Scissure türkçesi Scissure nedir

Scissure ingilizcede ne demek, Scissure nerede nasıl kullanılır?

Scissel : Metali kesmek. Metal atık. Metalin kesilmesi sırasında ortaya çıkan metal tozu.

Scissile : Kesilebilir. Yarılır. Bölünebilir. Yarılabilir. Kesilir.

Scission : Ayrılma. Kesme. Kesik. İhtilaf. Yarma. Bölme. Bölünme. Yarılma. Kesilme.

Scissor : Denetleme. Bir filmin, yürürlükteki yasalara aykırı yönü ya da sakıncaları olup olmadığını anlamak amacıyla, kamuya sunulmadan önce, ilgililerce yapılan inceleme. Denetleyici. Makasla kesmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Makas. Denetleme kurulu üyesi.

Scissor kick : Makaslama (yüzme vb.).

Scissoring : Makasla kesme. Makasla kesme eylemi. Makaslama. Makasla kırpma veya süsleme eylemi.

Scissor off a piece of cloth : Bir parça kumaş kesmek. Makasla elbisenin bir parçasını kesmek.

Scissorlike : Makasa benzeyen. Makas gibi (bir hareket, alet, vb. ile ilgili).

Scissored : Makaslanmış. Makasla kesmek.

Scissors kick : Genellikle karşıdan gelen topa havada, bacakları makas gibi devindirerek yapılan vuruş. Makaslama vuruş. Makaslama (yüzme vb.). Röveşata. Makaslama yüzüş.

İngilizce Scissure Türkçe anlamı, Scissure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scissure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Crack : Çökmek. Çatırdatmak. Çatırtı. Sinirsel çöküntü yaşamak. Çatlamak. Şaklatmak. Patlamak. Çatlatmak. Çatallaşmak (ses).

Split : Ayrılmış. Genellikle hisse senetlerinin değer kazanması durumunda, şirketin sermayesi aynı kalırken hisselerinin bölünerek sayıca daha çok ve daha düşük nominal değerli hisse senetlerine dönüştürülmesi. Titizlenmek. Ayrılmak. Ayrık. Split. Hisse. Ayrılık. Ayırmak. Defolup gitmek.

Breach : Gedik. İhlal. Çiğneme. Gedik açmak. Güvenliği kırmak. Bozma (anlaşmayı). Uymama. Dalgaların sahile vurup kırılması. Karşı gelmek. Yarmak.

Vent : Havaiık. Hava almaya çıkmak. Döşemin açık hava ile ilgisini sağlayan boru. Havalandırma yapmak. Göstermek. Havalık. Havalandırmak. Çıkarmak. Delik açmak. Açığa vurmak.

Rift : Açıklık. Aralık. Yarmak. Çatlatmak. Uçurum. Ayrılık. Ara bozukluğu. Ara açılması. Anlaşmazlık. Çatlak.

Chappie : Delikanlı (argo terim). Delikanlı. Çatlak. Genç adam. (ingiliz ingilizcesi) adam.

Volcano : Magma maddelerinin yer içinden yüzeye çıktığı ya da geçmişte çıkmış olduğu, az çok koni biçiminde, tepesinde bir püskürme ağzı bulunan dağ. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Yanardağ. Yeryüzünün derinliklerinden magmanın fışkırması yoluyla oluşan dağ. Volkan. Yeryuvarının, derinliklerinde bulunan ve "magma" adı verilen kızgın ve erimiş özdeklerin yeryüzüne ulaşabildiği yer.

Gap : Ayrılık. Tarımsal üretim sistemini iktisadi açıdan karlı ve verimli, sosyal açıdan yaşanabilir, insan ile hayvan sağlığına ve çevreye duyarlı kılarak gönenci artıran, dünyada bütünleşik ürün yönetimini önplana çıkaran sürdürülebilir kalkınmanın tarımsal ayağını oluşturan uygulamalar bütünü. iyi tarım uygulamaları avrupa iyi tarım uygulamaları adı altında başlayıp, küresel iyi tarım uygulamaları ile geliştirilen uluslararası ölçünleştirme girişimlerini kapsamaktadır. Geçit. Yol açmak. Yarmak. Açıklık. İki üşek arasında bir kıvılcım ya da yay atlamasının oluşabileceği uzaklık. bir mıknatıssal çevrimin iki parçasını ayıran hava aralığı. belirli iki değer arasındaki bölge. Kısık. Fark.

 

Slit : Yırtmaçlı. Yırtık. Kimi ışık deneylerinde gerekli dar uzun kesitli bir demet elde etmek için kullanılan ince aralık. Kesik. Optik seslendirme dizgesinde, aynalı galvanometreden gelen ışın demetinin film üzerine düşmeden önce geçtiği yarık. Irakgörürlerin içinde bulunduğu kubbenin gözlem için açılabilen parçası; bir alan üzerinde açılan şerit biçimindeki boşluk. Yırtılmak. Yırtmaç. Yarılmak.

Cleavage : Göğsün dekolteden görünen kısmı. Ayrılma. Yarılım ı. Cilt kıvrımları. Memelerin arasındaki boşluk. Çatlak. Kayaç dilinimi. Göğüs dekoltesi. Embriyoyu meydana getirmek üzere döllenmiş yumurtanın geçirdiği bir seri mitoz bölünme ile önce ikiye, sonra dörde, sonra 8, 16 vb. sayıda hücrelere devam eden bölünmeler sırasında morula, blastula, gastrula evrelerinin ve daha sonra da embriyonun oluşması. segmentli hayvanlarda, böceklerde, embriyonun gelişmesi sırasında vücudun parçalara ayrılması. metamerizasyon.

Scissure synonyms : fatigue crack, geological fault, crevice, chink, faulting, clefts, cranny, fracture, cleft, crannies, chasm, chappy, breaches, shift, fault, clifts, break, cloven, fissure, opening, clift, chinks, crevasse, chasms, chap.

Scissure ingilizce tanımı, definition of Scissure

Scissure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fissure. A cleft. A longitudinal opening in a body, made by cutting.