Shoe türkçesi Shoe nedir

  • Nal çakmak.
  • Fren balatası.
  • Balata.
  • Karartıcıda bulunan bobin boyunca kayarak ışığın voltajını indirip yükselten iletken.
  • Ayakkabı.
  • At nalı.
  • Pabuç.
  • Dış lastik.
  • İskarpin.
  • Ayakkabı giydirmek.
  • Nallamak.

Shoe ile ilgili cümleler

English: Ali put his shoes on with his shoe horn.
Turkish: Ali ayakkabılarını ayakkabı çekeceğiyle giydi.

English: Ali found his missing shoe under the coffee table.
Turkish: Ali kayıp ayakkabısını sehpanın altında buldu.

English: Ali tied his shoe laces.
Turkish: Ali ayakkabı bağlarını bağladı.

English: Ali doesn't know what Mary's shoe size is.
Turkish: Ali Mary'nin ayakkabı ölçüsünü bilmiyor.

English: Even a (traditional Korean) straw shoe belongs to a pair. (literal)
Turkish: Bir geleneksel Kore saman ayakkabısı bile bir çifte aittir.

Shoe ingilizcede ne demek, Shoe nerede nasıl kullanılır?

Shoe bill : Papuç gagalı. Kuşlar (aves) sınıfının, leyleksiler (ciconiiformes) takımının, balıkçılgiller (ardeidae) familyasından, 140 cm kadar uzunlukta, kanatları ve kuyruğu kara olan kül rengi bir tür.

Shoe black : Kundura boyacısı.

Shoe box : Ayakkabı kutusu. Ayakkabıları koymak için kullanılan karton kutu.

Shoe brush : Ayakkabıları parlatmak için kullanılan fırça. Ayakkabı fırçası.

 

Shoe buckle : Ayakkabı tokası. Atkı.

Shoe lace : Ayakkabı bağcığı. Ayakkabı bağı. Bir kmsenin ayakkabısını bağlamak için kullandığı ince ve dar bağcık.

Shoe factory : Ayakkabı fabrikası.

Shoe polish : Ayakkabı boyası. Ayakkabıları parlatmak ve cilalamak için kullanılan yumuşak malzeme. Ayakkabı cilası.

Shoe industry : Ayakkabı endüstrisi. Ayakkabı sanayi.

Shoe department : Ayakkabılar mağazası.

İngilizce Shoe Türkçe anlamı, Shoe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shoe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shoelace : Bağcık. Ayakkabı bağı. Ayakkabı bağcığı. Pabuç bağı. Kundura bağcığı.

Disc brake pad : Disk fren balatası.

Wedgie : Pantolon veya başkaca giysinin popoya sıkışma durumu. Takoz şeklinde topuğu olan ayakkabı. Sivri topuklu ayakkabı. Sivri topuk ayakkabı.

Sandal : Sandalet. Burnu açık terlik. Çarık. Terlik. Sandal.

Toecap : Ayakkabı burnu. Ayakkabı ya da botun ön kısmını kuvvetlendirmek veya süslemek için kullanılan deri ya da metalden yapılmış parça. Ayakkabı ucu derisi.

Sling : Asmak. İple asmak. İzbiro (yük kaldırmak için). Sapan. Sapanla (taş) atmak. Ağ atmak. Sapanla atmak. Halatla çekmek. Gırgır avcılığında ağı çekmede kullanılan her iki ucu birbirine bağlı halat parçası. Fırlatmak.

Cleats : Futbol ayakkabısı. Topuklarında pençe olan ayakkabı. Krampon. Futbol ayakkabılarının tabanlarındaki metal lastik veya plastik pençeler (krampon çivileri).

Footwear : Ayağa giyilen şeyler. Çorap. Ayak giyecekleri. Ayakkabılar.

Shoestring : Ayakkabı bağcığı. Perişan. Ayakkabı bağı. İncecik kesilmiş. Az. Ucu ucuna olan. Yetersiz. Bağcık.

 

Croaked : Vaklamak. Tahtalı köyü boylamak. Fertiği çekmek. Gaklamak. Boğuk ses çıkarmak. Öldürmek. Zıbarmak. Gümlemek. Kurbağa sesi çıkartmak.

Shoe synonyms : work shoe, congress shoe, walking shoe, congress boot, wooden shoe, ghillie, running shoe, shoe collar, calceus, toe box, mocassin, heel counter, chukka boot, gym shoe, congress gaiter, brogue, brogan, slingback, friction lining, wing tip, baby shoe, horseshoes, kicks, throat, pump, lace, insole, footwears, plate, footgear, saddle, tennis shoe, footing.

Shoe zıt anlamlı kelimeler, Shoe kelime anlamı

Undress : Giysilerini çıkarmak. Elbiselerini çıkarmak. Ev elbisesi. Soymak. Sargısını açmak. Üniforma. Gündelik elbise. Dökülüp saçılmak. Soyunmak.

Inclusive : Dahil. Şümulu olan. İçine alan. Kapsayan. Kapsayıcı. Her şey dahil. İçlemci. Kucaklayıcı. İçeren.

Shoe ingilizce tanımı, definition of Shoe

Shoe kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To put a shoe or shoes on. To furnish with a shoe or shoes. The outer cover or tread of a pneumatic tire, esp. for an automobile. As, to shoe a horse, a sled, an anchor. A covering for the human foot, usually made of leather, having a thick and somewhat stiff sole and a lighter top. It differs from a boot on not extending so far up the leg.