Crinose türkçesi Crinose nedir

Crinose ingilizcede ne demek, Crinose nerede nasıl kullanılır?

Crinoid : Deniz lalesi. Denizlalesi.

Crinoidal limestone : Crinoidli kireçtaşı. Foraminifer, mercan ve yumuşakça parçalarıyle birlikte, özellikle taşıl deniz lalelerinin saplarını kapsayan kireçtaşı. Denizlalesi taşı.

Crinoidea : Krinoidler. Deniz laleleri.

Crinoids : Deniz lalesi. Denizlalesi.

Crinoline : Krolin. Çemberli etek. Malakof. Kabarık etek.

Endocrinocytus basophilicus : Bazofil hücreler. Hipofiz ön lobunda bazik boyalarla boyanan ve beta ve delta olmak üzere iki tip hücreyi içeren hücreler. tireotrop hormon ve gonadotrop hormonları salgılarlar.

Endocrinocytus medullaris : Böbrek üstü bezinin medullasında endokrinositus lusidus adı verilen adrenalin hücreleriyle endokrinositus densus adı verilen noradrenalin hücrelerini içeren granüllü hücreler. kromafin hücreleri histokimyasal boyalarla ve fluoresanla elektron mikroskobunda ayırt edilirler. Kromafin hücresi.

Endocrinocytus alpha : Endokrin pankreasta adacığın daha çok çevresinde bulunan, kan şekerini yükselten glukagon salgılayan ve asidofil yapıda alkolde çözülmeyen granüller içeren hücre. A hücresi.

Endocrinocytus mammotropicus : Hipofizin ön lobundaki asidofil hücreler. bu hücrelere lüteomammotrop hormon salgılayan hücreler veya prolaktin salgılayan hücreler adı verilir. Mammotrop hücreler.

 

Crinolines : Kabarık etek. Krolin. Çemberli etek. Malakof.

İngilizce Crinose Türkçe anlamı, Crinose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crinose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hairier : Tehlikeli. Kıl. Zor. Saçlı. Kıl gibi. Tüylü. Riskli.

Shrink : Büzülme. Küçülmek. Kaçmak. Çekmek. Çekmesine neden olmak. Sinmek. Büzmek. Azalmak. Küçültmek.

Recoil : Seğirdim. Geri tepmek (silah). Ürkme. Geri çekilme. Geri çekilmek. Tepki. Geri tepme. Geri tepmek. Geri gelmek. İrkilme.

Brushy : Çalılık dolu. Kaba tüylü. Çalılarla kaplı. Çok tüylü. Kabarık. Kalın çalılar ve çalı benzeri ağaçlarla kaplı. Bir sürü kısa sert kılı olan. Fırça gibi. Çalılıklarla dolu.

Bristlier : İdare edilmesi güç. Sinirli. Terbiye. Öfkeli. Kıl gibi. Sert. Kılımsı.

Crinite : Saçlı.

Chaetal : Anızlı. Traşı gelmiş (zooloji). Kılımsı.

Move : Taşınmak. Taşıma. Hareket. Hareket ettirmek. Yer değiştirmek. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. Kıpırdanmak. Devinmek. Hareket etmek. İlerlemek.

Hairy : Tehlikeli. Kıl gibi. Müthiş. Kıl. Saçlı. Heyecanlandırıcı. Riskli. Korkutucu. Zor.

Bristly : Kılımsı. İdare edilmesi güç. Sinirli. Öfkeli. Sert. Terbiye. Kıl gibi.

Crinose synonyms : hairiest, hirsute, flinch, barbate, shrink back, haired, quail, squinch, bristliest, crinites, wince, floccose, retract, funk, bristled.

Crinose zıt anlamlı kelimeler, Crinose kelime anlamı

Stand still : Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak. Kımıldamamak. Kımıldamadan durmak. Kıpırdamamak. Hareketsiz durmak.

Straighten : Doğrulmak. Düzelmek. Doğrultmak. Çözmek. Yoluna girmek. Doğrusunu açıklamak. Yoluna koymak. Düzleştirmek. Düzeltmek. Kalkmak.

Crinose ingilizce tanımı, definition of Crinose

Crinose kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hairy.