Crisper türkçesi Crisper nedir
- Sebzelik.
- Sebzelik (buzdolabında).
- Sebzelerin taze olarak saklandığı buzdolabı bölümü.
Crisper ingilizcede ne demek, Crisper nerede nasıl kullanılır?
Crispers : Sebzelerin taze olarak saklandığı buzdolabı bölümü. Sebzelik (buzdolabında). Sebzelik.
Crisped : Gevrekleşmek. Kıvrılmak. Hışırdatmak. Dalgalandırmak. Gevrekleştirmek. Gevrek. Çıtır çıtır. Kırışmak. Buruşmak. Kıvırmak.
Crispen : Gevrek ve kıtır kıtır hale getirmek. Gevretmek. Gevremek. Gevrek gibi olmak. Gevrekleştirmek.
Crispened : Gevrekleştirmek. Gevrek ve kıtır kıtır hale getirmek. Gevrek gibi olmak. Gevretmek. Gevremek.
Crispening : Gevretmek. Bulanıklığı giderme. Gevrek ve kıtır kıtır hale getirmek. Gevremek. Gevrek gibi olmak. Seçikleştirme. Gevrekleştirmek.
Crispate : Buruşuk. Kıvrımlı. Kıvırcık. Bukleli. Dalgalı.
Crisp : Gevretmek. Kıvrılmak. Zindeleştiren. Gevrekleştirmek. Kıvırcık. Hışırdatmak. Gıcır gıcır. Kıvırmak. Taze. Dalgalandırmak.
Crisp tone : Körpe ton. Çamurlu ve dağınık olmayan, net ve güçlü gitar tonu.
Crispens : Gevrek gibi olmak. Gevretmek. Gevremek. Gevrek ve kıtır kıtır hale getirmek. Gevrekleştirmek.
Crisp toast : Kıtır tost.
İngilizce Crisper Türkçe anlamı, Crisper eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Crisper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Vegetable garden : Sebze bahçesi. Sebzelerin ekildiği ve yetiştirildiği toprak parçası. Bostan. Sebze bostanı.
Speaking : Canlı. Olarak konuşmak gerekirse. Berrak. Tekellüm. Etkileyici. Dokunaklı. Konuşma. Söyleme. Akıcı. Konuşan.
Kitchen garden : Sebze bahçesi. Bostan. Meyve ve sebze bahçesi.
Stage whisper : Suflörün fısıldaması. Oyuncunun fısıldayarak konuşması.
Verbalize : Sözlü ifade edilmek. Sözle anlatmak. Dile getirmek. Sözle ifade etmek. Sözcüklere dökmek. Sözcüklerle ifade etmek. Açıklamak. İfade etmek. Fiile çevirmek. Söze dökmek.
Vegetable patch : Bostan. Sebze bahçesi. Sebze parçası.
Mouth : Kavşak. Zırlamak. Geme alıştırmak. Giriş yeri. Dudaklarını kıpırdatmak. Akarsuyun göle döküldüğü yer. Kesici aletlerin keskin yanı. Söylemek. Dudak bükmek. Sürekli aynı şeyleri söylemek.
Utter : İfade etmek. Kesin. Mutlak. Bütün. Basmak. Su katılmadık. Söylemek. Basmak (çığlık). Dile getirmek. Sapına kadar.
Speak : Söz söylemek. Bahsetmek. Konuşmak. Söylemek (gerçeği veya sözü). Tekellüm etmek. Bilmek. Göstermek (özellik). Çalmak. Belirtmek. Düşünceleri iletmek.
Crisper synonyms : speech production, crispers, whispering, susurration, talk, voicelessness, verbalise.
Crisper zıt anlamlı kelimeler, Crisper kelime anlamı
Shout : Ses. Bağırmak. Banlamak. Seslenmek. Bağırma. Haykırmak. Haykırış. Kışkırmak. Çağırmak. Bağırış.
Indistinct : Belirsiz. Muğlak. Müphem. Bulanık. Hayal meyal. İyice görülmeyen. Belirli belirsiz. Belli belirsiz. Ayırt edilemez. Silik.
Crisper ingilizce tanımı, definition of Crisper
Crisper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An instrument for making little curls in the nap of cloth, as in chinchilla. One who, or that which, crisps or curls.

Bu kısımda Crisper kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Crisper ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Crisper anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Crisper ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.