Muckle türkçesi Muckle nedir

  • Büyük miktar.
  • Çok miktar.

Muckle ingilizcede ne demek, Muckle nerede nasıl kullanılır?

Many a mickle makes a muckle : Damlaya damlaya göl olur (isk.). Damlaya damlaya göl olur.

Muckles : Büyük miktar. Çok miktar.

Muck about : Aylak aylak takılmak. Aptalca davranmak. Aylak aylak dolanmak. Başıboş dolaşmak. Saçmalamak. Sürtmek. Boş boş dolanmak.

Muck around : Aptalca davranmak. Boş boş dolanmak. Başıboş dolaşmak. Saçmalamak. Avarelik etmek. Aylak aylak dolanmak. Aylak aylak takılmak.

Muck in : Birlikte yer almak. İşbirliği yapmak. İşleri paylaşmak. Birlikte çalışmak. Birleşmek.

Muckier : Kaba. Çepelli. Pis. Hödük.

Mucking : Pisletmek. Gübrelemek. Nakil.

Muckiest : Hödük. Pis. Çepelli. Kaba.

Mucker : Kaba adam. Kaba kimse. Çamur kimse. Pislik kimse. Ağır düşüş. Ahbap.

Mucking arrangement : Yükleme düzeni.

İngilizce Muckle Türkçe anlamı, Muckle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Muckle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flood : Kabarma. Sel gibi taşmak. Akın etmek. Su baskını. İçine veya üstüne fazla su koymak. Su basmak. Su basması. Taşmak. Aynalı ışıtaç.

Chunk : İri parça. Külçe. Tıknaz ve güçlü adam. Kalın bir parça. Yığın. Kocaman parça. Bodur ama güçlü hayvan. Kısa boylu adam. Topak.

 

Deal : Patlatmak. Meşgul olmak. Oyun kağıtlarını dağıtma. İş. İlgilenmek. Davranmak. Kağıtları dağıtma sırası. Miktar. Vurmak. Kağıt dağıtmak.

Mint : Geçmişte altın, gümüş ve bakır gibi madenlerden para basan ya da madeni sikkeleri eritip külçe haline getiren günümüzde ise ufaklık madeni paraları basan, kamu denetimindeki kurum. Para basımevi. Altın, gümüş, maden ya da kağıt paraların basıldığı yer. İcat etmek. Uydurmak. Ballıbabagiller (labiatae) familyasından, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları ışınsal, taç yaprakları tek simetrili, fındıksı tip meyveleri olan, mentol kapsadığı için tıpta kullanılan, ülkemizde 7 türle temsil edilen, çok yıllık, otsu türleri olan bir cins. Para kesmek. Para basım evi. Biyoloji, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Nane.

Flock : Yün tozu. Cemaat. Sürü halinde toplanmak. Kalabalıklaşmak. Toplanmak. Sürü halinde hareket etmek. Sürü. Yığın. Yün yumağı. Tiftiklenmiş yünle kaplamak.

Plenty : Bereket. Çokluk. (pek) bol. Bereketli. Mebzuliyet. Pek çok. (pek) çok. Ganilik. Bir yığın. Bol miktar.

The lot : Yazgı. Bölüştürmek. Grup. Hisse. Parsel. Taksim etmek. Çekim yeri. Pay. Hepsi.

Immensity : Sınırsızlık. Enginlik. Çok büyük olma. Çok büyük şey. Uçsuz bucaksız olma. Genişlik. Sonsuzluk.

Passel : Büyük yığın. Bir grup insan. İnsanların bir araya gelerek oluşturdukları topluluk. Büyük küme.

Deluge : Su basmak. Yağmur. Sel basmak. Su baskını. Sel. Yağmuruna tutmak. Suya boğmak. Büyük sel. Şiddetli yağmur. ...yağmuruna tutmak.

Muckle synonyms : large indefinite quantity, large indefinite amount, good deal, quite a little, great deal, slues, batch, torrent, tidy sum, muckles, spates, lotting, mickle, large portion, hatful, barrel, spate, large amount, raft, rafts, pile, wad, pot, haymow, ton, mass, lotted, mess, slews, inundation, slew, mountain, heap.

 

Muckle ingilizce tanımı, definition of Muckle

Muckle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Much.