Climbing fish türkçesi Climbing fish nedir

  • Kemikli balıklar (teleostei) takımının, cennet balığıgiller (anabantidae) familyasından, 20-30 cm kadar uzunlukta, karaya çıkarak yüzgeçlerindeki dikenler aracılığıyla ağaçlara tırmanan, hindistan'da tatlı sularda yaşayan bir tür.
  • Tırmaşık balık.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Climbing fish ingilizcede ne demek, Climbing fish nerede nasıl kullanılır?

Climbing : Dağcılık. Tırmanış. Artış. Tırmanan. Tırmanıcı. Çıkma. Kendine özgü araçlarda, vücudu, kollarla yardımlı yardımsız çekerek yukarı doğru yer değiştirme. Tırmanma.

Fish : Balık eti. Bulup çıkarmak. Omurgalı hayvanlardan, sularda yaşayan, yüzgeçleriyle hareket eden, kemikli veya kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçlarıyla soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtayla çoğalan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde yüzmeye elverişli vücutları olan canlılar. Avlamak. Balık tutmak. Tutmak. Araştırmak. Denizden çıkarmak. Balığa çıkmak. Balık avlamak.

Climbing ability : Yükseliş becerisi (uçak). Tırmanma yeteneği. Artış gücü.

Climbing iron : Tırmanma demiri. Tırmanma demiri (telefon direği). Krampon.

Climbing irons : Ayakda mahmuzlu kanca. Tırmanma demiri. Krampon.

Climbing plant : Tırmanıcı bitki.

 

İngilizce Climbing fish Türkçe anlamı, Climbing fish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Climbing fish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Acacia : Salkım ağacı. Arap zamkı. Akasya. Akasya sakızı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

 

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Climbing fish synonyms : abiotic environment, aardvarks, aardvark, abo blood groups system, a protein, abramis zone.