Creaked türkçesi Creaked nedir

Creaked ile ilgili cümleler

English: The floor creaked.
Turkish: Zemin gıcırdadı.

English: The chair creaked as he sat down.
Turkish: O otururken sandalye çatırdadı.

English: The bed creaked again.
Turkish: Yatak gene gıcırdadı.

English: The door creaked open.
Turkish: Kapı gıcırdayarak açıldı.

English: The bed creaked.
Turkish: Yatak gıcırdadı.

Creaked ingilizcede ne demek, Creaked nerede nasıl kullanılır?

Creak : Çatırdamak. Gacırtı. Gıcırtı. Gacırdamak. Cayırtı. Gıcırdamak.

Creakier : Harap. Kuşkulu. Gıcırtılı. Boğuk. Şüpheli. Gıcırdayan.

Creakiest : Harap. Kuşkulu. Gıcırtılı. Boğuk. Şüpheli. Gıcırdayan.

Creakily : Gacır gucur. Kulağı tırmalayan veya gıcırtı yapan ses ile. Gıcırdayan bir şekilde.

Creakiness : Gıcırtılı olma niteliği. Gıcırdama. Şiddetli gıcırdama sesi yapma eğilimi olan.

Cream cheese : Krem peyniri. Bir tür yumuşak beyaz peynir. Süt ve kremadan yapılmış yumuşak, olgunlaşmamış peynir. Krem peynir. Yumuşak beyaz peynir. Eritme peynir.

Creaks : Gacırdamak. Gacırtı. Cayırtı. Çatırdamak. Gıcırtı. Gıcırdamak.

Creaking : Gıcırdayan.

Creaky : Gıcırtılı. Harap. Boğuk. Kuşkulu. Gıcırdayan. Şüpheli.

 

Screaky : Gıcırtılı.

İngilizce Creaked Türkçe anlamı, Creaked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Creaked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grit : Cesaret. Kanatlıların kaslı midesindeki yemleri öğütme işlemini artırmak amacıyla kullanılan, hayat için koşul olmamakla beraber sindirimi düzenleyen, tuz asidinde çözünmeyen granit, kuvars, çakmak taşı gibi taş parçacıklarından oluşan, isteğe bağlı alınabilen taşlar, grit. Kum tanesi. Kum taşı. Azim. Grit. Dayanıklılık. Yiğitlik.

Tack : Çatmak. Besin. Yiyecek. Orsa etmek. Yol. Çakmak. Kumaşı teyellemek. İri başlı küçük çivi. Ufak çivi. Tutturmak.

Bring forth : Ürün vermek. Getirmek. Hasıl etmek. Sebep olmak. Vermek. Neden olmak. Meydana getirmek. Doğurmak.

Reinvent : Yeniden keşfetmek. Yeniden şekil vermek. Yeniden icat etmek. Yeniden oluşturmak.

Froth : Köpürmek. Saçmalık. Boş laf. Köpükçükler. Köpükçük kümesi. Köpürtmek. Köpüklenmek. Köpük çıkarmak. Köpük. Köpürme.

Kindle : Tutuşmak. Yakmak. Uyandırmak. Tutuşturmak. Uyanmak. Ateş almak. Parlamak. Yanmak. Canlanmak. Alevlendirmek.

Put on : Abartmak. Eklemek. Artırmak. Takmak. Yapmak (makyaj). Sahneye koymak. Giyinmek. Üzerine yüklemek. Atfetmek. Sayı yapmak.

Assemble : Bir araya koymak. Toplaşmak. Parçaları birleştirmek. Toplanmak. Çevirmek (program). Düzenlemek. Montaj yapmak. Takmak. Bir araya toplamak. Çevirmek (bilgisayar).

Clacked : Tıkırdamak. Laklak etmek. Takırdamak. Çatırtı. Tıkırdatmak. Tıkırtı. Gevezelik etmek.

Wreak : Öfke salmak. Hırs salmak.

Creaked synonyms : puncture, create by mental act, create verbally, film make, develop, engender, raspings, squeaked, provoke, multiply, film, bring up, raise, carve out, gnash, reproduce, conjure up, grind, clash, give rise, realise, clear, put together, scrape, do, strike, conjure, derive, call forth, construct, prepare, enkindle, compose.

 

Creaked zıt anlamlı kelimeler, Creaked kelime anlamı

Disassemble : Parçalara ayırmak. Parçaları birbirinden ayırmak. Sökmek. Paraçalara ayırmak. Parçalarına ayırmak. Kaldırmak. Ayırmak. Demonte etmek.

Refrain : Geri durmak. Nakarat. Sakınmak. Frenlemek. Kaçınmak. Kendini tutmak. Çekinmek. Alıkoymak.