Cleats türkçesi Cleats nedir

  • Futbol ayakkabısı.
  • Krampon.
  • Topuklarında pençe olan ayakkabı.
  • Futbol ayakkabılarının tabanlarındaki metal lastik veya plastik pençeler (krampon çivileri).

Cleats ingilizcede ne demek, Cleats nerede nasıl kullanılır?

Cleat : Kastanyola. Koçboynuzu gemi. Kal (bisiklette). Koçboynuzu (gemi). Koç boynuzu. Bağ levhası. Demir. Pençe ayakkabı. Kama. Panoları birleşik tutmada kullanılan tahta ya da demir lama.

Cleating : Kal (bisiklette). Bağ levhası. Mesnet takozu. Cunda bastikası. Koç boynuzu. Kaymayı önleyici şey. Koçboynuzu gemi. Demir. Kelepçe. Pençe ayakkabı.

Binucleate : İki çekirdekli hücre. İki çekirdekli.

Enucleate : Almak. Açıklamak. Aydınlatma. Çıkarmak. İzah. İçini kesmeden çıkarmak. Aydınlatmak. Nüvesini çıkarmak. Aydınlanma.

Enucleation : İzah. Nüvesini çıkarma. Aydınlanma. Enükleasyon. Bir tümör veya organın bir bütün olarak vücut dışına çıkartılması. Nüvesinin alma. Çekirdeğini çıkarma eylemi (biyoloji terimi). Aydınlatma.

Nonnucleated : Nonnükleer. Non nükleer. Çekirdeksiz.

Nucleated : Çekirdeği olan. Çekirdekli.

Multinucleate : Çok çekirdekli.

Enucleation of corpus luteum : Korpus luteumun elle çıkarılması. Eskiden daha çok yapılan, gebeliğin sona erdirilmesi veya kızgınlık döngüsünün yeniden başlatılması için sarı cismin faaliyetinin sonlandırılması amacıyla rektal yolla elle çıkarılması.

 

Nucleate : Çekirdeklenmek. Çekirdekleştirmek. Çekirdeklendirmek. Çekirdekli. Çekirdekleşmek. Nüve halini almak.

İngilizce Cleats Türkçe anlamı, Cleats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cleats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crampiron : Mengene. Kanca. Kenet.

Crampons : Kenet. Tırmanma demiri. Mengene. Kanca. Çivi. Buz mahmuzu.

Climbing irons : Ayakda mahmuzlu kanca. Tırmanma demiri.

Stud : Damızlık at. Bir grup damızlık at. Izgara. Tavan yüksekliği. Damızlık. İri başlı çivi. Çivilemek. Bir şahsın beslediği atlar. Çivi.

Crampoon : Mengene. Çivi. Kenet. Tırmanma demiri.

Cleat : Cunda bastikası. Mandal. Kaymayı önleyici şey. Kelepçe. Demir. Kama. Koç boynuzu. Bağ levhası. Kastanyola. Mesnet takozu.

Football shoes : Futbolcular tarafından giyilen ayakkabılar. Amerikan futbolu oyuncularınca giyilen ayakkabılar.

Nippers : Kerpeten. Kıskaç. Isıtılmış kapları emniyetle tutmaya yarayan, metal veya tahtadan yapılmış malzeme. Kavraç. Maşa. Tutan kerpeten. Cımbız. Pense.

Shoe : Nallamak. Nal çakmak. At nalı. İskarpin. Karartıcıda bulunan bobin boyunca kayarak ışığın voltajını indirip yükselten iletken. Ayakkabı. Fren balatası. Balata. Dış lastik. Pabuç.

Climbers : Tırmanıcı bitki. Sarmaşık. Tırmanıcı sarmaşık. Toplumda hep gözü yükseklerde olan kimse. Dağcı. Tırmanıcı. Sarmaşık kuş. Yükselmek isteyen kişi.

Cleats synonyms : football boots, crampoons, spikes, climbing iron, crampon, cramp iron, cramp, cramps.