Volcano türkçesi Volcano nedir

  • Yeryüzünün derinliklerinden magmanın fışkırması yoluyla oluşan dağ.
  • Magma maddelerinin yer içinden yüzeye çıktığı ya da geçmişte çıkmış olduğu, az çok koni biçiminde, tepesinde bir püskürme ağzı bulunan dağ.
  • Yeryuvarının, derinliklerinde bulunan ve "magma" adı verilen kızgın ve erimiş özdeklerin yeryüzüne ulaşabildiği yer.
  • Volkan.
  • Yanardağ.
  • Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır.

Volcano ile ilgili cümleler

English: The volcano has become active again.
Turkish: Volkan tekrar aktif hale geldi.

English: Puyehue Volcano keeps on spewing lava.
Turkish: Puyehue Yanardağı lav püskürtmeye devam ediyor.

English: Etna is a volcano in Italy.
Turkish: Etna İtalya'da bir yanar dağdır.

English: The volcano erupted suddenly, killing many people.
Turkish: Volkan aniden fışkırdı, bir çok kişiyi öldürdü.

English: The volcano erupts at regular intervals.
Turkish: Volkan düzenli aralıklarla püskürür.

Volcano ingilizcede ne demek, Volcano nerede nasıl kullanılır?

Volcano cone : Yanardağ konisi. Yanardağ bacasından yeryüzüne taşan lav ve öteki kızgın özdeklerin soğuyup yığılmalarıyla oluşan ve biçimi, çıkardığı lavın akıcılığına bağlı olarak değişen yükseklik.

Volcano earthquake : Yanardağ depremi. Yanardağların püskürmeleri sırasında duyulan, etki alanı öteki depremlere göre daha sınırlı bir deprem türü.

 

Volcano of hawaiian type : Çıkardığı lavların çok akıcı olması nedeniyle, belirli bir koni yerine yassı, yatık ve az çok kalkana benzer yığıntı oluşturan yanardağ türü. Kalkan biçimli yanardağ.

Active volcano : Etkin yanardağ. Aktif volkan. Ağzından belli aralıklarla sıvı, katı ve gaz durumunda özdekler ya da bunlardan birini çıkaran yanardağ. Yanardağ etmeni. Hareketli volkan. Üretken volkan. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Tarihsel zamanlarda, aralıklı olarak sık sık püskürmüş yanardağ. Püsküren yanardağ. Periyodik volkanik patlamaların meydana geldiği dağ.

Dead volcano : Hareketsiz yanardağ. Aktif olmayan yanardağ. Uyuyan volkan.

Volcanoes : Yanardağ. Volkan.

Volcanology : Volkan ilmi. Yanardağbilim. Volkan bilimi. Yanardağ bilimi. Volkanbilim.

Volcanologist : Yanardağlar ve volkanik olaylar araştırmaları uzmanı. Yanardağ bilgini. Yanardağ uzmanı.

Passive volcano : Sönmüş yanardağ.

Volcanological : Yanardağlar ve volkanik olaylar araştırmasıyla ilgili. Yanardağlar ve volkanik olaylar araştırmasına özgü.

İngilizce Volcano Türkçe anlamı, Volcano eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Volcano ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mountain : Yerkabuğunun çıkıntılı, yüksek; eğimli yamaçlarıyla çevresine egemen ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümlerine verilen ad. Cebel. Yığın. Dağ. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Crack : Çözmek (şifreyi). Çatırtı. Çatallaşmak (ses). Kırmak. Çatlatmak. Çıtlatmak. Çatlak. Çökmek. Çatlamak.

 

Vent : Dışa vurmak. Belli etmek. Açığa vurmak. Hava almaya çıkmak. Çıkarmak. Delik açmak (gaz veya sıvının giriş çıkışını sağlamak için). Göstermek. Delik açmak. Havalandırmak. Havalandırma yapmak.

Cleft : Irakgörürlerin içinde bulunduğu kubbenin gözlem için açılabilen parçası; bir alan üzerinde açılan şerit biçimindeki boşluk. Yarık. Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kleft. Herhangi bir organ veya oluşum üzerindeki uzunlamasına seyir gösteren açıklık, kleft. Yarmak. Çukur. Ayrık. Oluk. Cep.

Scissure : Yarık.

Crater : Kupa (takımyıldızı). Bombanın açtığı çukur. Krater. Yanardağ konisinin üstünde ya da yanlarında, bacanın son bulduğu çember biçimindeki çıkış. Sürekli akımla çalışan ışık yayı lambasında pozitif kömürün ucunda olan çukurluk. Yanardağın tepesinde, yamacında ya da eteğinde arka arkaya patlamalar ve püskürmelerle oluşmuş, huni biçiminde, çapı 1000 m.'den az,derinliği birkaç yüz metreyi bulan delik. Bir takımyıldızın adı. Oyuk. Dağ tepelerinde oluşmuş büyük çukur. Dağağzı.

Fissure : Çatlama. Fissür. Yarık. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Çatlamak. Kırık bir kayacın parçaları arasında, kayma devimi olmadan, 1 mm.den çok aralık gösteren kırık. Yarma. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna seyir gösteren açıklık, çatlak, yarık. Ayrılmak. Yarmak.

Crevice : Kaya yarığı. Şifre güvenliğini delici. Fisür. Rahne. Yarık. Krevas. Çatlak. Krevis. Gedik.

Mount : Montaj etmek. Çoğalmak. Üzerine yerleştirmek. Takmak. Girişmek. Çıkmak. Binmek. Bindirmek. Asmak.

Volcano synonyms : volcanic crater, volcanos, volcanoes.

Volcano ingilizce tanımı, definition of Volcano

Volcano kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A mountain or hill, usually more or less conical in form, from which lava, cinders, steam, sulphur gases, and the like, are ejected. Often popularly called a burning mountain.