Mountain pass türkçesi Mountain pass nedir
Mountain pass ingilizcede ne demek, Mountain pass nerede nasıl kullanılır?
Mountain : Yığın. Yerkabuğunun çıkıntılı, yüksek; eğimli yamaçlarıyla çevresine egemen ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümlerine verilen ad. Cebel. Dağ. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Kuzey dakota eyaletinde şehir.
Pass : Bildirmek. Briç pas demek. Geçiş. Derbent. Geçiş izni. Sınır boylarında yaşayanlara kısa süreler için sınırı geçebilmelerini sağlamak üzere resmi makamlarca verilen izin belgesi. Vermek. Açmak (kilit). Uzatmak. Devretmek.
Mountain ash : Üvez. Üvez ağacı. Galler'de yerleşim yeri.
Mountain chain : Engebeler. Sıradağlar. Sıra dağlar. Dağ sırası. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Sıradağ. Dağ silsilesi. Kıvrımlı dağların, tekne ve kemerlerle birbirini izleyerek ve kimi kez yaylar çizerek belli bir yönde uzanmaları. Yer ve ay yüzeyindeki dağ, sıradağ ve dağağızlarının ortak adı.
Mountain climate : Dağ iklimi. Yeryuvarının neresinde bulunursa bulunsun, dağlar ve yüksek yaylalarda görülen ve özellikleri "yükseklik" ve "bakı"ya dayanan iklim türü.
Mountain cock : Çalıhorozu. Orman horozu.
İngilizce Mountain pass Türkçe anlamı, Mountain pass eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mountain pass ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Barranco : Koyak. Kaya. Dik bayırları olan kuru vadi. Baranka. Kayalık (genellikle güneybatı birleşik devletler'de kullanılır). Dik bayır. Dik. Derin çukur.
Cavalcade : Bütün sirk sanatçılarının giysileriyle seyirci önünden geçmeleri. Süvari alayı resmi geçidi. Atlılar. Atlılar alayı. Süvari alayı. Süvari geçit töreni.
Esophagi : Yemek borusu. Yutak. Gırtlak.
Esophagus : Meri. Özofagus. Sindirim kanalının, yutakla mide arasında kalan kısmı, özefagus, ösefagus, özofagus. Özefagus. Ösefagus. Bkz.oesophagus. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yutak ile mide arasında kalan, içi çok tabakalı yassı epitelle astarlanmış, bağ dokusu, çizgili kas ve düz kaslarla çevrelenmiş, çok sayıda bez içeren, insanlarda yaklaşık 25 cm kadar olan sindirim kanalı kısmı. özofagus. Yutak.
Col : Kol. Boyun. Kor. Ko. Vadi. Vietnam'da yaşayan etnik bir grup. Süt.
Spade : Mahmuz. Hadım edilmiş hayvan. Bahçe küreği. Kürek ile kazmak. Bahçıvan küreği. Bel ile kazmak. Top arabası mahmuzu. Kürek. Zenci (kötü).
Reins : Dizginler.
Guard : Gardiyan. Önlem almak. Gözetim. Denetlemek. Himaye etmek. Gard. Beklemek. Koruyucu nesne. Koruma ızgarası. Dışsatım veya transit işlemlerinde eşyanın araca yüklenmesi ve araçtan boşaltılmasında gözetimci olarak görev yapan kişi. eski dil hizmetçilere çalışacak ev bulan kimse.
Bosporus : İstanbul boğazı. Türkiye'nin avrupa ve asya bölümlerini ayıran boğaz. Karadeniz'i marmara denizi'ne bağlayan boğaz. Boğaziçi.
Gorges : Tiksinti. Oburluk. Tıkanmak. Tıka basa doldurmak. Atıştırmak. Tıka basa yemek. Gırtlak. Yemek atıştırmak.
Mountain pass synonyms : pass, catwalk, causeways, aisle, defiles, constricts, loins, constrictions, grubbers, areaways, areaway, doc, constrictor, water gap, cols, alleyways, constrictors, access, bab, alley, defile, ghats, constriction, constrict, back net, semens, grubber, bel, middle of the back, ravines, sperm, catwalks, semen.

Bu kısımda Mountain pass kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mountain pass ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mountain pass anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mountain pass ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.