Climbing iron türkçesi Climbing iron nedir

  • Krampon.
  • Tırmanma demiri (telefon direği).
  • Tırmanma demiri.

Climbing iron ingilizcede ne demek, Climbing iron nerede nasıl kullanılır?

Climbing : Tırmanıcı. Tırmanan. Artış. Tırmanma. Kendine özgü araçlarda, vücudu, kollarla yardımlı yardımsız çekerek yukarı doğru yer değiştirme. Dağcılık. Tırmanış. Çıkma.

Iron : Demir (simgesi fe). Demir gibi. Demirden yapılmış. Turp gibi. Maden uçlu golf sopası. Ütü. Güçlü. Demir. Sıkı. Kelepçelemek.

Climbing irons : Krampon. Tırmanma demiri. Ayakda mahmuzlu kanca.

Climbing ability : Tırmanma yeteneği. Artış gücü. Yükseliş becerisi (uçak).

Climbing fish : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, cennet balığıgiller (anabantidae) familyasından, 20-30 cm kadar uzunlukta, karaya çıkarak yüzgeçlerindeki dikenler aracılığıyla ağaçlara tırmanan, hindistan'da tatlı sularda yaşayan bir tür. Tırmaşık balık.

Climbing plant : Tırmanıcı bitki.

İngilizce Climbing iron Türkçe anlamı, Climbing iron eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Climbing iron ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cleats : Futbol ayakkabısı. Topuklarında pençe olan ayakkabı. Futbol ayakkabılarının tabanlarındaki metal lastik veya plastik pençeler (krampon çivileri).

 

Crampons : Buz mahmuzu. Kanca. Çivi. Mengene. Kenet.

Climbers : Tırmanıcı. Tırmanıcı sarmaşık. Sarmaşık. Toplumda hep gözü yükseklerde olan kimse. Tırmanıcı bitki. Yükselmek isteyen kişi. Sarmaşık kuş. Dağcı.

Stud : Yaka düğmesi. Direk. Ayaktopu ayakkabılarının altlarına çivilenen ve tabanla topuk genişliğinde uzayan 12,7 mm. genişlikte kösele ya da sert lastik parçaları. (tabanda iki, topukta ise bir tane bulunur ve çıkıntılar birbirine koşuttur.). İri başlı çivi. Çivi. Hara. Azgın erkek. Bir grup damızlık at. Tavan yüksekliği. Damızlık.

Crampon : Kenet. Buz mahmuzu. Mengene. Kanca. Çivi.

Cramp iron : U kenet. Tespit parçası. Kenet demiri. Kenet.

Cramp : Bir grup kasın veya yalnız bir kısım veya bunun bazı liflerinin istem dışı az çok sürekli, ağrılı ve düzensiz kasılması. Tutmak. Kenetlemek. Engel. Engellemek. Mengene ile sıkıştırmak. Sınırlandırmak. Kramp. Kasınç. Gelişimi engellemek.

Crampiron : Mengene. Kenet. Kanca.

Crampoons : Kenet. Çivi. Mengene.

Nippers : Isıtılmış kapları emniyetle tutmaya yarayan, metal veya tahtadan yapılmış malzeme. Tutan kerpeten. Pense. Cımbız. Maşa. Kavraç. Kıskaç. Kelepçe.

Climbing iron synonyms : spikes, climbing irons, crampoon, cramps, football boots.