Crevice türkçesi Crevice nedir

  • Fisür.
  • Kaya yarığı.
  • Krevas.
  • Çatlak.
  • Krevis.
  • Şifre güvenliğini delici.
  • Gedik.
  • Yarık.
  • Rahne.

Crevice ingilizcede ne demek, Crevice nerede nasıl kullanılır?

Crevice corrosion : Gerilme korozyonu. Aralık korozyonu. Çatlak korozyonu. En az birisi metal olan iki yüzey arasındaki çatlakta gelişen yerel yenim. Ayrık yenimi. Çatlak yenimi.

Crevices : Çatlak. Çatlaklar. Gedik. Yarık.

Crevasse : Krevase. Büyük yarık. Buz yarığı. Buzul-yarığı. Krevas. Derin yarık. Yarık. Buzul dili üzerinde görülen, koyağın dar, boğaz biçimindeki yerinden geçmesi ya da bir eğimkesintisini aşması sırasında oluşan boylamasına ve enlemesine derin çatlaklar, bk. enlemesine yarık. Çatlak.

Crevasses : Buzul yarığı. Büyük yarık. Buzul-yarığı. Krevase. Buz yarığı. Krevas. Derin yarık. Çatlak. Yarık.

Crevosse : Buzulun girintili çıkıntılı bir yüzey üzerindeki deviminde, gerilemelerin sonuçladığı geniş, derin çatlak ya da yarık. Buz yarığı.

Marginal crevasse : Buzulun girintili çıkıntılı bir yüzey üzerinde devinip gerilmesiyle ortaya çıkan genişçe, 'derin çatlak ya da yarık. Kenar yarığı.

Creaked : Gıcırdamak. Gacırtı. Gıcırtı. Cayırtı. Gacırdamak. Çatırdamak.

Creaks : Çatırdamak. Gacırtı. Gıcırdamak. Cayırtı. Gacırdamak. Gıcırtı.

 

Creak : Gacırdamak. Gıcırtı. Çatırdamak. Gıcırdamak. Gacırtı. Cayırtı.

Creakily : Gıcırdayan bir şekilde. Kulağı tırmalayan veya gıcırtı yapan ses ile. Gacır gucur.

İngilizce Crevice Türkçe anlamı, Crevice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crevice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Battiest : Popo. Kaçık. Üşütük (argo terim). Üşütük. Deli. Kıç. Bir tahtası eksik.

Chinked : Şıkırtı. Şangırdatmak. Şıkırdatmak. Şangırdamak. Şıngırdatmak. Yarıkları doldurmak. Metalik ses çıkartmak. Şıkırdamak. Temiz para.

Rift : Yarmak. Uçurum. Aralık. Çatlatmak. Anlaşmazlık. Ayrılık. Ara bozukluğu. Açıklık. Ara açılması.

Breaches : Dalgaların sahile vurup kırılması. Bozulma. Çiğneme. Uymama. İhlal. Bozma (anlaşmayı).

Impression : Damga. Taklit. İz. İntiba. Olgusal durumlara ilişkin işlenmemiş ipuçları ya da henüz çözümlenerek bilgiye dönüştürülmemiş seziler. Belirti. İzlenim. Baskı. Fikir. Etki.

Salesclerks : Satış memuru. Satıcı. Tezgahtar.

Crannies : Kuytu. Sığınak.

Aperture : Işık düzengeci açıklığı. Açıklık. Pervane yuvası. Aralık. Açık. Irakgörür fotoğraf makinesi gibi optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği deliğin çapı. Delik. Fotoğraf makinesi açıklığı. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık.

Volcano : Yeryuvarının, derinliklerinde bulunan ve "magma" adı verilen kızgın ve erimiş özdeklerin yeryüzüne ulaşabildiği yer. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Volkan. Magma maddelerinin yer içinden yüzeye çıktığı ya da geçmişte çıkmış olduğu, az çok koni biçiminde, tepesinde bir püskürme ağzı bulunan dağ. Yanardağ. Yeryüzünün derinliklerinden magmanın fışkırması yoluyla oluşan dağ.

 

Chap : Çatlamak (cilt). Pütürlenmek. Kızarmak. Yarmak (toprak veya tahta vb'ni). Çatlatmak (soğuk cildi). Sertleştirmek. Çatlatmak (deri). Çatlatmak. (cilt) çatlamak. Çatlamak.

Crevice synonyms : fatigue crack, geological fault, chink, imprint, clefts, interstice, break, barmy, salesclerk, slit, vent, chasm, fault, cranny, inroads, chasms, gap, difficulty, bent, clifts, faulting, crevasses, diastema, scissure, breakage, fissure, breach, inroad, crevices, battier, cloven, batty, cleavage.

Crevice ingilizce tanımı, definition of Crevice

Crevice kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To flaw. A fissure. A rent. A cleft. To crack. A narrow opening resulting from a split or crack or the separation of a junction.