Mountain türkçesi Mountain nedir
- Dağ.
- Cebel.
- Yığın.
- Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.
- Yerkabuğunun çıkıntılı, yüksek; eğimli yamaçlarıyla çevresine egemen ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümlerine verilen ad.
- Kuzey dakota eyaletinde şehir.
- Coğrafya alanında kullanılır.
Mountain ile ilgili cümleler
English: Ali injured himself mountain climbing.
Turkish: Ali dağa tırmanırken kendini yaraladı.
English: A mountain fire broke out and burnt the forest.
Turkish: Bir dağ yangını başladı ve ormanı yaktı.
English: Ali enjoys mountain climbing.
Turkish: Ali dağa tırmanmaktan zevk alır.
English: A man named Carlos came to a mountain village looking for that old man.
Turkish: Carlos adında bir adam o yaşlı adamı arayarak bir dağ köyüne geldi.
English: A sunny weekend is perfect for a mountain getaway.
Turkish: Güneşli bir hafta sonu bir dağ kaçamağı için mükemmeldir.
Mountain ingilizcede ne demek, Mountain nerede nasıl kullanılır?
Mountain ash : Üvez ağacı. Galler'de yerleşim yeri. Üvez.
Mountain chain : Sıra dağlar. Yer ve ay yüzeyindeki dağ, sıradağ ve dağağızlarının ortak adı. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Dağ silsilesi. Sıradağlar. Sıradağ. Dağ sırası. Engebeler. Kıvrımlı dağların, tekne ve kemerlerle birbirini izleyerek ve kimi kez yaylar çizerek belli bir yönde uzanmaları.
Mountain climate : Yeryuvarının neresinde bulunursa bulunsun, dağlar ve yüksek yaylalarda görülen ve özellikleri "yükseklik" ve "bakı"ya dayanan iklim türü. Dağ iklimi.
Mountain cock : Orman horozu. Çalıhorozu.
Mountain crystal : Neceftaşı.
Mountain gazelle : Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (bovidae) familyasından, zarif, küçük ve hızlı hareketli, toprak renginde, hindistan'da yaşayan bir tür. Hint ceylanı.
Mountain goat : Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (bovidae) familyasından, 160 cm kadar uzunlukta, 100 cm kadar yükseklikte, büyük başlı, kısa boyun, bacak ve kuyrukları olan, tüyleri çok uzun, kuzey amerika'da yaşayan bir tür. Dağ keçisi. Elik. Ak dağ keçisi.
Mountain film : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Belgesel olarak ya da öykülü filmin temel dram öğesi olarak dağı ve dağcılığı konu alan film çeşidi. Dağcılık filmi.
Mountain pass : Boğaz. Dağ geçidi. Derbent. Aşıt. Argıt. Kapuz. Bel. Geçit.
Mountain knot : Dağ düğümü. Ayrı yönlerden gelen dağ sıralarının bir yörede birbirine yaklaşıp karıştığı yer.
İngilizce Mountain Türkçe anlamı, Mountain eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mountain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Muckle : Büyük miktar. Çok miktar.
Mountains : Yer ve ay yüzeyindeki dağ, sıradağ ve dağağızlarının ortak adı. Engebeler.
Mess : Kirletmek. Karışmak. Zor durum. Düzensizlik. Pisletmek. Karışıklık. Karmakarışıklık. Pislik. Kötü durum. Dert.
Mound : Tepecik. Höyük. Toprak yığını. Tümsek. Tümsek yapmak. Tepe. Öbek. Toprak set.
Mickle : Küçük miktar. Çok miktar. Çok büyük. Az miktar.
Sight : Gözlemlemek. Kanı. Görünüş. Korkunç ya da gülünç hal. Görme yeteneği. Nişangah. Görüş. Görme gücü. Gözlemek. İbraz etmek (çek vb.).
Pile : İstif etmek. Büyük miktarda para. Servet. Yığıl. Direk. Küme. Ölçekleme yordamında değişik sınarların, ölçek konumlarını belirlemek üzere yargıcılarca içine sokulduğu küme. Kuru pil. Tepeleme doldurmak. Yığınak yapmak.
Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.
Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.
Budgets : Stok. Bütçe. Mali program.
Mountain synonyms : mountain peak, large indefinite amount, good deal, quite a little, large indefinite quantity, great deal, natural elevation, mons, stack, raft, wad, accumulation, budget, elevation, mountainside, heap, batches, seamount, agglomerations, mount, abandoned meander, agricultural production, volcano, mounded, bulk, air route, inundation, mint, passel, aluvial terrace, flock, mass, plenty.
Mountain zıt anlamlı kelimeler, Mountain kelime anlamı
Mountain antonyms : natural depression.
Mountain ingilizce tanımı, definition of Mountain
Mountain kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a mountain torrent. An eminence higher than a hill. Mountain howitzer. Mountain pines. Growing or living on a mountain. Earth and rock forming an isolated peak or a ridge. A large mass of earth and rock, rising above the common level of the earth or adjacent land. Mountain air. Among mountains. Mountain goats. A mount. Found on or peculiar to mountains. Of or pertaining to a mountain or mountains.

Bu kısımda Mountain kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mountain ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mountain anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mountain ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.