Crampons türkçesi Crampons nedir

Crampons ingilizcede ne demek, Crampons nerede nasıl kullanılır?

Crampon : Mengene. Krampon. Çivi. Buz mahmuzu. Kanca. Kenet. Tırmanma demiri.

Crampoon : Tırmanma demiri. Kenet. Çivi. Mengene. Krampon.

Crampoons : Mengene. Çivi. Krampon. Kenet. Tırmanma demiri.

Cramp fish : Torpido balığı. Elektrik ışını. Elektrik boşalımı üreten çift organları olan deniz balığı (bu balığın dokunduğu kişi hafif sarsıntı, uyuşukluk, çarpıntı ve mide bulantısı hisseder). Torpilbalığı.

Cramp iron : Kenet demiri. Tespit parçası. Krampon. U kenet. Kenet.

Raptor cramp : Yırtıcı kuş krampı. Kalsiyumun diyetsel yetersizliğine bağlı olarak yırtıcı kuşlarda oluşan hipokalsemik ve tetanik konvülziyonlarla belirgin bozukluk.

Crampfish : Elektrik akımı üreten bir balık. Uyuşturan balık. Torpilbalığı.

Greyhound cramp : Tazılarda aşırı heyecan veya yüksek çevresel sıcaklığa bağlı olarak özellikle arka bacak kaslarının ani ve istem dışı ağrılı kasılması. Tazı krampı.

Writers cramp : Yazar krampı. Elde veya kolda oluşan kramp (çok fazla yazmaktan dolayı). Parmak krampı.

Scotch cramp : İskoç teriyer ırkı köpeklerde ve nadiren diğer ırklarda, 2-6 aylık yaştan itibaren, arka bacak kaslarında 1-30 dakika süren katılaşma, yürüyememe ve solunum hareketlerinin kısa süreli durmasıyla belirgin kalıtsal bozukluk. İskoç krampı.

 

İngilizce Crampons Türkçe anlamı, Crampons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crampons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tubercles : Kurtarmak. Ur. Küçük yumru. Şişlik. Tüberkül. Yumrucuk. Küçuk yumru. Ufak ur. Kabarcık.

Coat hook : Pardesü askısı. Çengel.

Tubercle : Şiş. Yumrucuk. Küçuk yumru. Şişlik. Tüberkül. Ur. Küçük yumru. Ufak ur. Kurtarmak. Kabarcık.

Holdfast : Delikli tespit çivisi. Sabit nokta kazık grubu. Dayak. Bir şeyi yerinde tutan bir alet. Çengel. Tutan şey. Destek. İşkence.

Hasp : İplik makarası. Kopçalamak. Toka. Asma kilit. Asma kilit köprüsü. Kilitlemek. Çile. Çengelli iğne. Kopça.

Clip of cartridges : Depo. Otomatik bir tüfek veya silaha mühimmat kartuşlarını yüklemek veya tutmak için metal çerçeve veya konteynır. Şarjör.

Spike : Krampon ile yaralamak. Uzun çivilerle tutturmak. Heyecanlandırmak. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Tahta sokmak. Ana eksen üzerindeki çiçekleri sapsız olan çiçek durumu. spika. Aniden yükselmek veya artmak. Başak. Anlık gerilim yükselmesi. Falya deliğini tıkamak (silah).

Clammed : Bir dolar. Şamatalı toplantı. Midye. İstiridye. Yapışmak. Deniz tarağı. Deniztarağı. Neşeli parti. İçine kapanık kimse.

Cleats : Futbol ayakkabılarının tabanlarındaki metal lastik veya plastik pençeler (krampon çivileri). Futbol ayakkabısı. Topuklarında pençe olan ayakkabı.

Cramp : Tıkıştırmak. Sıkıştırmak. Tutmak. Gelişimi engellemek. Kenetlemek. Mengene ile sıkıştırmak. Engel olmak. Sınırlı tutmak.

 

Crampons synonyms : grappling hook, barbs, crampon, football boots, barb, cramp iron, stud, clam, grapnel, claspers, gibs, crook, nippers, grapple, climbing iron, crampoon, clams, grapnels, crampoons, holdfasts, spikes, cotters, climber, clou, coronoid, cotter, treenail, clamp, grappling iron, crampiron, cramps, grapplers, fish plate.