tırmanan, hindistan'da tatlı sularda yaşayan bir tür.

Climbing iron : Tırmanma demiri (telefon direği). Krampon. Tırmanma demiri.

 

Climbing irons : Krampon. Ayakda mahmuzlu kanca. Tırmanma demiri.

Climbing plant : Tırmanıcı bitki.

Climbing with help of legs : Yardımlı tırmanma. Kendine özgü araçlara bacaklardan da yararlanarak tırmanma.

Climbing rope : Tırmanma ipi. Yukarı, ucu takılı, aşağı ucu sallanan 35 mm. çapında tırmanmaya yarayan kalın ip. Tırmanma halatı.

Climbing tekeoff : Kalkışta tırmanış.

Climbing root : Tırmanıcı kök.

Climbing speed : Tırmanma hızı.

İngilizce Climbing Türkçe anlamı, Climbing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Climbing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arm exercises : Kolun işlekliğini ve gücünü geliştirmek amacıyla yapılan özel alıştırmalar. Kol alıştırmaları.

Buildup : Gelişme. Çoğalma. Birikim. Tanıtım (bir şeyin popüleritesini artırmak amacıyla). Gelişim. Büyüme. Takviye. Kademe kademe büyüme (ör. silahlı kuvvetlerin). Promosyon.

Mounting : Kur. Kurma. Bir makinenin parçalarını, yerli yerine koyup, işleyecek duruma getirme işlemi. Kur-tak. Destek. Altlık. Dayanak. Binme. Biniş.

Creeping : Emekleyen. Ürpertici. Emekleme. Tırmanarak büyüyen. Coğrafya, madencilik alanlarında kullanılır. Sürünme. Sürünen. Toprak kaymasının daha yüzeysel, daha ağır gelişen bir türü. bk. toprak kayması. Kabarma.

Boost : Destek. Övmek. Yükselme. Voltajını yükseltmek. Teşvik. Kuvvetini artırmak. Cesaretlendirme. Yükseltmek. Yukarıya itmek. İtelemek.

Climb : Güçlükle çıkmak. Yokuş. Tırmanmak. Yükselmek. Aşama kaydetmek. Çıkmak. Sarılarak tırmanmak.

Arms held forward upward : Kolların, bibirine koşut ve başa kalkık olarak tutulduğu durum. Ön - yukarıda tutuş. Kolların ön ve yukarıda tutulması.

 

Enhancements : Artırılma. Artırma.

Carets : İçboşluk simgesi. Düzeltme imi. Ters v işareti. ^ işareti (bilgisayar). Düzeltme işareti. Düzeltme için kullanılan silme imi.

Augmentation : Çoğalma. Artırma. Büyütme. Büyüme. Çoğaltma. Arttırma.

Climbing synonyms : accrual, crescendos, agility, arm jumps with body swinging, alpinism, arm walks with body pendling, ascent, agility exercises, corbel, corbels, balcony, rise, coving, trailing, erect, arm circling, covings, buildups, ascenders, vertical, rising, ascension, cantilevers, arms held forward downward, updrafts, scaling, scramble, augmentations, soaring, scansorial, boosters, clinging, additions.

Climbing zıt anlamlı kelimeler, Climbing kelime anlamı

Fall : Asılmak. Atışmak. Azalmak. Yatağa düşmek. Azalma. Yenilmek. Güz. Sonbahar. Oturmak (laf). Tam yerine denk gelmek.

Climbing antonyms : unerect.