Creak türkçesi Creak nedir

Creak ile ilgili cümleler

English: Can you fix this door? It's creaking.
Turkish: Bu kapıyı tamir edebilir misin? Gıcırdıyor.

English: The bed creaked.
Turkish: Yatak gıcırdadı.

English: The chair creaked as he sat down.
Turkish: O otururken sandalye çatırdadı.

English: The bed creaked again.
Turkish: Yatak gene gıcırdadı.

English: Ali turned around when he heard the floorboard creak.
Turkish: Ali döşeme tahtası gıcırtısı duyduğunda geriye döndü.

Creak ingilizcede ne demek, Creak nerede nasıl kullanılır?

Creaked : Gacırtı. Çatırdamak. Cayırtı. Gıcırdamak. Gacırdamak. Gıcırtı.

Creakier : Harap. Şüpheli. Boğuk. Gıcırdayan. Gıcırtılı. Kuşkulu.

Creakiest : Gıcırtılı. Şüpheli. Kuşkulu. Gıcırdayan. Harap. Boğuk.

Creakily : Gacır gucur. Gıcırdayan bir şekilde. Kulağı tırmalayan veya gıcırtı yapan ses ile.

Creakiness : Gıcırdama. Gıcırtılı olma niteliği. Şiddetli gıcırdama sesi yapma eğilimi olan.

Cream cheese : Krem peynir. Krem peyniri. Yumuşak beyaz peynir. Eritme peynir. Bir tür yumuşak beyaz peynir. Süt ve kremadan yapılmış yumuşak, olgunlaşmamış peynir.

Creaking : Gıcırdayan.

Cream colored : Krem renkli.

Cream coloured : Bej. Kirli beyaz (ayrıca cream colored). Krem renginde olan. Krem rengi ile ilgili.

 

Screak : Gıcırdamak. Kaba ve kulak tırmalayan gürültü yapmak. Acı acı bağırmak. Feryat etmek. Tiz delici bir çığlık atmak. Gıcırtı. Cırlamak. Tiz sesle çığlık atmak. Gıcırtı yapmak.

İngilizce Creak Türkçe anlamı, Creak eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Creak ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crack : Şaklatmak. Çıtlatmak. Çatırdatmak. Çatlak. Çatallaşmak (ses). Çatlamak. Kırmak. Sinirsel çöküntü yaşamak. Çatırtı.

Clacking : Gevezelik etmek. Tıkırdamak. Çatlamak. Laklak etmek (argo terim).

Chatter : Gevezelik etmek. Çatırdamak (dişler). Dişleri birbirine vurmak. Cır cır ötmek. Gevezelik yapmak. Konuşup durmak. Çenesi düşmek. Aptalca ve çok konuşmak. Gıcırdatmak. Çenesi durmamak.

Clack : Tıkırdamak. Takırdamak. Gevezelik etmek. Tıkırdatmak. Laklak etmek. Laklak etmek (argo terim). Tıkırtı.

Scroop : Gıcırtılı kulak tırmalayıcı gürültü yapmak. Kulak tırmalayıcı gürültü üretmek. Avivaj yapmak. Yumuşatmak.

Creaking : Gıcırdayan.

Rasping : Yonga. Kulak tırmalayıcı. Gıcırtılı. Rahatsız eden (ses). Gıcırdama. Hışırtılı. Talaş. Rendeleme. Törpüleme.

Gnashes : Gıcırdatmak (diş). (diş) gıcırdatmak. Diş gıcırdatmak. Gıcırdatmak.

Chatters : Gevezelik yapmak. Dişleri birbirine vurmak. Aptalca ve çok konuşmak. Konuşup durmak. Çenesi düşmek. Gevezelik etmek. Çatırdamak (dişler). Cır cır ötmek. Gıcırdatmak.

Creak synonyms : skreak, creaked, grates, scrape, whine, clacked, crackles, clashes, noise, crackled, squeak, screech, screak, gnashed, clashed, crackle, clacks, jars, raspings, squeaked, gnash, jar, cracks, resound, grate, grit, clashing, chattered, make noise, clash, creaks.

 

Creak ingilizce tanımı, definition of Creak

Creak kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The sound produced by anything that creaks. A creaking. As, shoes creak. To produce a creaking sound with. To make a prolonged sharp grating or squeaking sound, as by the friction of hard substances.